Radikal-çevrimiçi / Türkiye / Ölü severlik kültürü
Radikal-çevrimiçi
<  İ N T E R N E T  B A S K I S I  >  10 Ağustos 2003 
 Kodunuz: Şifreniz: (Üye olmak istiyorum) 

 Bugünkü Radikal
 Ana Sayfa
 Sıcak Haber
 Yazarlar
 Yaşam
 Türkiye
 Politika
 Yorum
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Kültür/Sanat
 Haber Listesi
 Sanal Alem
 Radikal2
 Cumartesi
 Kitap

En aktif üyeler

Günün Sözü
Dağda en kestirme yol, tepeden tepeyedir, fakat onun için uzun ayak ister.
Nietzsche
Tarihte Bugün
Takvimler 10 ağustos tarihini gösterdiği zaman...

1945 yılında,
Japonya teslim olmayı kabul etti. II. Dünya Savaşı sona erdi.
1951 yılında,
Denizcilik Bankası Kuruluş Kanunu kabul edildi. 500 milyon sermayeli kuruluşun 1 Mart 1952 günü faaliyete geçeceği açıklandı.

Haberi YazdırYazdır Haberi YollaYolla | Arşive Ekle Türkiye 

İsmet Berkan Ölü severlik kültürü

İsmet Berkan

10/08/2003 (1631 kişi okudu)

İstanbul'da Zincirlikuyu Mezarlığı'nın girişine önce çirkin mi çirkin bir 'abide' yaptılar.
Yapılana 'abide' diyorum, çünkü buna 'kapı' denmez. Bu yapılan 'şey', belli ki Paris'teki ve Roma'daki zafer taklarını ya da Berlin'deki Bramdenburg Kapısı'nı örnek almış bir 'abide.' Belki de örnek Beyazıt'taki üniversite kapısıdır ki, bildiğim kadarıyla bu tarihi bina da Roma'daki Neron'un zafer takını örnek almış bir bina.
Her neyse, bu 'abide'nin çirkinliği bir mesele ama asıl konu, o 'abide'nin üstüne yazılan bir yazı. Kuran'dan kısa bir alıntı: "Her canlı ölümü tadacaktır."
Yanlış anlaşılmasın, gündelik hayatta İslam dininin kutsal kitabı Kuran'dan çeşitli referanslar verilmesine karşı değilim. Ama bu gözümüzün içine sokulan referansa da şiddetle karşıyım.
Cümlenin anlamını ve Kuran'da yer alış biçimi herkes anlıyor elbette. Ayrıca, bizim kültürümüzde bir gün hepimizin öleceğini böyle hatırlatmaya gerek olduğunu sanmıyorum; çünkü bu denli şiddete ve ölüme düşkün bir toplumda ölümün her an kapımızı çalabileceğini unutmamız imkânsız zaten.
Ama bu kenti yönetenlere yetmiyor anlaşılan sokaktaki şiddetin getirdiği
ölüme hazır olma hissi.
Bunu bize illa tekrar tekrar hatırlatacaklar. Sadece mezarlığın kapısındaki yazı değil. Bir de, kentin dört bir yanına dağılmış durumda olan yavru ağzı renkteki deprem konteynırları meselemiz var. Gün içinde onlarca kez bu kutuların önünden geçerken, normal bir ruh haline sahip olmak imkânsız. Çünkü her an deprem olabilir ve her an yüz bine yakın İstanbullu enkaz altında kalarak ölebilir.
Zaten İstanbul'da yaşamak, korku filminde yaşamak gibi. Gün geçmiyor ki birisi bize ölümü ya da ağır yaralanmayı hatırlatmasın. Bakın koca koca deprem uzmanları, İstanbul'un hazırlıksızlığını anlatmak için, "Depremde 300 bin kişi şu veya bu kadar yaralanacak ve hastanelik olacak. Oysa hastanelerin kapasitesi bu kadar insana sağlık hizmeti sunmaya
yeterli değil" deyip duruyorlar.
Ardından 'Her canlı ölümü tadacaktır' lafı. Evet, elbette tadacağız ama vaktinden önce tadmak da istemiyoruz kuşkusuz.
Ünlü iktisatçı Keynes'in meşhur lafıdır: "Uzun vadede hepimiz öleceğiz." Evet, bu hayatın bir gerçeği. Ama bu ölüm korkusunu her gün kafamıza kakmanın alemi var mı Allah aşkına...
Deprem konteynırları, 'Her canlı ölümü tadacaktır' cümlesi... Yetmedi mi? Benim İstanbul Belediyesi'ne bir önerim var: Taksim Gezi Parkı'na dev bir ceset torbası deposu inşa etsinler... Öyle ya, deprem olacak ve bir sürü insan ölecek... Daha şimdiden hazırlıklı olmakta, ceset torbalarını merkezi bir yerde hazır etmekte sonsuz fayda var...
Peki ya siz ölüme hazır mısınız?



Şu ana kadar değerlendirmeye katılan 65 üyemizin puan ortalamasını yanda görebilirsiniz. Puan verme işleminden yalnızca üyelerimiz faydalanabilir.
puan
5
Türkiye sayfasındaki diğer haberler

 Sıcak Haber

  • 13:00:00 - Taksim'de silahlı kavga: 4 yaralı
  • ÖZLÜ SÖZ #405
    "Sonuca değil, neticeye etki eden bir hata yaptı."
    Ahmet Güvener, hakem Ali Aydın'ın yıllar önce Diyarbakır'da bir maçta yaptığı hatanın neye etki ettiğini vurgulamak isterken.

    Haber Arama
    Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.

    Künye | Reklam Tarifesi | İletişim Sayfası | Eski Sayılar | Sıkça Sorulan Sorular | Kampanya Sözleşmesi | XML özetleri

    © Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.