Radikal-çevrimiçi / Yaşam / Bebeğin sağlık günlüğü...(2)
Radikal-çevrimiçi
<  İ N T E R N E T  B A S K I S I  >  10 Şubat 2003 
 Kodunuz: Şifreniz: (Üye olmak istiyorum) 

 Bugünkü Radikal
 Ana Sayfa
 Sıcak Haber
 Yazarlar
 Yaşam
 Türkiye
 Politika
 Yorum
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Kültür/Sanat
 Haber Listesi
 Sanal Alem
 Radikal2
 Cumartesi
 Kitap

En aktif üyeler

Günün Sözü
Suçsuz insanların çoğunu, kendi suçlarından haberi olmayanlar cezalandırır.
Cemil Sena
Tarihte Bugün
Takvimler 10 şubat tarihini gösterdiği zaman...

1978 yılında,
Memuriyeti gasp suçundan yargılanan TRT eski genel müdürü Şaban Karataş 3 ay hapse mahkum oldu.

Haberi YazdırYazdır Haberi YollaYolla | Arşive Ekle Yaşam 

Bebeğin sağlık günlüğü...(2)

Bebeğin sağlık günlüğü...(2)
Yeni doğan bebek, günde ortalama 30-50 gram alır. Anne sütü içen bebeğin suya ihtiyacı olmaz. Bebek, üşüdüğü, teri üstünde kuruduğu veya taşa bastığı için hastalanmaz

10/02/2003 (18264 kişi okudu)

Ferhan Kaya POROY (Arşivi)

Günde 50 gram alarak büyüyor
Anne sütü ve emzirme konusundaki soruları yanıtlamayı sürdüren Dr. Kadir Tuğcu, çocuk hastalıkları, beslenme ve bakım arasındaki ilişkiyi anlattı.
Hangi anneler emziremez?
Sütüne zararlı maddelerin geçme riski olanlar emziremez. İlk aşamada sigarayı sayabiliriz. Sigaranın şimdiye dek ispatlanmış tek kusuru anne sütündeki yağ oranlarını bozması. Onun dışında büyük bir zararına rastlanmamış ama sigara içmek hem anne hem de çocuk sağlığı açısından pek hoş bir şey değil.
İkinci önemli etken uyuşturucu maddelerdir. Uyuşturucu kullanan annelerin çocuklarını emzirmesi sakıncalıdır. Üçüncüsü de AIDS.
HIV, süt aracılığıyla anneden çocuğa geçebilir. Bu durumdan sakınmak için anne çocuğunu emzirmezse, bu kez de çocuk anne sütü almadığı için bağışıklık sistemi daha da zayıf olacaktır ve AIDS virüsünü aldığında vücudun bununla savaşma ihtimali daha da düşecektir ve çocuk başka hastalıklara da yakalanacaktır. Yani çocuk AIDS'ten kurtulsun derken basit bir enfeksiyondan hayatını kaybedebilir.
Ayrıca kızamıkçık, Hepatit B ve herpes virüsleri de sütle anneden bebeğe geçebilirr. Bu nedele bu hastalıkları taşıyanların emzirmemesi gerekir. Yalnız Hepatit B hastalığı zaten anne çocuğunu doğururken çocuğa geçtiği için, süt vermesinin de bir önemi kalmaz, yani mikrop nasıl olsa çocuğa geçmiştir.

Kokulara hassasiyet
Emziren kadının yememesi gereken şeyler var mı?
Böyle bir diyete gerek yoktur. Yalnız bazı hassas çocuklar, eğer annesi tenini kokutacak şekilde pastırma, çiğ soğan, çemen, sarmısak türü şeyler yerse, bu durumdan rahatsız olurlar. Böyle durumlarda çocuk memeyi reddedebilir.
Bebek hangi aralıklarla ne kadar kilo almalıdır?
Bebeklerin kilolarını tablolarla sınırlandırmak yanlış olur. Çünkü her bebeğin kilosu, doğum kilosu ve beslenmesi ölçüsünde farklılıklar gösterir. Bu nedenle kilo aldığını anlamak için şu yöntem uygulanır. Yeni doğan bebekler doğduktan sonra günde 30 veya 50 gram alırlar.
Meme mi, mama mı?
Emzirmek gayet doğal bir hadisedir. Meme yerine niye mama verilir bu hiç de mantıklı bir hadise değildir. Zaten insanoğlu uzun çağlar boyunca annesi olmayan bir bebeğe başka bir yemek vermeyi aklına getirmemiştir. Hep ona bir sütanne bulunması yoluna gidilmiştir.
Bebeğin ne gibi vitaminlere ihtiyacı vardır?
B, C, A, D, E vitaminlerine ihtiyacı vardır. Bunlar da piyasada çocuklar için multivitamin olarak satılan ilaçlarda karışım olarak bulunur.
Ben çocukların bir yaşına kadar vitamin almasında fayda görüyorum. Anne sütü alsa da mamayla beslense de vitamine ihtiyacı vardır.
Türk kadınları çok fazla güneşe çıkmadıkları için çocuklarını da genellikle
D vitamini eksikliği ile dünyaya getirir. Çünkü D vitamini büyük ölçüde güneşle ortaya çıkar.
Anne sütü alan bir bebeğin suya da ihtiyacı var mıdır?
Eğer özel şartlar oluşmasza anne sütü emen bir çocuğun, Afrika sıcağında dahi su içmesine ihtiyaç yoktur. Ama siz çocuğu aman üşüyecek diye çok giydirirseniz veya çocukta ishal durumu varsa suya ihtiyaç olabilir. Normal şartlarda anne sütüyle beslenen bir bebeğe su verildiğinde boşu boşuna onun süt emme kapasitesi düşmüş olur. Bebek süt yerine suyla karnını doldurur.

'Nazar'ın nedeni mikrop
Bebek üşüyünce, teri üzerinde kuruyunca hasta olur mu?
Bebek, üşümekle, nazar değmesiyle, diş çıkarmakla, terlemekle terleyip terinin üzerinde kurumasıyla veya çıplak ayakla yere basmasıyla hasta olmaz. Hastalıklar sadece ve sadece mikropla olur. Çocuk mikrobu alırsa hastalanacaktır.
Ama bu lafların çıkış yerleri şöyledir. Bunlar çok eski zamanlarda mikropların bilinmediği zamanlarda gözlemle ortaya konmuş laflardır. Mesela eski insanlar dikkat etmişlerdir ne zaman düğün dernek bir yere gitseler üç gün sonra hep güzel çocuklar hastalanıyor, çirkinler hastalanmıyor. Buradaki mekanizma güzel çocuğun çok ellenip çok öpülmesidir. Öpülmeyen, ellenmeyen, fazla teması olmayan çocuklar mikrobu almazlar ve hasta da olmazlar.
Çok öpülen çocuk mikrobu alır ve mikrobu aldıktan sonra en az üç gün içinde mikrop etkisini göstermeye başlar. Dikkat edin çocuğunuz gripli biriyle temas ettikten üç gün sonra hastalanacaktır.

Eller klima gibi...
Çocuklar nasıl giyinmeli?
Çocuk da bir erişkin gibidir. Çocuğu ne sıkacaksın ne üşüteceksiniz. Çocuğu rahat ettirecek giysiler giydireceksiniz. Yani ne terleyecek ne de üşüyecek. Ekstradan giydirmenin hiçbir faydası yoktur.
Çocuğun üşüdüğü nasıl anlaşılır, elleri soğuyunca mı?
Çocuğun ellerinin veya ayaklarının değil vücudunun yani kapalı yerlerinin soğuk olması önemlidir. Eğer çocuğun giyimli yerleri sıcak fakat elleri soğuksa çocuğu çok giydirdiğiniz anlamına gelir. Çünkü vücut burada açık yerleri bir klima olarak kullanarak soğutma yapar.



Diş çıkarırken ateş yükselir mi?
Dr. Kadir Tuğcu, diş çıkarırken çocukların ateşinin yükseldiği yolundaki yaygın kanının doğru olmadığını söyledi: "Ateş ancak mikropla olur. Diş çıkarmak, tırnağın veya saçın uzaması gibi tabii bir hadisedir. Çocuğa bir rahatsızlık vermez. Peki bu yanlış inanış nereden çıkmıştır? İnsanlar çocuğun diş çıkarmasını, 20 yaş dişleriyle özdeşleştirir. Genelde anne-babalar çocuklarının doğmasından birkaç sene önce veya sonra 20 yaş dişinin sancısını yaşarlar ve çocuklarının da diş çıkarırken aynı sancıyı hissettiğini düşünürler. Oysa 20 yaş dişleri diğer dişlerden farklı olduğu için sancılı çıkar. Bunlar evrimle birlikte yok olmaya yüz tutmuş dişlerdir. İleri nesillerde 32 diş olmayacak. Çünkü insanların 20 yaş dişleri çıkmayacak. Yok olmaya yüz tutan 20 yaş dişleri bazen çıkmaz, bazen de deforme olarak çıkar.
Bebeklerde diş çıkarma süreci son derece uzun bir süreçtir. Ortalama altı aydan başlar ve iki yaşa kadar devam eder. Bu süreç içinde çocuk dışarıdan aldığı çeşitli mikroplarla hastalanır, ateşlenir ve bu da diş çıkarmaya bağlanır. Ancak diş çıkarmakla ateş yükselmesi arasında şöyle bir bağlantı var: Çocuk bir yerden virüs alınca ateşi çıkar. Ateş de bebeğin metabolizmasını hızlandırır. Metabolizma hızlanınca da dişlerin çıkma süresi kısalır. Bu yüzden bir hafta sonra çıkacak olan diş üç gün sonra çıkabilir. Ancak diş, ateş yapmaz.



Bebeğin uyku düzeni
Yeni doğan bebek, günün yaklaşık 20 saatini uyuyarak geçirir. Çocuk gündüz ya da gece uyanık kalmaya, zamanla ailesi tarafından alıştırılır.
Bebeğin iyi uyuyup uyumadığı sorusu, özellikle ilk çocuklarını büyüten ve geceleri sık sık ağlamalarla bölünen anne-babaların sorunu. Dr. Kadir Tuğcu konuyla ilgili soruları şöyle yanıtladı:
Bebek kaç saat uyumalı?
Çocuk ne zaman isterse uyur, ne zaman isterse uyanır. Ama evin sistemini bozmamak da önemlidir. Çocuk yeni doğduğunda zaten çok uzun süre
uyuyacaktır. Uyuma süreleri 20 saate yaklaşır. Uyanık kalabildiği saatlerse üç-dört saatle sınırlıdır ve bunu ne zaman isterse kullanır. Ama yaş ilerledikçe yani ileri aylara gelindikçe, gündüz uykusunun azalıp, gece uykusunun artması gerekir. İşte aileler burada çok dikkatli olmalı. Aile gündüz işlerini rahatça yapmak için çocukları gündüz uyutursa tabiiki çocuk da geceleri uyanık kalacaktır ve oyun isteyecektir.
Bebekler nasıl yatmalı? Yüz üstü mü, sırtüstü mü yoksa yan mı? Tehlikeli sayılan bir yatma pozisyonu var mı?
Ciddi araştırmalarda çocuk şöyle yatsın böyle yatsın diye bir şema gösterilmez. Yalnız dikkat çeken bazı hususlar vardır. Ani bebek ölümleri genellikle kışın olmaktadır ve bebek ölümleri hep pimpirikli annelerin çocuklarında görülmektedir. Ve bir de çocuğun beşiğinde veya yatağında koyun postu türü malzemeler kullanılan yerlerde görülür. Çocuk postun
üzerinde yüzükoyun yattığı zaman nefes alacak yer kalmaz ve boğulma durumu oluşabilir.
Yoksa tabiatta hiçbir canlı varlık sırtüstü uyumaz. Siz hiç sırtüstü yatan bir deve, kedi, köpek veya tavşan gördünüz mü hepsi yüzüstü yatıp uyur. Sırtüstü yatması bir hayvanın ya öldüğünün ya da ağır hasta olduğunun işaretidir.
Yüzüstü yattığı zaman bebek hem kollarını bacaklarını kullanacaktır, hem de kendi kendine rahatça gazını çıkaracaktır. Ayrıca göğüs kafesi düzgün olacaktır ve kafası geriye doğru yatmadığı için yassı olmayacaktır. Yüzüstü yatarken soluk alamamaya bağlı 'ani çocuk ölümü' olabileceği iddiası bir vakayla ortaya çıktı. Vaka incelendiğinde bunun doğal durum değil de cinayet olduğu belirlendi.
Ancak araştırma ilk tespite göre hazırlanıp yayımlandığı için halk arasında yatma şekliyle ani bebek ölümü arasında bağ olduğu inanışı gelişti. Bu yanlış inanışın giderilmesi uzun zaman alacaktır.
* * * *
YARIN: Steril değil, temiz bak


Şu ana kadar değerlendirmeye katılan 49 üyemizin puan ortalamasını yanda görebilirsiniz. Puan verme işleminden yalnızca üyelerimiz faydalanabilir.
puan
8
Yaşam sayfasındaki diğer haberler

 Sıcak Haber

  • 15:51:00 - Bayram soğuk geçecek
  • ÖZLÜ SÖZ #131
    "Yaptığım her şeyi tam ve iyi yapmaya çalışırım."
    Seks yaparken çok ses çıkardığı için komşularının tepkisine maruz kalan Spin City oyuncusu Jennifer Esposito, gürültü yaptığını kabul ediyor ama bakın hangi nedenle...

    Haber Arama
    Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.

    Künye | Reklam Tarifesi | İletişim Sayfası | Eski Sayılar | Sıkça Sorulan Sorular | Kampanya Sözleşmesi | XML özetleri

    © Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.