Radikal-çevrimiçi / Türkiye / 'İsyan davası' üç saat gecikti
Radikal-çevrimiçi
<  İ N T E R N E T  B A S K I S I  >  5 Temmuz 2001 
 Kodunuz: Şifreniz: (Üye olmak istiyorum) 

 Bugünkü Radikal
 Ana Sayfa
 Sıcak Haber
 Yazarlar
 Yaşam
 Türkiye
 Politika
 Yorum
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Kültür/Sanat
 Haber Listesi
 Sanal Alem
 Radikal2
 Cumartesi
 Kitap

En aktif üyeler

Günün Sözü
Kendi dertlerini unutmak isteyenler, başkalarının dertlerine yardımcı olmaya çalışmalıdır.
Cemil Sena
Tarihte Bugün
Takvimler 05 temmuz tarihini gösterdiği zaman...

1920 yılında,
İstanbul'da yayınlanan İkdam ve Vakit gazeteleri kapatıldı.
1939 yılında,
Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü kuruldu.
1995 yılında,
Yazar Aziz Nesin, imza günü için gittiği Çeşme'de geçirdiği kalp krizi sonucu 80 yaşındayken vefat etti.

Haberi YazdırYazdır Haberi YollaYolla | Arşive Ekle Türkiye 

'İsyan davası' üç saat gecikti

'İsyan davası' üç saat gecikti
155 kişi hakkında açılan davaya katılan 18 kadın tutuklu duruşma öncesinde slogan attı.
'Hayata Dönüş' davasında komedi: İzne çıkan hâkimin yerine atanan hâkim hasta olduğu için gelmedi. Nihayet bir hâkim bulununca saat 10.00'daki duruşmaya 13.00'te başlandı

05/07/2001 (727 kişi okudu)

RADİKAL - İSTANBUL - 'Hayata Dönüş' operasyonları sonrasında Bayrampaşa Cezaevi'nde meydana gelen olaylarla ilgili tutuklu ve hükümlüler hakkında 'isyan çıkarmak' suçlamasıyla açılan davanın dünkü ilk duruşmasına girecek hâkim bulunamayınca duruşma üç saat gecikmeyle başladı.
Davanın görüldüğü Eyüp 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin hâkimi Fikret Ulaş'ın üç gün önce izne ayrılması üzerine yerine atanan
Fatma Can Tekin de hastalandığını öne sürerek duruşmaya girmedi. Duruşma hakimi ancak 3 saat sonra bulunabildi. 10.00'da başlaması gereken dava hâkim Erdal Gözüaçık başkanlığında saat 13.00'te başladı. Sanık avukatları ise Gözüaçık'ın hukuk hâkimi olduğunu belirterek, "Bu davaya Ceza Usul Kanunu konusunda uzman bir hâkimin atanması gerekirdi" dedi.

Salon küçük olunca!
3. Asliye Ceza Mahkemesi salonunun kaçak yapı olması nedeniyle 1. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda görülen duruşmaya ise bu salonun da küçüklüğü gerekçe gösterilerek, görüntü alınmaması koşuluyla sadece dört gazeteci alındı. Yine salonun küçük olduğu gerekçesiyle tutuksuz bir erkek ile tutuklu 18 kadının katıldığı duruşmada sanıklar üç grup halinde mahkeme salonuna alındı. 155 kişi hakkında açılan davanın diğer sanıkları ise süren ölüm oruçları nedeniyle sağlık durumlarının elverişsiz olması yüzünden mahkemeye gelmedi.
Savunma yapmayan sanıklar ifadelerinde davanın mağduru ve 'katliam'ın tanıkları olduklarını öne sürerek, "19 Aralık günü Bayrampaşa Cezaevi C koğuşu 21. yüzyılın Nazi kampları gibiydi. Arkadaşlarımız diri diri yakıldı" dedi.
Eyüp 3. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki davaya tutuklu kadın sanıklar 18 kadın tutuklu sanık ile bir tutuksuz erkek sanık katıldı.

'Yapacak işlerimiz var'
Sanıkların tümü kendilerine iddianame tebliğ edilmediğini belirterek savunma yapmayacaklarını söyledikten sonra olayların gelişimini anlattı. Operasyonda kolu kırılan Songül İnce 13 kadın adına ortak yazılı savunmayı okumak isteyince mahkeme bakanı Gözüaçık, "Yapacak başka işlerimiz de var. Savunmayı okuma" dedi. Bunun üzerine İnce,
"Hitler'in gaz odalarında nasıl yakıldığımızı
anlatmak istiyorum" diye karşılık verdi.
İnce ifadesinde 19 Aralık günü sabaha karşı uykuda oldukları sırada bomba ve kurşun sesleriyle uyandıklarını belirterek, "O gün Bayrampaşa Cezaevi C Koğuşu 21. yüzyılın Nazi kampları gibiydi. Arkadaşlarımız diri diri yakıldı" dedi.
Operasyondan yaralı kurtulan ve 19 Aralık günü götürüldüğü hastanede kameralara, "Altı kadını diri diri yaktılar" diye bağıran Birsen Kars ile Münire Demirel ise koğuş kapıları ve çatılardan ateş edildiğini belirterek, "Kurşun yağmuru altında istesekte dışarı çıkamazdık. Üzerimize
atılan bombalardan derilerimiz kavruluyor, etimiz ateşe atılan plastik gibi eriyor, saçlarımız yanıyordu. Ama elbiselerimiz yanmadı. Kimyasal silah kullanıldı. Hepimiz yanıyorduk. Bir süre sonra koğuşun tamamını ateşe verdiler. Avluya kaçmaya çalıştık. Birkaç dakika içinde kaçabilenler kurtuldu. Ama altı arkadaşımız diri diri yandı" dedi.

'Murat Ördekçi ölmeyebilirdi'
Tutuksuz erkek sanık Hasan Demir ise yaralanan Murat Ördekçi adlı tutukluyu koğuşa almalarını askerlerin ateş açarak engellendiğini söyledi. Demir, "Eğer müdahale edilmiş olsaydı yaralı arkadaşlarımız kurtulabilirdi" dedi. Davanın daha uygun koşullarda bir mahkeme salonunda tüm sanıkların katılımıyla yapılmasını talep eden sanıkların ifadelerinden sonra duruşma 3 Ekim tarihine ertelendi.


Şu ana kadar değerlendirmeye katılan 51 üyemizin puan ortalamasını yanda görebilirsiniz. Puan verme işleminden yalnızca üyelerimiz faydalanabilir.
puan
8
Türkiye sayfasındaki diğer haberler

 Sıcak Haber

  • 17:41:00 - Askeri araç devrildi
  • 17:38:00 - Mahkumlara 'telefon ile görüşme' olanağı
  • 17:23:00 - Tren seferlerinde değişiklik
  • 16:21:00 - Bigadiç'te orman yangınları
  • 15:52:00 - KESK'in faks eylemi
  • 15:23:00 - Günal Sayın toprağa verildi
  • 14:18:00 - İnternet Kurulu toplandı
  • 14:17:00 - Manisa'da tren kazası: 1 ölü
  • 12:03:00 - Ansen hakim karşısında
  • 10:23:00 - Ölüm oruçlarında bir kayıp daha
  • ÖZLÜ SÖZ #67
    "Ayıp oluyor ama..."
    Otomobiliyle bir taksiye çarpan, kaçarken duvara bindiren, polisler gelip tutanak tutarken çarptığı taksiyle tekrar kaçan, lastiklerine ateş edilerek durdurulan, polisler etrafını sarınca elindeki tornavidayı boğazına dayayan Kemal Aydın, kelepçe takmak i

    Haber Arama
    Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.

    Künye | Reklam Tarifesi | İletişim Sayfası | Eski Sayılar | Sıkça Sorulan Sorular | Kampanya Sözleşmesi | XML özetleri

    © Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.