18'inde olmak...

Baştan beri yolları aydınlatan spotlar bir anda insanın üstüne dönüyor ve "Haydi," diyorlar, "artık sahnedesin." 18 yaş, ergenlikten sonraki dönüm noktası.

Baştan beri yolları aydınlatan spotlar bir anda insanın üstüne dönüyor ve "Haydi," diyorlar, "artık sahnedesin." 18 yaş, ergenlikten sonraki dönüm noktası. İnsan kendi adımlarını atmaya başladığında, geleceğin sonsuz yol ayrımları arasında seçimlerini de yapmaya başlıyor. Yetişkinliğin eşiğindekiler artık dürbünle bakılamayacak kadar yaklaştıkları dünyayı ve geleceklerini anlattılar.
Ahmet
Yaş: 19
Meslek: Dövmeci
Doğum yeri: İstanbul
Yaşadığı yer: Şirinevler
Öğrenim durumu: Yeşilköy 50. Yıl Lisesi, lise 1'inci sınıftan terk. Şu anda liseyi dışarıdan bitiriyor
Aile: Anne-baba ayrı, sigortacılık yapan annesiyle yaşıyor
Hobileri: Piyano çalıyor, resim yapıyor. Soul, R&B ve caz müzik dinliyor.
"Bir şeyi yapmadan önce düşünmek lazım. Hayatta hiçbir zaman umutları elden bırakmamak lazım. Yaptığın şeylerden pişman olmak yerine, onlardan ders almayı öğrenmek lazım. Ne olursa olsun her zaman bir şeylerin daha iyi olabilme şansı vardır. Beş yıl önce geçirdiğim bir araba kazası nedeniyle, üç yıl boyunca devam ettiğim dans ve piyano derslerini bırakmak zorunda kaldım. Fakat şu anda dansa devam edemesem de piyanoya geri dönüyorum. Her zaman elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum. Gelecekte ne olacağını şu anda bilemem veya kesin bir şey söyleyemem, onu zaman gösterecek."
AslI
Yaş: 19
Meslek: Öğrenci
Doğum yeri: Bursa
Yaşadığı yer: İstanbul
Öğrenim durumu: Koç Lisesi son sınıf öğrencisi
Aile: Anne-baba ayrı; anne ev kadını, baba işletmeci
Hobileri: Keman çalıyor, imkanı olmayan ilkokul çocuklarına gönüllü
İngilizce öğretmenliği yapıyor. Dinlediği özel bir müzik türü yok.
"Hayat hakkında belli bir yorumum yok, çünkü hayat çok şaşırtıcı. Gelecekle ilgili fazla plan yapmıyorum ve şu anda ne yapacağım konusunda kesin bir fikrim yok. Hayal ettiğimle olduğum yer çok farklı. İnsanlara baktığımda herkes iyi veya kötü bir şeyle uğraşıyor ve bir konuda daha iyi olmak için çaba gösteriyor. Ama hiçbir şey yapmayan insanları görünce de gerçekten kızıyorum. Boş oturan insanlar, ekonomik kriz gibi, kendilerinin dışındaki faktörleri mazeret gösteriyor ama daha iyisi için de çaba harcamıyorlar. İleride rahat edebilmek için ekonomi veya uluslararası işletme okuyabilirim, fakat eğer gerçekten sevdiğim bir şey okuyacaksam bu medya olacaktır. Reklamlarda oynamak istiyorum ailem izin vermiyor, biraz da bu yüzden medyanın üzerimde garip bir çekimi var. Eğer işletme veya ekonomi okursam, kısıtlı bir hayatı yaşayacağım, fakat oyuncu olarak daha çok şey görüp, öğrenebilir ve daha bağımsız bir hayat yaşayabilirim".
Devrİm
Yaş: 18
Meslek: Bodyguard
Doğum yeri: İzmit
Yaşadığı yer: Taksim
Öğrenim durumu: Anadolu Teknik Lisesi, lise 2'den terk
Aile: Anne ev kadını, baba emekli işçi
Hobileri: Vücut çalışıyor, keman çalıyor, Taksim'de dolaşıyor. İnsanları izlemeyi seviyor. Pink Floyd sevdiğini üstüne basa basa söylüyor, bunun dışında her türlü müziği seviyor.
"Mesleğimde en iyisi olup Etiler'e kadar yükselmek istiyorum. Gelecekte daha kaliteli yerlerde çalışmayı umuyorum. Her şeye rağmen keman benim sırlarımı konuşuyor ve içimdeki çocuğu ancak böyle ortaya çıkarabiliyorum. Hayatta her zaman insanın kendi yolunu açma şansı vardır ve yalnız başına da olsa bir yerlere gelinebilir. 16 yaşında İstanbul'a yalnız başıma gelip şu anda olduğum yere geldim ve daha da ilerleyeceğim. Aslında kısaca Pink Floyd yazsaydık bu bölüme, daha mı iyi anlatırdı beni?"
Ece
Yaş: 18
Meslek: Öğrenci
Doğum yeri: Ankara
Yaşadığı yer: Koşuyolu
Öğrenim durumu: Alman Lisesi, lise 3. sınıfta
Aile: Anne-baba nakliyecilik yapıyorlar
Hobileri: Balıkları seviyor, hikâyeler yazıyor (kendi deyimiyle yazabildiği
zamanlarda). Müzik konusunda özel bir seçimi yok.
"Doğru bildiğini savunan ve inanmayı bilen insanlara her zaman saygı duyuyorum. O doğrular benimkiyle aynı olmak zorunda değil. İnanacak bir şeyi olan insanlar her zaman saygıyı hak ederler, yaptıkları şeyin doğruluğundan bağımsız olarak. İçinde olduğum kesimdeki insanların geleceğinin kötü olacağını düşünmüyorum. Ne kadar adil olmadığını düşünsem de, ne yazık ki eğitim seviyemiz ve ailevi durumumuzun bize açtığı kapılar var. Ne olursa olsun yurt dışında yaşamayı düşünmüyorum. Burası alıştığım ve büyüdüğüm yer ve nereye gidersem gideyim her yerde Türk olarak kalacağım. Seçim şansım olduğu sürece iyi olanı yapmak istiyorum, tabii bu kalite değil etik anlamda iyi olan. Üniversitede psikoloji okumak istiyorum, sebebi ise insanları daha iyi anlamak ve onlara yardım edebilme şansına sahip olmak."
Eda
Yaş: 18
Meslek: Öğrenci
Doğum yeri: İstanbul
Yaşadığı yer: Taksim
Öğrenim durumu: St. Benoit Lisesi son sınıfta
Aile: Anne ev kadını, baba mimar
Hobileri: Hikâyeler yazıyor ve hentbol oynuyor. Özel bir müzik seçimi yok.
"Psikoloji okuyup, mesleğimde iyi bir yere gelip, hem işimi, hem de aile hayatımı belli bir düzende yürütebilecek kadar güçlü olmak istiyorum ve Türkiye'de çok az kadının bunu yapmayı başarabildiğini düşünüyorum. Üniversite sistemi değişmeli, gençlerin bireyselliğine saygı duyulmalı ve tek kullanımlık bilgi için bu kadar yorulmamalılar. Hayatlarının bu kadar önemli bir dönemini bu şekilde tüketmemeleri gerekiyor. Çevrede çok duyarsız yetişmiş insanlar var ve bu insanlar kimseye saygı duymuyor. Türkiye'deki ekonomik sınıflar arasındaki uçurum açıldıkça bu devam edecektir. Kesimlerin birbirinden kopması, insanlar arasındaki iletişimsizliği daha da yoğun hale getirecektir. Bunun yanında gençlerin apolitize edilmesi, Türkiye'nin durumunu daha da kötüye götürecek ve politikadan bireysel çıkar sağlayanların önünü şu anda olduğundan daha da açacaktır."
Nezİh
Yaş: 19
Meslek: Öğrenci
Doğum yeri: Edremit
Yaşadığı yer: Edirne'de okuyor; İstanbul'da yaşıyor
Öğrenim Durumu: Trakya Üniversitesi'nde okuyor, Yeşilköy Anadolu Lisesi mezunu
Aile: Anne ev kadını, baba yüksek kimya mühendisi
Hobileri: Bilgisayar ve internetle ilgileniyor. Ska, punk, elektronik müzik seviyor.
"Herkese karşı pozitif olmalı ve insanları anlayışla karşılamayı öğrenmeli. Her konu hakkında bilgi sahibi olup, Öğrenmeyi elden hiçbir zaman bırakmaman lazım. İyi kötü her şeyi yaşayıp edindiğin tecrübelerle de konu hakkında bir fikir sahibi olman lazım. Yani bir gün geriye bakıp da yapmadığın bir şey için pişmanlık duymaman lazım. Fizik okuyorum ama fizikle ilgili bir geleceğim olacağını zannetmiyorum şu anda, yine de bu fizikle kesinlikle ilgilenmeyeceğim anlamına gelmez. Şu anda tek beklentim bölümümü bitirmek. Bu bölüme isteyerek girmedim ama fiziğin o kadar da kötü olmadığını zamanla anladım. Fizik her şeye uygulanabilir ve her şeyle ilgilidir aslında. İleride babamın yanında kalabilir veya kendi başıma yurt dışına çıkabilirim. Babamın çok şey bildiğine inanıyorum ve ondan öğreneceğim çok şey var. Ama eğer yurt dışına master yapma amaçlı çıkarsam da kendi kendimi geliştirme şansım olacak. Henüz belli bir kararım yok bu konuda. Ne de olsa hayat sürprizlerle doludur."
Ufuk
Yaş: 19
Meslek: Maslak oto sanayide çırak
Doğum yeri: Sakarya
Yaşadığı yer: İstanbul
Öğrenim durumu: Şişli Meslek Lisesi Motor Bölümü mezunu, şu anda üniversiteyi düşünmüyor
Aile: Anne ev kadını, baba çiftçi
Hobileri: Basket oynuyor. Bilardo salonlarına gidiyor. İşten arta kalan zamanında arkadaşlarıyla Okmeydanı çevresinde dolaşıyor, Kendi deyişiyle "Pazar günleri, Ortaköy sahil ortamı oluyor."
"27 Şubat'ta askere gidiyorum, askerden dönünce de başımızın çaresine bakacağız bir şekilde. Bir an önce aradan çıksın diye gidiyorum askere, mesela bu sene tecil ettirme hakkım vardı fakat kullanmadım. Askerden sonra oto tamirciliğine devam edeceğimi zannetmiyorum. Az İngilizce bilsem de yurt dışına çıkacağım herhalde. Ablam İsviçre'de, ben de oraya gitmeyi düşünüyorum. Ablam İsviçre vatandaşı olduğu için, vize konusunda kolaylık sağlayacak. Ben de oranın vatandaşlığına geçmek istiyorum.
Askerliği yapmak lazım, Türkiye'ye dönersem asker kaçağı olarak görülmek istemem. Askerliği yapmadan yurt dışına çıkan bir tanıdığım şu anda kaçak olarak aranıyor mesela. Geri dönebileceğini bilmek her zaman iyi. Türkiye'deki insanların düşünce biçimi şu anda tamamen ülke ekonomisine bağlı. Ekonomi zayıf olunca düşünceler de finansal yöne kayıyor ve insanlar ihtiyaçtan dolayı daha çıkarcı hale geliyorlar. Bir genç olarak bu ülkenin bu hale gelmesini istemezdim ve askerden sonra ülkemde kalabilmeyi isterdim."
Umut
Yaş: 19
Meslek: Öğrenci
Doğum yeri: İstanbul
Yaşadığı yer: Bursa'da okuyor; İstanbul'da Avcılar'da yaşıyor
Öğrenim durumu: Uludağ Üniversitesi'nde kamu yönetimi; Yeşilköy Anadolu Lisesi mezunu
Aile: Anne-baba ayrı yaşıyor; anne ev kadını, baba serbest meslek
Hobileri: Bilgisayarda müzik yapmayı seviyor ve elektronik müzik dinliyor. Bilgisayar oyunları konusunda uzman.
"Okuduğum bölüme tamamen şans eseri girdim. Aslında geometri ve matematik konularına daha fazla ilgiliyim fakat rehberlerin yanlış yönlendirmesi sonucu ilgim olmayan kamu yönetimine girdim. Okulu bitirince yurt dışına çıkıp, daha çok sevdiğim ve daha başarılı olabileceğime inandığım bir konuda eğitimimi tamamlamayı düşünüyorum, mesela ekonomi veya dış ticaret. Şu anda eğitimime konsantre olmuş durumdayım. Gelecekle ilgili beklentilerim, yeterli maddi duruma ulaşıp, kafamdaki doğrulardan şaşmadan hayal ettiğim hayatı yaşayabilmek. Şu anda 20 sene sonra olacağım Umut'a söyleyecek bir şeyim varsa o da, ona herkesten çok kendisinin güvendiğidir ve ben o Umut'u yapmış olduğu hatalardan ders almış biri olarak görüyorum."
Alİhan
Yaş: 19
Meslek: Öğrenci, Beyoğlu'nda bir kafede çalışıyor
Doğum yeri: İstanbul
Yaşadığı yer: Sakarya'da okuyor, İstanbul'da Maltepe'de oturuyor
Öğrenim durumu: Kadir Has Lisesi mezunu, Sakarya Üniversitesi Makine Mühendisliği 2. sınıfta
Aile: Anne ev kadını, baba serbest meslekle uğraşıyor
Hobileri: Alternatif ve punk müzik dinlemeyi seviyor. Bilgisayar oynuyor.
İnternette sörf yapıyor. Davul çalıyor. Manga izlemeyi seviyor.
"Japonya'ya gitmek istiyorum. Mesleğimi orada daha üretici olarak icra edebileceğimi düşünüyorum çünkü. Asıl istediğim arkeoloji okumaktı, ama ekonomik şartların etkisiyle ve gelecek kaygısıyla bu bölümü okumak zorunda hissettim kendimi. İleride belli bir ekonomik duruma ulaştıktan sonra arkeolojiyle ilgilenmeyi düşünüyorum. Her şeye pozitif yaklaşmaya çalışıyorum, bir insan bana ne kadar kötülük yapsa da, ben onu bana yapacağı bir iyilikle anıyorum. Bu durumdan faydalanmak isteyen de çok oluyor ve daha önceden de canım çok yandı. Bu yüzden insanlara korkularımın arkasından bakmaktansa daha pozitif ama temkinli yaklaşmayı tercih ediyorum. Gelecekle ilgili o kadarda büyük bir kaygım yok aslında, şu an buradaysam buradayım, belki de gelecekte olmayabilirim. O yüzden anın tadını en iyi şekilde çıkarmaya bakıyorum daha çok. Bu bir umutsuzluk değil, belki de sadece gerçekçilik. Mutluyum."
Betül
Yaş: 18
Meslek: Öğrenci
Doğum yeri: İstanbul
Yaşadığı yer: Yeşilköy
Öğrenim durumu: Alman Lisesi 2. sınıf
Aile: Anne ev kadını, baba ticaret
Hobileri: Uyumayı seviyor, ata biniyor, yalnız kalmayı seviyor ve özlüyor. Raggae müzik seviyor, blues ve jazz dinliyor.
"Okulu noktalamak istiyorum öncelikle. Kendi ayaklarımın üzerinde durup, birey olarak yaşamak istiyorum ve yurt dışına herhangi bir amaçla çıkıp, buralardan uzaklaşmak ve kendimi sınamak istiyorum. Başka insanların sorumluluklarını taşımak yerine, kendi hayatımı yaşamalıyım. Bence aileler çocuklarına karşı daha direkt olmalı ve duygularını suistimal etmemeli. Çünkü bu bir çocuğun hayattan beklentilerini kısıtlar ve hayattaki odak noktasından saptırır. Benim kafamdaki karışıklıklarının çoğunun sebebi de bu. Ailemin sorunlarının sırtıma yüklenmesi bende kendim için harcayacak enerji bırakmıyor. Mesela babam bana 'Sen bir piyonsun, hayatta insanların nabzına göre şerbet vermeyi bileceksin ve kendin olmadan yaşamayı öğreneceksin,' diyor. Aynı zamanda ailem beni bir yarış atı gibi görüyor ve hayatımı böyle yönlendiriyor, dinlenmeye zamanı olmayan bir at. Karşı çıktığım zamanlarda ise baskı duygu sömürüsü olarak bana dönüyor. Ailem bana mutluluğun değil başarının yolunu gösteriyor sadece. Bu yüzden de gelecekle ilgili hayal kurmak yerine sadece kurtulmanın yollarını arıyorum. İnsanlar sadece kendileri için yaşıyor ve hayatla iş ilişkisi içindeler. Mesela ailem dışa karşı mutlu aile tablosu çizerken evdeyse kıran kırana bir yarış var. Neden biraz daha gerçek olmayı denemiyorlar ki?"
Cem
Yaş: 18
Meslek: Öğrenci
Doğum yeri: İstanbul
Yaşadığı yer: Kemerburgaz
Öğrenim durumu: Yüzyıl Işıl Orta Okulu'ndan kolej sınavıyla Alman Lisesi'ne geçmiş, şu anda Alman Lisesi 3. sınıfta
Aile: Anne iç mimar ve dekoratör, baba mümessillik yapıyor
Hobileri: Davul çalıyor, blues ve caz dinliyor. Sinemaya gidiyor. Şaraba karşı özel bir ilgisi var. Derslerinden zaman buldukça Nişantaşı ve Taksim'e gidiyor.
"İnsanlara objektif bakıyorum ve hayata karşı önyargısız yaklaşıyorum. Hayatta istemediğim hiçbir şeyin gerçekleşmediğine inanıyorum çünkü farkındayım ki, ipler her zaman benim elimde. Bu da benim hayatla ve kendimle barışık olmamı sağlıyor. Uğruna hakikaten zaman harcadığım uzun vadeli planlarımın gerçekleşmesini istiyorum. Mesela ses mühendisi olmak istiyorum ve bundan evvel elektronik mühendisliği okumalıyım. Kısacası şu andaki odak noktam eğitimim. Bunun yanında bu yaşantıyı sürdürürken sosyal hayatımla eğitimimin dengesini de korumaya çalışıyorum. Dünyaya baktığımda her toplumsal gruplaşmanın zamanla çatışma haline geldiğini görüyorum. Bunu istemezdim ve eğer bir şeyleri değiştirecek olsam bunu değiştirirdim herhalde. Elimde olsa daha önyargısız bir dünya oluştururdum. Her gün yeni bir şey fark ediyorsun ve her seferinde de bir sonuca geldiğine inanıyorsun. fakat ulaştığın yer asla yeterli değil ve bunu kavradığımda da yeniden başlıyorum. Sanırım kendime yaptığım en büyük iyilik olayların kendileriyle yüzleşip basit düşünmek."