'25 ANAP'lıyı evinde zor tutuyoruz!'

'25 ANAP'lıyı evinde zor tutuyoruz!'
'25 ANAP'lıyı evinde zor tutuyoruz!'
Gezi Parkı direnişi, gençliğin içindeki mizah duygusunun da ortaya çıkmasına vesile oldu. Kimi duvar yazıları gülümsetti, kimisi ise kahkahaya boğdu. Bu durumu profesyonellere sorduk, ortak düşünce: "Hepsi çok güldürdü"

'Her şey çok güzel olacak'

Serkan Altuniğne: Çok eğleniyorum, bütün bu sivil hareketin kendisi kadar güzel bu sloganlar, duvar yazıları. Eylemi destekleyen önemli bir unsur olduklarını da düşünüyorum ayrıca. Aynı zamanda çok duygusal bir durum var ortada bence. Türk halkının bu kadar gelişmiş mizah duygusunun olduğunu bilmiyordum ben, yani öyledir tabii de bu kadarını bilmiyordum. Bir yandan da korkuyorum, bu insanları güldürmek için çok daha yaratıcı olmam lazım, zorlaşıyor. Çok güzel sloganlar var, mesela ‘Slogan bulamadım’ yazmış biri, ‘Bu gaz bir harika dostum’, ‘Tayyip nbr cnm’, ‘25 ANAP’lıyı evinde zor tutuyoruz’ diye bir etiket yapıştırmışlar, bunlara çok güldüm. Kısacası her şey güzel olacak.

'İmreniyorum'

Can Barslan:
Ben eylemdeki mizahi yazılara hayranlık duyuyorum. Zaman zaman bazılarına imreniyorum. Bu mizah anlayışının eylem için çok yararlı olduğuna inanıyorum. Dikkatimi çeken öyle çok var iş var ki. Pankartlar müthiş. Pankartarın yüzde doksanı çok akıllıca, çok zekice. Bu yüzden yönetenler de yöneticiler de afalladılar. Bu pankartlar sayesinde Gezi Direnişi’nin kendine özgü ve tamamen demokratik bir eylem olduğu da açığa çıktı. Örneğin ‘155’i arayın acil gaza ihtiyaç var’ pankartı beni çok güldürdü. Mizahı çok yoğun olduğu için o asık yüzlü yöneticiler de olayı çok zor algıladılar. Hala daha bir yere koyamadılar. Bu eylem dünya üzerinde rastladığım en güzel, en hedefe yönelik eylemlerden biri.

'Bunlar alaylı'

Metin Üstündağ:
Onların hepsi Penguen ve Uykusuz okuru. Dolayısıyla mizahı biliyorlar ve bizim yaptığımız esprileri çeşitliyorlar. Bir de başbakanla ilk papaz olan Penguen’di. Eylemciler, 17-24 yaş arasında dolayısıyla tam mizah okuru profili. Bu çocukların siyasi donanımı mizah dergilerinden edindikleriyle oluşuyor. Marx şöyle der böyle der durumu yok. direkt ‘kanka’ bilgisi mizasından besleniyor. Dergiyi hazırlarken aklımıza bir espri geliyor, ‘çocuklar yapmıştır’ deyip kontrol ediyoruz mesela. Bir de esprileri çok gerçek. Besela biz beyaz kağıda eskiz çiziyoruz onlar direk duvara yazıyorlar. Bir de mesela benim yazdığım esprilerin türevlerini görmek de çok mutlu ediyor. Bir mizahçıyı çok takip edince kafan da onun gibi çalışmaya başlayabiliyor. Bir ara bizde, sanki 17 yaşındaymışız da sokağa çıkmışız duygusu oluştu. Kıskandım valla. Keşke ben de 17 yaşında olsaydım. Bir de bizim kuşakta teori ön şarttı. Bunlar alaylı.