Ahmet Kaya'nın 'yalın' hali

Hüzünlü Ahmet Kaya madalyonunu tersine çevirip, neşeli Ahmet Kaya'ya bakalım. O da rakının üzerine birayla cila yapan, elinde kamerasıyla sevdiklerini filme çeken biri...
Haber: AYÇA ÖRER / Arşivi

‘İndirin şunu sahneden’ sesleri kulaklarında çınlayıp, Türkiye ’ye sessiz sedasız veda eden, hiç sevmediği gurbette hayatını kaybettikten sonra çok özlediği sılasında iade-i itibar kazanan adam Ahmet Kaya. Google ’a sorsak ilk üç Ahmet Kaya şarkısı ‘Bahtiyar’, ‘Şafak Türküsü’, ‘Söyle’. Sokağa sorsak onlara, ‘ Diyarbakır Türküsü’, ‘Başım Belada’ eklenir, bu liste uzar gider. Bu insanın içinde gedik açan şarkıların arkasında bambaşka, neşeli bir Ahmet Kaya olduğunu söylemek belki iddialı ama “Ahmet Kaya da neşeli bir insandı” demek fazla kaçmaz herhalde. Bu akşam Lütfi Kırdar’daki Ahmet Kaya’yı anma gecesi öncesi hayattan keyif alan bir Ahmet Kaya port-resi yapalım istedik...


Pınar Öğünç’e verdiği röportajda Gülten Kaya eşi Ahmet’i “15 yıl boyunca hiç sıkılmadığı” bir adam olarak anlatıyor. Dışarıda insanların dertlerine tercüman olurken, içeride kimi zaman oyuncaklarına gömülen bir adam aynı zamanda… Gülten Kaya onu evinde bilimkurgu okumayı çok seven, teleskoplarla gökyüzüne bakan,
strateji oyunlarına meraklı biri olarak anlatıyor: “Strateji oyunlarını severdi, ülke kuruyorsun, kalkındırıyorsun. Bana sorardı Herkes emeğinin karşılığını alsın deyince, epey ülke batırdı. Batırdıkça tansiyonu yükselirdi.”


‘Başım Belada’ kitabının yazarı Ferzende Kaya’ysa karşılaştığı Ahmet portresini gülümserken hatırlıyor: “Hayatının merkezine gülmeyi koymuştu. Neden bu kadar gülüyorsun Ahmet abi desek: ‘Bizim kuşak o kadar ağladı ki. Benim de ağlamaktan dolayı sesim böyle güzelleşti’ derdi.” Ferzende Kaya onu şakalarıyla meşhur, güzel sofraları seven, güzel kadınlara, çocuklara âşık biri olarak anlatıyor.


Kadir İnanır hayranı…
Herkesin hayranlıkla dinlediği Ahmet Kaya’nın da hayranlıkla sevdiği biri var; Kadirİnanır. Onun için bir ilki deneyip, ‘Tatar Ramazan ’ filminin müziklerini yapıyor. Bir dönem tüm assolistlerin bir kere repertuvarına giren, ‘Şu Dağlarda Kar Olsaydım’ şarkısı bu hayranlığın ürünü…
Eşinin ağabeyi olan Yusuf Hayaloğlu, Ahmet Kaya’nın da can dostu… Bu dostluk ardında ‘Bahtiyar’, ‘Hani Benim Gençliğim’, ‘Beni Vur’ gibi eserler bıraktı. Ahmet Kaya’nın ölümü Hayaloğlu’nu çok sarsmıştı: “Ahmet benim mikrofonumdu, onunla ulaşıyordum kitlelere.”
Ahmet Kaya’nın kızıyla ilişkisi bu anlatılanların özeti. Uyurken müzik dinleme alışkanlığı olan kızının “Bu çocuk piyano dersleri alıyor kulakları zarar görmesin” diye her akşam kulaklıklarını çıkaran baba da Ahmet Kaya...