Radikal-çevrimiçi / Kültür/Sanat / Beğenilmek güzel bir şey
Radikal-çevrimiçi
<  İ N T E R N E T  B A S K I S I  >  25 Mart 2003 
 Kodunuz: Şifreniz: (Üye olmak istiyorum) 

 Bugünkü Radikal
 Ana Sayfa
 Sıcak Haber
 Yazarlar
 Yaşam
 Türkiye
 Politika
 Yorum
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Kültür/Sanat
 Haber Listesi
 Sanal Alem
 Radikal2
 Cumartesi
 Kitap

En aktif üyeler

Günün Sözü
Bir insanı herhangi bir davranışa zorlayan iki neden vardır: Akla yakın neden, gerçet neden.
J.B. Morgan
Tarihte Bugün
Takvimler 25 mart tarihini gösterdiği zaman...

1971 yılında,
Büyük İstanbul gazetelerinin fiyatlarına 10 kuruş zam yapıldı. Gazete fiyatları 50'den 60 kuruşa çıktı.
1996 yılında,
İşyerlerinde kadınlarda 20, erkeklerde 25 yılını dolduran çalışanların zorunlu olarak emekli edilmesini ortadan kaldıran Başbakanlık genelgesi yayınlandı.

Haberi YazdırYazdır Haberi YollaYolla | Arşive Ekle Kültür/Sanat 

Beğenilmek güzel bir şey

Beğenilmek güzel bir şey
Filmde bir alkoliği oynayan Günsur, "Zor bir roldü. Korktuğum, sınırlarımı zorlamayı sevdiğim için kabul ettim" diyor. FOTOĞRAF: MUHSİN AKGÜN
Mustafa Altıoklar'ın yönettiği 'O Şimdi Asker'de Özcan Deniz, Ali Poyrazoğlu, Yavuz Bingöl gibi 'ağır ağabey'leriyle oynayan Mehmet Günsur, 'Sana' reklamlarındaki gibi sağlıklı yetişen çocuklardan biri!

25/03/2003 (10088 kişi okudu)

ŞEBNEM İYİNAM (Arşivi)

İSTANBUL - Mustafa Altıoklar'ın 'O Şimdi Asker'i geçen hafta gösterime girdi. Filmde birçok ünlü isim rol alıyor. Ama aralarında en çok dikkat çeken genç oyuncu Mehmet Günsur. Daha önce Ferzan Özpetek'in 'Hamam'ında izlediğimiz Günsur, bu kez depremde her şeyini ve tüm yakınlarını kaybetmiş dramatik bir karakter olarak karşımızda.
Sizi 'Hamam' filminden hatırlıyoruz. İtalya'da yaşıyor, oyunculuk yapıyorsunuz. Neden İtalya?
Ben İtalyan Lisesi mezunuyum. Çocukluğumda, kışın ailemle birlikte kaymaya İtalya'ya giderdik ve ben o dönemde Robert Kolej'dense İtalyan Lisesi'ni kazanmayı her zaman daha çok istemiştim. İtalyan Lisesi fen okutur ama sanat tarafı çok kuvvetlidir. Hayatımın belli bir döneminde bu ülkede yaşamayı çok istemiştim.
Mutlu bir çocukluk muydu?
Çok. Ailem büyük şansım. Çünkü, ne annem ne de babam sanatla direkt ilgili bir iş yapıyor ama çok iyi birer izleyicidirler. Belli etmeden hem bana hem de ablama çok şey katmışlar. Ablam Zeynep Günsur, modern bale koreografı ve Yıldız Üniversitesi'nde öğretim üyesi. Benim serüvenimse yedi yaşında reklam filmleriyle başladı. Sana'nın reklam filminde oynamıştım.
Ergenlik dönemi?
Gene aynı reklam sayesinde Okan Uysaler 'Geçmiş Zaman Mimozaları' adlı film için çağırdı. Artık 11 yaşındaydım. Aslında beni keşfeden rahmetli Uysaler'dir. O dizide tel çerçeveli gözlüğümle Filiz Akın ve Rutkay
Aziz'in oğlunu oynadım 14, 15, 16 yaşlarımda oyunculuk yapmadım, sosyalleştim, sivilceler, kızlar filan. Üniversiteye girdim, İletişim Fakültesi... Dokuz yıl oldu, hâlâ iki dersim var. Artık yurtdışında çalıştığım için bedelli askerlik yapabilirim. Yani bu sene o iki dersi verebilirim.
Küçük İskender futbolcu Emre' ye yazdığı gibi sizin için de bir şiir yazmış. Fiziksel anlamda hem genç kızları, hem de 'gay'leri ajite eden bir tarafınız var. Bu etkileşimi nasıl karşılıyorsunuz?
Ben hiç homofobik değilimdir. Aksine bütün insanları ve hayatı çok seviyorum. Açıkçası hayata karşı belli tabularımı hep yıkmaya çalışmışımdır. Küçük İskender'le de tanıştım ve ona sorduğum ilk soru benim için sahiden şiir yazıp yazmadığı oldu. Doğru olduğunu anlayınca hoşuma gitti. Önyargılar her insan için geçerli ama ne kadar az olursa, o kadar iyi. Ayrıca beğenilmek güzel bir şey. Böyle bir fiziğe sahip olduğum için şanslı olduğumu düşünüyorum.
İlk kez tamamıyla Türk bir yapımda yer alıyorsunuz. Bir oyuncu olarak filmde iyi yönetildiğinizi düşünüyor musunuz?
Biraz şey düşünüyorum, her şey çok daha planlı ve programlı olabilirdi. Türkiye'de unuttuğum şeylerden bir tanesi de plansızlık ve programsızlıktı. Bu, her şeyde olduğu gibi sinemaya da yansıyor tabii, ama bu Mustafa Altıoklar'ın hatası değil. Türkiye'de film yönetmenin fazlasıyla handikapları olduğunu düşünüyorum. Çünkü o plan ve programsızlık Mustafa'yı başka şeyler de düşünmek zorunda bırakıyordu. Dolayısıyla istediği dikkati, belli yerlerde istediği kadar veremiyordu, mesela bu iş için de üzülüyordu. Böyle gözlemledim onu.
Diğer ağır top Ali Poyrazoğlu nasıl karşılıyordu bu durumu?
O, o kadar profesyonel ki, bazen sette kızdığı anlar oluyordu, o zaman herkes susuyordu. Ama bunları Mustafa'ya yaşatmadı, belki çekim bittikten sonra söylemiş olabilir ama asla Mustafa'nın o anda kafasını meşgul edecek şekilde davranmıyordu.
Pelin Batu? Ondaki melankolik hal çekimlerde de var mıydı?
Pelin'de melankolik bir görsellik var ama nedeni apayrı olabiliyor.
Özlem Tekin?
O ve Atena Gökhan müthiş fırlamaydı. Her zaman kahkaha, tufan...
Peki Özcan Deniz, Yavuz Bingöl gibi racon sahibi ağabeyleriniz?
Özcan Deniz ve Yavuz Bingöl'lü sahnelerim o kadar güzel oldular ki. Birbirimize çok iyi oyun verdik. O racon dediğiniz şey belki ilk anlar, ilk günlerde olabilir ama sonra hiç yoktu.
Siz Nihat rolünü sevdiniz mi?
Rolüme âşık oldum. Filmin en trajik kahramanı. Alkolik, klostrofobik, antisosyal, depresyonda bir adam ve askerde... Kızını depremde kaybetmiş ve şoka girmiş, adeta kendini öldürmek için içen bir adam, kendisini askerde buluyor. Korktuğum için kabul ettim, kendimi zorlamayı seviyorum.
Neden İtalya'dasınız hâlâ?
İtalya yetiştiriyor beni. Aradağım kalite ve yetişme imkânı orada. Ama bir gün kendi filmimi çekeceğim zaman onun yeri Türkiye olacak.

Şu ana kadar değerlendirmeye katılan 15 üyemizin puan ortalamasını yanda görebilirsiniz. Puan verme işleminden yalnızca üyelerimiz faydalanabilir.
puan
9
Kültür/Sanat sayfasındaki diğer haberler
ÖZLÜ SÖZ #527
"Zeynep, seviyeli bir hanım. Harun da öyle..."
Hakan Ural...

Haber Arama
Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.

Künye | Reklam Tarifesi | İletişim Sayfası | Eski Sayılar | Sıkça Sorulan Sorular | Kampanya Sözleşmesi | XML özetleri

© Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.