Adam Kıbrıs'tan, kadın Bolluca'dan...

Adam Kıbrıs'tan, kadın Bolluca'dan...
Adam Kıbrıs'tan, kadın Bolluca'dan...
Haber: Pişo - pisokedi@gmail.com / Arşivi

PİŞO’NUN GÜNLÜĞÜ
Sevgililer Günü’nü iyi atlattık. Sayemde hediye krizi çıkmadı. İkisine de Barınak Gönüllüleri Derneği’nin ‘Hediyeler Boşa Gitmesin’ kampanyasından iki şirin bağış sertifikası geldi. Biz Kiraz ile sağda solda bulduğumuz bozuklukları biriktirip bu derneklere bağış yapmaya devam edeceğiz. Biz kurtulduk ama sokakta daha bizim gibi milyonlarcası var. Her neyse, Sevgililer Günü’nü anlatıyordum. Adam, Kıbrıs’ta işi olmasına rağmen bir günlüğüne gelip geri döndü. Bu, onun için büyük bir şey tabii. Ama bunu sevgisinden mi yaptı, yoksa kadın arıza çıkartmasın diye mi, orası meçhul. Adam bu tür günlerden o kadar rahatsız oluyor ki “Biz sevgili değiliz, karı-kocayız” deyip bu günden muaf tutulabilmek için evlenmeyi bile göze alabilir. Kadın ise başka bir âlem. İlgilenmez gibi görünüyor ama adet yerini bulmazsa bozuluyor. Mesela o akşam kapı çaldığında, şöyle süslü püslü içeri girecek sandık. Fakat o da ne! Üzeri çamur içinde, saç baş dağılmış... Hatta ayakkabıları o kadar çamurdu ki, dışarıda çıkarıp naylona koydu. Meğer sizlere geçen haftalarda bahsettiğim Bolluca ormanlarına gitmiş. Oraya atılan binlerce sokak köpeğini doyurmaya her hafta gönüllü bir ekip gidiyor. Bizimki de onlara katılmış (Bu insanlar gerçekten iyi bir şey yapıyorlar, sizlerin de katılmasını öneririm). Son derece mutlu ama bir o kadar da yorgun görünüyordu. Neyse ki organize bir hatun. Bir saat içinde duş alıp, giyinip, hazırlandı. Ancak temiz bir ceket bulamayınca adamın paltolarından birini üzerine geçirdi. Biraz Şarlo gibi göründüğünü söylemeliyim. Sonra yemeğe çıktılar. Gel gelelim bu tür kutlamalar belli ki ikisini de sarmadığı için, iki-üç saat sonra geri dönüp televizyonda   ‘Star Wars’u seyrettiler. Kadın yorgunluktan kanepede uyuyakaldı. Adam bir süre eline aldığı cetveli ışın kılıcı gibi tutarak ‘vıj vuj’ diye bizi kovaladı. Sonra o da yorgun düştü. Ertesi gün adam yine Kıbrıs’a döndü. Biz yine yalnız kaldık. Benim pek aram yok ama Kiraz adamı çok özlüyor. Ben de geldiğinde, kadının kucağından inmiyorum. Doğrusu ben, bizlerle kurulan sevgi bağlarının, insanların birbirleriyle kurdukları bağlardan çok daha sağlam olduğunu düşünüyorum. Kadının da o akşam benle aynı şekilde düşündüğünü hissettim. Sanki Bolluca’da gördüğü coşkulu sevgi, başka yerlerde kolay kolay bulunacak cinsten değildi.
İyi hafta sonları...