Radikal-çevrimiçi / Türkiye / Eğitimde eşitlik
Radikal-çevrimiçi
<  İ N T E R N E T  B A S K I S I  >  3 Temmuz 2001 
 Kodunuz: Şifreniz: (Üye olmak istiyorum) 

 Bugünkü Radikal
 Ana Sayfa
 Sıcak Haber
 Yazarlar
 Yaşam
 Türkiye
 Politika
 Yorum
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Kültür/Sanat
 Haber Listesi
 Sanal Alem
 Radikal2
 Cumartesi
 Kitap

En aktif üyeler

Günün Sözü
Pek az kişiye, mutluluğa erişmek için bir fırsat düşmemiştir, ama pek az kişi de bu fırsattan yararlanmayı bilmiştir.
Andre Maurois
Tarihte Bugün
Takvimler 03 temmuz tarihini gösterdiği zaman...

1939 yılında,
Liman işletmeleri Denizyolları’na bağlandı.
2000 yılında,
Sinema Sanatçısı Kemal Sunal, film çekimi için Trabzon'a gitmek üzere bindiği uçakta kalp krizi geçirerek, yaşamını yitirdi.

Haberi YazdırYazdır Haberi YollaYolla | Arşive Ekle Türkiye 

Nuray Mert Eğitimde eşitlik

Nuray Mert

03/07/2001 (2134 kişi okudu)

Bir gazetenin 16. sayfasında, dev bir banka reklamının kıyısında küçük ve 'önemsiz' bir haber başlığı: 'Burcu, Robert'i kazandı ama...' Beykoz Kanlıca Sedat Simavi İlköğretim Okulu'nu birincilikle bitiren Burcu Çakır adlı öğrenci kolej sınavında 97 netle yüksek bir puan alarak Robert Koleji kazanmış, ama babası 6.5 milyarlık okul parasını ödeyemediği için ve burs da bulamadığı için kayıt yaptıramıyormuş.
Diyeceksiniz ki, 'Bu kadar başarılı bir çocuğun, maddi imkansızlıklar nedeniyle, hak ettiği gibi iyi bir eğitim alamayacak olması çok yazık, ama bu hep böyle değil miydi ve böyle olması da kaçınılmaz değil mi?' Biraz öyle, tüm toplumlar her türden eşitsizlikler üzerine kurulu ve her türden eşitsizliği yeniden üretmekteler. Burası doğru, ama bundan sonrası önemli! Bu gerçeği bize hatırlatan her olay ve haber karşısında, metal bir soğukkanlılıkla, 'Hayatın kuralı bu!' deyip yolumuza devam mı edeceğiz, yoksa 'Ne yapsak da bunu değiştirsek diye içimiz mi parçalanacak, vicdanımız mı sızlayacak? Daha doğrusu, hayatı olduğu gibi kabul etme iddiasında ve gerçekçilik üzerine kurulu bir gamsızlık sığınağına mı yoksa, hayatı değiştirme iddiasında ve belirsizlikler üzerine kurulu bir tehlikeli yola mı meyilliyiz? Kendimize sormamız gereken soru bu.
Bu, doğru cevabı bulabileceğimiz türden bir soru değil, sadece toplumsal hayata ilişkin tutumumuzu belirleyecek en temel sorulardan biri. Yani siyasi bir soru ve çok temel bir siyasi soru. Zamanaşımına uğradığı iddia edilen siyasi sorulardan değil, zaten, bu tür soruların zamanaşımına uğraması mümkün değil.
Evet, iyi eğitim her zaman ayrıcalıklı sınıfların tekelinde, ama ben istiyorum ki giderek daha az, mümkün mertebe daha az bir ayrıcalık olsun. Hem, benim istediğim, sadece, hiç olmazsa, iyi okullara girebilecek eğitimi almış, zekası buna fazla fazla yetenler için değil, isteyen herkes için iyi eğitim imkanı. Yani parasız, kaliteli ve yaygın eğitim imkanları olsun. Bu ne kadar mümkün, o da tartışılır, ama bu öncelikle bir hedef, bu bir tercih meselesi. Benim istediğim hedefi, tercihi, bu olmayanlar lafı dolaştırmasın, kaytarmasın, bin bir dereden su getirmesin, tercihi bu olmayanlar bin bir dereden getirilen sudan içip, sersemleyip, tırsmadan tercihlerini ifade etsinler. Bu konuda ciddi bir siyasi tartışma platformu olsun.
Biz bırakın kolejde okumayı, ilköğretim sorununu hala çözememiş bir toplumuz, Türkiye'nin birçok yerinde atla, eşekle, salla okula gitmeye çalışan, şehirlerde fabrika haline gelmiş okullarda 80 kişilik sınıflarda bir şeyler öğrenmeye çalışan çocuklar var. Diğer tarafta, standartları gittikçe yükselen, parayı verenin düdüğü çaldığı eğitim kurumları var. Bu kast sisteminin modern, gelişmiş ve dolayısıyla geçmişte olduğundan daha sinsi yollarla yeniden inşa edilmesinden başka bir şey değil.
Bu, sadece, bir toplumun refah düzeyi ile ilgili bir şey de değil, gelişmiş, bizden çok zengin Batı toplumlarında da eğitimde eşitsizlik, hala ciddi bir sorun, hatta giderek artan bir sorun. Zira, oralarda atla eşekle okula giden yok ama, orada da eğitimde eşitsizlik üzerinden kast sistemleri yeniden inşa ediliyor. Çünkü, bu öncelikle siyasi bir sorun, bir tercih meselesi, söz konusu olan; eşitliklerden yana veya onlara karşı tercihler. Hal böyleyken, atla, eşekle okula gidilmeyen, eğitime ayrılan bütçe payı bizimkinden çok fazla olan, oralarda bile eşitsizlikler bizde olduğu kadar fütursuzca savunulamıyor, eğitimde eşitlik sorunu ağıza alınmayan bir tabu değil.
Geçen sene, Nick Davies, İngiltere'de eğitim alanındaki eşitsizlikleri konu alan yazı dizisi ile ödül aldı. ('Schools in Crises', The Guardian, 10 Temmuz 2000) Yükseköğretimde öğrencinin giderek daha fazla 'bir müşteri' halini almasının iyi bir şey olduğunu iddia
edenler de var ( 'The rise and rise of the student as a customer', Lucy Hodges, The Independent, 11 Mayıs 2000), ama bunu eğitimin tanımına aykırı, toplumsal hayatın kalitesine indirilmiş bir darbe olarak görenler de var. En önemlisi, eğitimin, eğitimde eşitliğin son derece ciddiye alınan ve tartışılan bir konu olması.
Zaten, bilgisayar önünde bir öğrenci fotoğrafını iletişim çağının tartışılmaz simgesi sayan, eğitimin nasıl, hangi ilkelere dayalı olarak örgütleneceğinin modası geçmiş bir konu olduğunu düşünen, sadece bizim gibi, bilgisayar, vs. karşısında büyülenmiş bir şekilde gözleri faltaşı gibi açılmak dışında, zihni bir tepki gösteremeyen taşralı toplumlar. Sanayi sonrası vahşi kapitalizme yakalandığında, tıpkı zamanında sanayi kapitalizmi ile ilk karşılaştığında olduğu gibi nutku tutulmuş toplumlar. Nutku tutulduğu için politika üretemeyen dolayısıyla politik tercihlerin
söz konusu olmadığı, vahşi kapitalizm savunucularının kulaktan dolma tezlerinin her yeri kapladığı, başka sesin çıkamadığı, zavallı toplumlar.



Şu ana kadar değerlendirmeye katılan 91 üyemizin puan ortalamasını yanda görebilirsiniz. Puan verme işleminden yalnızca üyelerimiz faydalanabilir.
puan
8
Türkiye sayfasındaki diğer haberler

 Sıcak Haber

  • 17:53:00 - Michel, Ecevit ve Yılmaz'la görüştü
  • 16:41:00 - 'Yatağan'ın faaliyetleri durdurulsun'
  • 16:04:00 - Eskişehir'de şiddetli yağış
  • 15:45:00 - Yunanlı dağcılar Erciyes'te
  • 15:42:00 - Kamer Genç tazminat ödeyecek
  • 15:39:00 - Türk uyardı
  • 13:26:00 - 14 öğretmene beraat
  • 13:11:00 - KMS haftasonu yapılacak
  • 11:14:00 - Önal görevine başladı
  • ÖZLÜ SÖZ #532
    "Kocam cumaya gidiyor ama zina da yapıyor. Arkadaşı kandırdı. Kendisine neden böyle yapıyorsun, dediğimde, 'Evli erkek için günah değilmiş' diyor. Doğru mu?"
    Müftülüğün 'Alo Fetva' adıyla bilinen hattına gelen telefonlardan biri...

    Haber Arama
    Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.
    Günün Haberi
    Alıcı yok, satıcı şaşkın
    Sezonun ilginç tartışmalarından biri, dövz kurunda yaşandı. Örneğin, Fenerbahçe Rüştü'yle görüşürken, '1 dolar, 750 bin lira' teklifini getirdi.

    Künye | Reklam Tarifesi | İletişim Sayfası | Eski Sayılar | Sıkça Sorulan Sorular | Kampanya Sözleşmesi | XML özetleri

    © Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.