Hatay'ın şifacılarından "şifalı bitkiler"

Hatay'ın şifacılarından "şifalı bitkiler"
Hatay'ın şifacılarından "şifalı bitkiler"
- Zengin bitki türüne sahip Hatay'da, 32 mahallede farklı etnik kökenli 182 kişiyle görüşen akademisyenler, halkın kullandığı şifalı bitkileri derledi - MKÜ Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Güzel: - "3 yıl boyunca Antakya'nın renkli kültürel mozaiğini oluşturan çeşitli dini-etnik gruplara mensup insanlarla bir araya gelerek atalardan öğrendikleri ve halen kullandıkları şifalı bitkileri araştırdık"

HATAY (AA) - SALİM TAŞ - Hatay'da yürütülen proje kapsamında, kentin 32 mahallesinde farklı etnik gruptaki 182 kişiyle görüşülerek yıllardır kullanılan 202 şifalı bitki derlendi.

Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yelda Güzel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bitki çeşitliliği açısından Türkiye 'nin en zengin kentlerinden biri olan Hatay'ın, bin 600 civarında bitki türüne ev sahipliği yaptığını ve bunların 250'sinin endemik olduğunu belirtti.

Hatay'ın ikliminin yumuşak, suyunun bol ve toprağının verimli olmasının bitki çeşitliğini de artırdığını anlatan Güzel, şunları kaydetti:

"Hatay, insanlığın tarıma başlamış olduğu, 'bereketli hilal' adını verdiğimiz bölgenin sınırları içinde yer alır. Bu zenginlikle bağlantılı olarak bu yöreden tarih boyunca onlarca uygarlık gelip geçmiş. Her uygarlık bugüne izlerini bırakmış, sonuçta bize zengin bir kültür , güzel bir miras kalmıştır. Çalışmamız, Antakya'nın bitki çeşitliliği ile kültürel zenginliği arasındaki sıkı bağı gösteren bir faaliyet oldu. 3 yıl boyunca Antakya'nın renkli kültürel mozaiğini oluşturan çeşitli dini-etnik gruplara mensup insanlarla bir araya gelerek atalardan öğrendikleri ve halen kullandıkları şifalı bitkileri araştırdık."

Güzel, görüşmeyi tercih ettikleri kişilerin, "şifacı" olarak tabir edilen ve genelde okuma yazma bilmeyen mahallenin en yaşlıları olduğuna dikkati çekerek, "Dolayısıyla bize verdikleri bilgiler herhangi bir kitaptan, televizyon veya  internet gibi kaynaklardan değil, tamamen kendi atalarından edindikleri, etnik, yöresel diye tabir edebileceğimiz bilgiler. Bu atadan edinilmiş, korunmuş yöresel bilgi bilimsel anlamda çok değerlidir. Çalışmamız kapsamında Antakya'nın 32 mahallesini dolaşıp kentte yaşayan her etnik kökene mensup 182 kişiyle görüşerek 202 şifalı bitki derledik" ifadelerini kullandı.

- "Geleneksel tıbbi bitki kullanımı kaydettik"

Çalışmalarında derledikleri bitkilerin etkilerini laboratuvar ortamında araştırdıklarını anlatan Güzel, bazı şikayetlere karşı ispatlanmış etkilerinin olduğunu tespit ettiklerini söyleyen Güzel, bölgede halkın kullandığı belli başlı tıbbi bitkilere ve kullanıldıkları şikayetlere dair şu örnekleri verdi: 

''Antakya ve çevresinde, zengin bir bitki çeşitliliği olduğu için çok sayıda geleneksel tıbbi bitki kullanımı kaydettik. En çok kullanılan bitkiler; yörede 'Zahter Halil' olarak isimlendirilen Origanum Syriacum ve 'zahter' olarak adlandırılan Thymbra Spicata. Bunlar aynı zamanda, bölgenin bitki örtüsünün karakteristik elemanları. Doğada bolca bulunuyorlar. Zahter Halil, soğuk algınlığı, öksürük, gaz sancısı ve menstrual ağrılar için kullanılıyor. Bu kekik türü Türkiye'de sadece Antakya ve çevre illerinde yetişiyor. Dolayısıyla Tükiye'nin diğer kentlerinde kullanılmıyor. Pelin otu diye bildiğimiz Artemisia Annua. Geleneksel Çin tıbbında bu bitki sıtma için kullanılırmış. Bu geleneksel bilgiden aldığı ilhamla bitkiden sıtma ilacı üretmiş olan Çinli bilim kadını 2015 Nobel Tıp Ödülüne layık görüldü. İlginçtir ki bu bitki Antakya'da da ateş düşürücü olarak kullanılıyor. Birbirinden çok farklı ve uzak kültürlerle Antakya arasındaki bu benzerlikler kuşkusuz Antakya'nın zengin tarihi geçmişi ile alakalıdır''

Bölgede her geçen gün yeni bitki türleri keşfedildiğinin ve bunların tanıtılması gerektiğinin altını çizen Güzel, geçen yıl da Eskişehir Osmangazi Üniversitesi'nden Prof. Dr. Atila Ocak ve MKÜ'den mezun olan Samim Kayıkçı ile Hatay Büyükşehir Belediyesi'nin desteğiyle hazırladıkları "Antakya'nın Doğal Bitkileri" kitabını çıkardıklarını anımsattı.

İngilizce ve Türkçe hazırlanan kitapta, Antakya'nın doğasında bulunan 980 türü, bin 400'ü aşkın fotoğrafla tanıtmaya çalıştıklarını vurgulayan Güzel, fotoğrafların yanı sıra türlerin varsa karakteristik özelliklerine yer verdiklerini ve Antakya ile kültürel bağlantılarını anlattıklarını sözlerine ekledi.