Radikal-çevrimiçi / Yaşam / Destan gerçekmiş!
Radikal-çevrimiçi
<  İ N T E R N E T  B A S K I S I  >  14 Ağustos 2003 
 Kodunuz: Şifreniz: (Üye olmak istiyorum) 

 Bugünkü Radikal
 Ana Sayfa
 Sıcak Haber
 Yazarlar
 Yaşam
 Türkiye
 Politika
 Yorum
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Kültür/Sanat
 Haber Listesi
 Sanal Alem
 Radikal2
 Cumartesi
 Kitap

En aktif üyeler

Günün Sözü
Herkesin sizi sevmesini istiyorsanız, gülümseyiniz.
Dale Carnegie
Tarihte Bugün
Takvimler 14 ağustos tarihini gösterdiği zaman...

1908 yılında,
Türk Basın Birliği kuruldu.
1925 yılında,
Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk posta pulları tedavüle çıkarıldı.
1934 yılında,
Türkiye Selüloz ve Kağıt Fabrikaları Genel Müdürlüğü (SEKA) kuruldu.

Haberi YazdırYazdır Haberi YollaYolla | Arşive Ekle Yaşam 

Destan gerçekmiş!

Destan gerçekmiş!
Çanakkale Hisarlık Höyüğü'nde yürütülen kazılar ve İstanbul Arkeoloji Müzesi'ndeki 20 bin Hitit tableti, MÖ 15-13. yüzyıllar arasında Anadolu ve Akdeniz çevresinde yaşayan uygarlıklar hakkında 'veri bankası' işlevi görüyor.
İstanbul Arkeoloji Müzesi'ndeki 20 bin Hitit tabletinden birini çözen Prof. Dr. Starke, 'İlyada'daki Akhalarla, Hititlerin MÖ 13. yüzyılda 'mektuplaştığı' Ahhiyavaların aynı halk olduğunu kanıtladı

14/08/2003 (1946 kişi okudu)

İBRAHİM GÜNEL (E-mektup | Arşivi)

ÇANAKKALE - Troya efsanesinde taşlar yavaş yavaş yerine oturuyor... Homeros'un 'İlyada destanın-da adı geçen savaşın gerçekten yaşanıp yaşanmadığı uzun süredir arkeoloji dünyasında tartışılıyor. Savaşın gerçekten yaşandığını gösterir ipuçlarıysa Çanakkale'deki Hisarlık Höyüğü ve İstanbul Arkeoloji Müzesi'nde bekleyen Hitit tabletlerinden çıktı.
İpuçları, Homeros'un 'İlyada'da anlattığı bölgelerin ve halkların üzerine zamanın örttüğü perdeyi aralıyor.
Son olarak dünyanın sayılı Hititologlarından Prof. Dr. Frank Starke,
İstanbul Arkeoloji Müzesi'ndeki Hitit metinlerinden birini çözerek, savaşan taraflardan birinin izini buldu. Metin 'İlyada' destanında adı geçen 'Akhalar'dan söz ediyor. Akhaların yurduysa, bugünkü Yunanistan.

İllion nerede?
İzmirli ozan Homeros'un MÖ 730'da yazdığı 'İlyada' destanı, Batı edebiyatının temel metinleri arasında. Destanda, MÖ 1200'lerde İllion kenti çevresinde süren 10 yıllık bir savaştan söz ediliyor. Savaşan taraflar Akhalar ile Troyalılar.
Homeros kaleme almadan önce de yüzyıllarca sözle aktarılan Troya efsanesi, Homeros'tan sonra Batı edebiyatında 'Batı'nın Doğu'yla hesaplaşması'nın simgesi halini aldı. Destandan etkilenen pek çok kişi 18. yüzyıldan itibaren destanda adı geçen 'İllion' kentini aramaya koyuldu. Ve Alman tüccar Heinrich Schliemann, 1871 yılında Çanakkale yakınlarında Hisarlık Höyüğü'nde kazıya başlamasıyla amacına ulaştı.

'Troya, Anadoluludur'
1988 yılından beri bölgeyi kazan Tübingen Üniversitesi'nden Prof. Dr. Manfred Korfmann'ın başkanlığındaki uluslararası ekipse, antik kentin geçmişinin Hititler dönemine kadar uzandığını ortaya çıkardı. Böylece Troya'nın sanıldığı gibi antik Yunan uygarlığına ait olmadığı, Anadolulu bir medeniyet olduğu anlaşıldı.
Çeşitli bilim dallarının da desteklediği çalışmalarda, Troya'nın (Wilius) MÖ 15-13 yüzyıllara ait Hitit devlet yazışmalarında adı sıkça geçen
'Wilusa' ülkesi olduğu kanıtlandı. Dünyanın önde gelen 20 Hititoloğu arasında yer alan Prof. Dr. Frank Starke, Kadeş Savaşı'nın galibi Hitit Kralı II. Muwattalli'nin MÖ 13. yüzyılda Wilusa (Troya) Kralı Aleksandu'yla
(Paris) yaptığı anlaşmayı okuyarak bu tezi sağlamlaştırdı.
Anlaşmada her iki kral da savaş durumunda birbirine yardım etmeyi vaat ediyordu. Ve iki tarafın tanrıları buna şahit gösteriliyordu.

Şahit tanrılar bulundu
Troyalıların şahidi, 'Ordunun Fırtına Tanrısı', Apollonias (Apollon) ve 'yeraltı dünyasına giden yol' anlamına gelen 'kaskal.kur'du. Prof. Starke'nin çözdüğü metni destekler nitelikteki arkeolojik bulgular da var.
Prof. Dr. Korfmann ve ekibi, Troya kazılarında 'Ordunun Fırtına Tanrısı'nın
simgesi 'boğa başlı bir seramik kap', 'Apollonias' için kent girişine dikilen adak taşları (steller) ve en önemlisi MÖ 3000'e tarihlenen 150 metre uzunluğundaki yapay su galerisi, yani 'kaskal.kur' bulundu.
Hititlerin bugün Yunanistan olarak adlandırılan, Ege Denizi'nin batısında bulunan bölgeyle de diplomatik ilişkiler içerisinde olduğu aslında uzun süredir biliniyordu.
Hitit metinlerinde bu bölge 'Ahhiyava' olarak adlandırılıyor. Starke, bu durumun yalnızca Hititçe kaynaklarda yer aldığına dikkat çekti. Basel Üniversitesi'nden dünya çapında Homeros uzmanı eski çağ filoloğu Prof. Dr. Joachim Latacz ise "Bu, bizim Homeros'un 'İlyada'sından bildiğimiz Akha ülkesidir" dedi.
Latacz, "Mektuplarda Hitit hükümdarı, Ahhiyava kralına 'kardeşim' olarak hitap ediyor. Bu, bize onun Hititlerce eşit düzeyde görüldüğünü gösteriyor" diye konuştu.
Latacz, 'bugüne dek sadece Hitit krallarının Ahhiyava krallarına gönderdiği mektupların okunabildiğini söylüyor. Prof. Starke'yse İstanbul Arkeoloji Müzesi'nde bekleyen 20 bini aşkın Hitit tabletinden 'en az birinin' Ahhiyava Kralı tarafından 'Hititçe' olarak yazılıp Hitit kralına gönderildiğini ortaya çıkardı.

Ada kavgası
Prof. Starke'nin üç-dört hafta önce yeniden çözdüğü tablet sayesinde
'İlyada'da adı geçen Akha ülkesinin yeri doğrulandı. MÖ 13. yüzyılda yaşamış bir Ahhiyava kralının, adı geçmeyen Hitit hükümdarına yolladığı tablette, 'Wilusa' (Troya) önündeki Ege adalarından bahsediliyor.
Hattuşa Kralı, Ahhiyava hükümdarına mektupta "Bu adalar bana aittir" diyor. Ahhiyava Kralı'nın yanıtı sert: "Hayır, adalar bana aittir!" Starke'ye göre, bu adalar büyük olasılıkla Gökçeada (İmbros), Limni (Lemnos) ve Semadirek (Samothrake).
Ahhiyava Kralı, mektupta ayrıca MÖ 15. yüzyılda hüküm süren eski Ahhiyava Kralı Kadmos'un kızını Wilusa'nın (Troya) öncü devleti Assuva'nın kralıyla evlendirdiğini ve adaların o zamandan beri kendi krallığına ait olduğunu belirtiyor.
Eski Ahhiyava Kralı Kadmos'un kentiyse bugünkü Yunanistan toprakları üzerinde bulunan Tebai kentiydi. Prof. Starke, "Buna göre MÖ 13. yüzyılda Ahhiyava (Akha) ülkesinin başkentinin 'Tebai' olduğunu öne sürebiliriz" dedi. Prof. Starke, metnin Hititçe yazıldığına da dikkat çekti: "Mektupta bazı dilbilgisi hataları var. Bunlar da anadili Grekçe olan birinin yaptığı tipik yanlışlar..."



Troya duvarı, çelik çatıya kavuştu
Çanakkale'de Prof. Dr. Manfred Korfmann yönetiminde gerçekleştirilen kazılarda restore edilen Troya savunma duvarı ve buna bitişik megaron (Yunan tapınaklarının atası olan konut türü) ortaya çıkarıldı. Bu özel yapı Çanakkale Boğazı'ndaki rüzgârı sembolize eden çatı konstrüksiyonu
ile kapatılarak meraklıların ziyaretine açıldı. Sponsorluğunu Siemens Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin üstlendiği, Çanakkale Valisi Süleyman Kamçı, belediye başkanı Ülgür Gökhan ve Korfmann'ın birlikte ziyarete açtığı çatının 200 bin euro'ya (yaklaşık 317 milyar lira) mal olduğu öğrenildi.
Kente zenginliği rüzgar getirdi!
Anadolu'daki megaron yapıları arasında şimdiye kadar en iyi şekilde koruna gelmiş olan yapı, içindeki tüm buluntuların envanteriyle birlikte gün ışığına çıkarıldı.
Buluntuların yaklaşık MÖ 2500'lere tarihlenen ve Schliemann dönemi kazılarında bulunan hazinelerle aynı evreye ait olması, önemini daha da artırıyor. Prof. Korfmann, çatının Schliemann'ın Troya'yı kazmaya başlamadan önceki höyüğün yüksekliğine eşit olduğunu belirterek, "Antik dönemde Çanakkale Boğazı'nın güney rüzgârları bugün olduğu gibi ancak yılda 10-15 gün esebiliyordu. Boğazı Ege'den geçmek isteyen gemiler de uygun rüzgârı beklemek için Troya'nın limanı olan Beşik Koyu'nda beklemek zorunda kalıyordu. Troyalıların da zenginliğini bu gemilerde aldıkları vergilerden elde ettiğini biliyoruz. Yani, 'Troya'ya zenginliği rüzgâr getirdi' diyoruz" dedi.


Şu ana kadar değerlendirmeye katılan 78 üyemizin puan ortalamasını yanda görebilirsiniz. Puan verme işleminden yalnızca üyelerimiz faydalanabilir.
puan
8
Yaşam sayfasındaki diğer haberler

 Sıcak Haber

  • 13:15:00 - Fransa'da 'sıcak' bilançosu: 3 bin ölü
  • 13:05:00 - Yunanistan'da 5.3 büyüklüğünde artçı deprem
  • 10:55:00 - Yunanistan'da 6.4'le sallandı
  • ÖZLÜ SÖZ #155

    "Türkiye'nin en büyük seks sanatçısı..."
    Prag'a konser vermeye giden İbrahim Tatlıses'i sahneye davet eden sunucunun dili sürçüveriyor.

    Haber Arama
    Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.

    Künye | Reklam Tarifesi | İletişim Sayfası | Eski Sayılar | Sıkça Sorulan Sorular | Kampanya Sözleşmesi | XML özetleri

    © Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.