1960'lara, yaşamı serserice yaşayan bir karakterden bakmak keyifliydi...

1960'lara, yaşamı serserice yaşayan bir karakterden bakmak keyifliydi...
1960'lara, yaşamı serserice yaşayan bir karakterden bakmak keyifliydi...
Liseden bu yana tiyatronun içinde olan Caner Cindoruk, "Biri bana sinemada oyunculuk yapacağımı söyleseydi inanmazdım" diyerek sinemanın kendisi için önemini özetliyor. Rol aldığı 'Köpek Kadın Erkek' Moda Sahnesi'nde sürüyor, son rol aldığı filmi 'Çalsın Sazlar' ise bu ay D-Smart ekranlarında olacak. Cindoruk ile D-Smart dergisi konuştu...

Tiyatroyu sevmenizde ailenizin de katkısının büyük olduğunu biliyoruz. Ancak sizi tiyatroya bağlayan en önemli etken ne oldu?
Sanırım, sahnenin büyüsü oldu. Sahne önünde ve arkasında yaşananlar çok başkadır. Gerçeklikleri, ritimleri farklıdır. Biz, uzun bir süreçten sonra oluşturulan bir performans izliyoruz ve arka tarafını bilmeyiz. Tıpkı hayat gibi… Bu sürece, ilizyona küçük yaşlarda tanık olmak beni bu organizasyonun içinde olmaya teşvik etti.

Babanız ödüllü bir öykü yazarı. Hiç onun öykülerinden esinlenilmiş bir oyun oynamayı düşündünüz mü ya da oynadınız mı?
Liseyi bitirdikten sonra amatör bir tiyatroda babamın yazdığı 'Hayata Dair Falsolu Vuruşlar', okul tiyatroları dışında oynadığım ilk oyundu. Yine babamın hikâyelerinden yola çıkarak oluşturduğumuz sinema filmi projemiz var. Hedefimiz bunun çekilmesi.

Tiyatro yönetmek, oynamaktan daha mı zor sizce?
Kesinlikle daha zor…
2006'da başladığınız sinema oyunculuğunuza devam ediyorsunuz. Bir kıyaslama yapmak gerekirse sizin için tiyatro mu yoksa sinema oyunculuğu mu?
Tiyatroya başladığımda birisi bana sinema filmlerinde oyunculuk yapacağımı söyleseydi inanmazdım. Tiyatro benim ilk göz ağrım olsa da yine de bir seçim yapamıyorum. Anne ve baba kıyaslaması gibi (gülüyor).

Son filminiz ‘Çalsın sazlar’ neşeli ve naif bir iş. Bu filmde sizi en çok etkileyen ne oldu?
Nesli Çölgeçen gibi bir üstatla çalışma fikri... Hikâyenin naif ve ironik anlatısı ve tabii ki oynadığım karakter Mahir’in renkli kişiliği... 1960’lı yıllara, o yıllarda yaşanan ülke sorunsallarına; aşkı, yaşamı serserice yaşayan bir karakterden bakmak oldukça keyifliydi.

Birçok oyuncu teklif edilen rolü kabul etmeden önce partnerlerini öğrenmek istermiş. Bu sizin için ne ölçüde etkili? ?
Bence daha önemli kriterler var. Senaryo, yönetmen ve yapım gibi… Daha sonra partnerlerim ve oyuncu kadrosu gelir. Bütünlüklü düşünmeye, daha genel bakış açısıyla karar verip tercih yapmaya çalışırım.

Hiç yakın arkadaşınızla aynı kişiye âşık oldunuz mu?
Olmadım, umarım olmam da.

Sizi gelecek dönemde hangi projelerde izleyeceğiz?
İki sinema filmi bitirdim bu süreçte. Hâlâ Moda Sahnesi’nde ‘Köpek, Kadın, Erkek’ adlı oyunda oynuyorum. Oyunumuz önümüzdeki sezonda devam edecek. Yeni sezonda televizyonda dizi projesi olabilir.

 

 


    ETİKETLER:

    Seçim

    ,

    Sinema

    ,

    hayat

    ,

    Oyun

    ,

    Erkek

    ,

    Kadın

    ,

    Moda

    ,

    Okul

    ,

    ülke

    ,

    dizi

    ,

    karakter

    ,

    ,

    senaryo