2010'un düğün dernek trendleri

2010'un düğün dernek trendleri
2010'un düğün dernek trendleri
Gelinlik kabarık etekli mi olacak, düz mü inecek, damat papyon mu yoksa kravat mı takacak, elde hangi çiçek tutulacak, düğün yemekli mi kokteyl tarzı mı yapılacak, çocuklar de davet edilecek mi, ne tür müzik çalınacak, pasta kaç katlı olacak? Her senenin gelini, damadı, düğün mekânı bir değil. O kadar yolu geçip artık son durağa gelmişken moda trenini kaçırmayın...

Düğün demek eskiden limonata-pasta-komparsita demekti, sonra trend değişti, evlilik töreni gelenekselden mümkün olduğunca uzaklaşıp lüks mekânlarda havalı bir davet anlamına gelmeye başladı. Kır düğünü herkesin istediği ama gerçekleştiremediği hayaliydi, yatta düğünse çok sıradandı, üstelik erken ayrılmak isteyen konuklar için ıstıraba dönüyordu. Son birkaç senedir, ‘sessiz düğünler’ moda oldu, en yakın arkadaşınızın evlendiğini aylar sonra öğrendiniz. Pat diye kıymışlardı nikâhı, gürültü patırtı olmadan, moda deyimle ‘aile arasında’. Bu senenin evlilik trendleriyse hiç de öyle minimal, sessiz ve ‘aile arasında’ değil. Şatafatlı, gürültülü, kalabalık ‘evet’lere, düğün salonu-limonata-pasta paketlerine hazır olun. 

Trendlere takılmayın
Bu yazın modası ‘Hayatta evlenemem’ diyenleri bile yola getirecek cinsten. Bir kere ilk trend: Trend yok! Özgür olmalı, istediğiniz, aklınıza esiveren her şeyi yapmalısınız. Bu sizin en özel günlerinizden biri ve tadını çıkarmak için istediğinizi yapmakta özgürsünüz. Kimseyi dinlemeyin, canınız ne istiyorsa o yoldan gidin. Çocukken kurduğunuz hayalleri, en uç isteklerinizi bir kâğıda not edin ve hazırlıklara başlayın.

Naftalin kokulu düğünler
Senenin en belirgin trendi ‘retro düğün’ler. Yani limonatalı, beyaz kremalı pastalı, kolaya viski karıştırmalı, mümkünse mahalle arasındaki bir düğün salonunda yapılan cinsten. Çocukları getirmek serbest, zira pistte koşturup durmalılar. Kız kıza dans etmek, saçları krepe, röfle, perma, meç yaptırmak, göze simli yeşil far, dudağa pembe ruj sürmek, vatka takmak, payetli, pullu kıyafetler giymek serbest.

İkram açık büfe olsun
Dedik ya, senenin trendleri rahatlık ve özgürlük üzerine kurulu. Yiyecek-içecek ikramı da bundan nasiplenmiş. Eğer kır düğünü yapacaksanız konuklara açık büfe ikramda bulunmak gerekiyor. Yalnız New York’ta başlayan bir akıma göre, bu işi catering şirketlerine bırakmak yerine davetlileri çalıştırmak daha makbul. Misafirler ev yapımı kurabiyeler, poğaçalar, salatalar yapıp getiriyor; mutlu çift ve aileleri hem masraftan hem de stresten kurtuluyor. Öncesinde bir ‘bilgi paylaşımı’ yapıp pişti olma ihtimallerini önlemek de organizasyondan sorumlu arkadaşlara kalıyor. Bir de ‘yenebilir yiyecek’ trendi var ki, helal olsun dedirtiyor. Buna göre hakikaten doyuracak, büyük ve bildik yemekler sunmak önemli. Gösteriş olsun diye minik kanepelerin üzerine gram gram havyar koymak pek ‘hip’ değil, söyleyelim.

Anneannemin gelinliği
2010’da ‘Gelinliğin çok güzelmiş, kim dikti?’ diyenlere gülümseyerek ‘Anneannemin gelinliği’ demek de pek havalı. Gelinlik gerçekten anneannenizin olmayabilir ama artık pek çok yerde bulabileceğiniz vintage ürünler satan butikler, vintage tasarımlar yapan modacılar sayesinde retro bir gelinliğe sahip olabilirsiniz. Bu tür gelinliklerin de danteli, fistosu bol, uzun kuyruklu, duvaklı, çiçek aksesuvarlı ve kırık beyaz renkte olanları makbul.

Pasta dediğin beyaz olur
Klasik, beyaz, kat kat düğün pastası her zamanki gibi bu sezonun da olmazsa olmazı. Ama geçen yıllarda olduğu gibi içine pembe, mavi süsler koymak skandala eşdeğer. Bu sezonun pastası bembeyaz! 

Çiçekleri unutmayın
Gelin çiçeğini kumaştan yaptırayım, üzerine de simler, pullar attırayım demeyin sakın. Ama taze çiçek de almayın. Çiçek trendinde de vintage detaylar devam ediyor. Toz pembe ve beyaz güller çok moda. Dantel eldivenli ellere de bu yakışır...

Bir DJ arkadaşınız yok mu yoksa?
İşte en büyük problem. Nasıl olacak da yaşları, tarzları, müzik zevkleri birbirinden çok farklı bir sürü insan ortak bir müzikle eğlendirilecek? Canlı müzik mi yapmalı, yoksa banttan yayın olayı kurtarır mı? Bu sene ikisi de değil. Bu işi ancak kanlı canlı bir DJ çözer! Düğünü nerede yaparsanız yapın, kaç kişi gelirse gelsin, işi iyi bilen, o gece üç-dört saat çalmaya hazır bir DJ arkadaş bulmak gerekiyor. Playlist’i beraber yapabilir, sevdiğiniz şarkıları ekletebilirsiniz.

Fotoğraflarda damat da çıksın
Fotoğraf çekimini profesyonellere bırakın. Artık bu işi yapan pek çok firma var. Gönderiyorlar üç-beş kişilik bir ekip, siz farkına varmadan, kasılıp poz vermenize gerek kalmadan hallediyorlar işi. Fotoğraflarda hem doğal çıkıyorsunuz, hem güzel hem de tam kadro! Her yeni evli çiftin balayı dönüşü kâbusu olan, ‘Aaa, annemin yarısı çıkmamış!’, ‘Bu fotoğrafta damat yok’ gibi cümleler kurmak zorunda da kalmıyorsunuz. 

Temanızı belirleyin
Konuklarınızı ‘Mad Men’ ya da ‘Breakfast at Tiffany’den çıkıp da gelmiş gibi görmek ister misiniz? O halde sizinkisi, bir ‘temalı düğün’ olacak. Bunun için profesyonel bir şirketle anlaşabilir ya da organizasyon yeteneğinize güveniyorsanız kendiniz halledebilirsiniz. Mesela bir 70’ler kır düğünü düşünün şimdi... Bisikletler, balonlar, rengârenk ampuller, İspanyol paça pantolon giymiş bıyıklı erkekler, çiçek desenli gömlekleriyle kadınlar, 70’lerin pop hitleri, konfeti, dans, dans, dans...

Sinema filmi gibi...
Düğün videosu yıllar boyu izlenecek, ‘Bir yastıkta kocayın’a geleceklere izletilecek, çocukların ‘Neden biz bu düğünde yokuz?’ türünden mızıklanmalarına ‘Masanın altındaydın yavrum!’ türünden yaratıcı cevaplar bulunacak... Kısacası mühim iş, aceleye gelmez! Bu iş için de bir profesyonelle anlaşmayı unutmayın. Videolarda da senenin trendi vintage ve bu işi filtrelerle kolayca halledebilirsiniz. 

Elektronik davetiye
Dijital çağın davetiyesi elektronik olur. Twitter, Facebook ya da FriendFeed hem arkadaşların hepsini bir arada bulmak hem de davetiyeyi bedavaya getirmek için birebir. Üstelik yaratıcılıkta sınırı yok. Oturun Photoshop’un başına, istediğiniz gibi bir davetiye hazırlayıp başlayın postalamaya.

Damada da, arkadaşına da...
Damatlar düğünün en süssüzü olmaya mahkûm mu? Onlara siyah smokinden öteye alternatif yok mu? Tabii ki var! Damat’ın Ceremony koleksiyonu, tam da bu sıradan hallerden kurtulmak, sıradışı ve rahat olmak isteyen damatlar için hazırlanmış. 60’lı yılların parti ve davetlerinin şık çizgilerinden esinlenilen koleksiyonda yer alan smokin ve takım elbiseleri, damatlar da, arkadaşları da rahatlıkla kullanabilir. Sezonun favorisiyse siyah, kömür, kurşun ve bakır rengi olarak kombinlenen smokin takımlar. Ceketlerin düğmeleri özellikle kendi kumaşlarından kaplanarak kullanılıyor. Sezonun fark yaratacak aksesuvarlarıysa farklı taş ve kumaşlarla dekore edilmiş kuşak,
 kravat ve fularlar... ‘Gelinin duvağı neyse damadın papyonu o’ diye düşünen erkekler için farklı renk ve kumaşlarda hazırlanan papyonlar da Damat Ceremony’nin yeni sezon sürprizleri arasında. Klasik düğün aksiliğidir ama siz üstünüze bir şey dökmekten de korkmayın çünkü Damat, bunu da düşünüp koleksiyonuna eklemiş. Erkeklerin gece boyunca rahat ve dinamik olmasını sağlayabilmek için Damat Ceremony koleksiyonunda nanoteknoloji harikası, leke tutmayan beyaz gömleklere yer verilmiş. Sadece düğün için değil, tüm davetler için kurtarıcı bir ürün çıkmış ortaya. Yani erkekler, bu sezon leke sıkıntısı çekmeden, keyifli geceler geçirebilecek. 

Yün-ipek karışımlı smokinler
Damatlar için bir alternatif de Kiğılı’nın smokinleri. Yün-ipek karışımlı, özel kesimlerle tasarlanan smokinlerin en önemli aksesuvarları olan yelek, fular ve papyonlarda da özel tasarımlar ön plana çıkıyor. Evlilik hazırlıkları yaparken bütçesini denkleştirmeye çalışan çiftlere Kiğılı’nın bir de kampanyası var. Kampanya çerçevesinde damatlık, yelek, ata yaka gömlek 385 TL. Nano damatlık, yelek, ata yaka gömlekten oluşan setse 415 TL’den satışa sunuluyor.

Derleyen: ELİF TÜRKÖLMEZ


    ETİKETLER:

    Mayın