Açıkhavada film keyfi

Yıldızların altında film seyretmek artık sadece anne-babalarımızın zamanına özgü bir eğlence olmaktan çıkıyor.
Haber: MELİS ÇELEBİ / Arşivi

Yıldızların altında film seyretmek artık sadece anne-babalarımızın zamanına özgü bir eğlence olmaktan çıkıyor. Bağımsız Yapımlar şirketi, Gezici Sinema Şenliği ile portatif açıkhava sinemalarını ayağımıza getiriyor. Projenin genel koordinatörü Haluk Ünal, bu şenliği değişik formlara girebilen dişi bir etkinlik olarak nitelendiriyor. Anadolu'yu ve Trakya'yı bir gün kadın filmleri festivali dolaşırken, başka bir gün karşınıza bağımsız filmler ya da çocuk filmleri festivali çıkabilir. Ayrıca bu sistem çok amaçlı olduğu için burada konserler verilebilir ya da bir kitap sergisi düzenlenebilir. Yani bir gezici sanat fuarı haline gelebilir.
Bu fikir nereden çıktı?
Yıllar önce Yeşilçam'a geldiğimde çok kolay film çekebileceğimi ve bunları insanlara kolaylıkla ulaştırabileceğimi sanıyordum. Ancak çok geçmeden filmlerin türlerine göre farklı dağıtım kulvarlarının olduğunu öğrendim. Filmlerin türleri ne olursa olsun, onları herkese ulaştırabilen ağlar yaratmak gerekiyor. Bunun da yolu her şehirde ve kasabada birer sabit salon açmaktan geçiyor. Bunun için gereken parayı hiçbir zaman bulamayacağımı bildiğim için hayalini bile kurmadım. Ancak bir tane salon yapıp her yere taşımanın mümkün olduğunu fark ettim. Tunca Yönder projenin yatırımcılığını üstlendi, ben ise genel koordinatörlüğünü. Bağımsız Yapımlar adını verdiğimiz bu şirketi kurduk.
Şu an hayata geçirdiğiniz tek proje bu mu?
Film projelerimiz de var. Ama gezici sinema belki de bir-iki yıl başka bir projeye yönelmemize izin vermeyecek.
Nereleri geziyor bu sinema?
Bu çok amaçlı salonlardan şimdilik sadece bir tane üretebildik. Keşke daha fazla paramız ya da sponsorumuz olsa ve üç-dört sistemi aynı anda harekete geçirebilsek. Biri Karadeniz'i gezerken, diğeri Akdeniz'i gezse ne iyi olurdu.
Gezici sinemanın rotası ne?
Keşan'dan başladık, 22 Ağustos'a kadar Trakya'yı bitireceğiz. 1-20 Eylül tarihlerinde Güneydoğu Anadolu'da olacağız. 30 Ekim'e kadar da Akdeniz'i dolaşacağız.
Nasıl duyuruyorsunuz gittiğiniz yerlerde sesinizi?
Belediyelerle işbirliği yapıyoruz. Bu işbirliğinde belediyeler ayni sponsorumuz oluyorlar. Altyapı imkânı, arazi, teknik destek, tanıtım desteği veriyorlar. Bunun karşılığında biz de onlara bir kültür hizmeti taşıyoruz.
Nasıl kuruyorsunuz sinemayı?
6 metrelik römorkun içinde 500 sandalye, 105 metre uzunluğunda bir separasyon, 2500 vatlık bir stereo ses sistemi ve bir makine dairesi var. Römorkun bir yüzeyi 4x6 metrelik bir perdeye, diğer bir ucundaki kapaklar da büfeye dönüşüyor. Kurması üç saat sürüyor ve 11 kişi çalışıyor.
Hangi filmleri gösteriyorsunuz?
Yerli filmler Yeşil Işık, Deliyürek, Ağrı'ya Dönüş, Çökertme; yabancı filmler Star Wars II, Maymunlar Cehennemi II; çocuk filmleri ise Dr. Dolittle, Asterix, Anastasia ve Titan A.E. Yabancı filmlerin hepsinin dublajlı olmasına özellikle dikkat ediyoruz.
Günde kaç seans var?
Gecede iki seans yapıyoruz. İlk seansta çocuk filmlerini gösteriyoruz. Bilet 2 milyon lira. İki seansa da girmek isteyenlere
3 milyon liralık kombine bilet satıyoruz.
Maddi amaçla mı yola çıktınız?
Türkiye'de kriz ortamında böyle bir projeye ticari destek kolay kolay bulunmaz. Bu ciddi bir risk taşıyor ve büyük oranda macera. Bizim yaklaşımımız aslında çok romantik. Ben bir hayal gördüm. Hayalimi Bağımsız Yapımlar'ın tüm kurucu ortakları paylaştılar ve birlikte gerçekleştirmeye çalışıyoruz.
Şenlik kışın da sürecek mi?
Kış ayları için portatif kapalı salon yapmak istiyoruz. Ancak maliyeti çok yüksek. Sponsor bulamazsak, belediyelerin kapalı salonlarını sinema salonuna dönüştüreceğiz.