Ailedeki 'çatlak'lar

Ailedeki 'çatlak'lar
Ailedeki 'çatlak'lar
Altın Portakal'da en iyi filmin yanı sıra Ramin Matin'e en iyi yönetmen ödülünü de kazandıran 'Kusursuzlar', aile kavramının güzellemesi yapılmadan perdeye gelince nelere kadir olabileceğini bir kez daha hatırlatıyor.
Haber: ERMAN ATA UNCU - erman.uncu@radikal.com.tr / Arşivi

Ertem Eğilmez usulü aile güzellemelerinin neredeyse kutsal sayıldığı bir sinemada aileiçi çatlakları ayan beyan gösteren filmlere rastlamak pek de alışıldık bir durum değil. Ne var ki tuhaftır, bu çatlaklara sirayet ettiği zamanlar, Türkiye sinemasının en tat verdiği hallerinden biri...
Bunun sebebi, söz konusu derdin toplu bir şeylere işaret etmesi de olabilir, çok fazla işlenmeyen bir durumu beyazperdede görmenin heyecanı da... Ramin Matin’in, cesareti biraz görmezden gelinen ‘Canavarlar Sofrası’, sonrası Emine Yıldırım’ın senaryosundan çektiği ‘Kusursuzlar’ da, gücünü en çok buradan alıyor. Biri içine kapanık ve tedirgin, diğeri daha dışadönük ve yol yordam bilen iki kız kardeşin Çeşme’de aileden kalma yazlık evde didişip durdukları, tüm nefretlerini birbirlerine kustukları ama yine de birbirlerinden vazgeçemedikleri ‘Kusursuzlar’, aile kavramının güzellemesi yapılmadan perdeye gelince nelere kadir olabileceğini bir kez daha hatırlatıyor.
Gayet tanıtıklar
Kardeşlerden içedönük olanı Lale (İpek Türktan) babaannesinden kalma demode kıyafetleri ve ağzından hiç düşürmediği sigarasıyla ta başından “Problem çocuk olan benim” diye bağıran kardeş. Diğer ‘hemşire’ Yasemin’in (Esra Bezen Bilgin) işlevi ise Lale’nin yanında sanki bir züccaciyecideymiş gibi temkinli davranmak, onu kırmamak için bilimum ihtimamı göstermek... Tabii ki hikâye katman katman açıldıkça onun da sorunlardan muaf olmadığı açığa çıkıyor. Ancak bundan sonrası haliyle ‘spoiler’ sayılacağından, film zevkini berbat etmemek için bizde saklı kalsın.
İki kız kardeş arasındaki çekememezlik, malum iyi işlendiği zaman seyirciyi keyiften keyfe koşturacak bir tema. ‘Bebek Jane’e Ne Oldu?’ bu konuda aşılması zor bir eşik olarak yıllardır yerini koruyor. Ancak sonrasında aynı damara el atan sayısız film de zengin madenin hakkını şöyle ya da böyle vermeye devam ediyor. ‘Kusursuzlar’ı özel kılan, bu dinamiği yerlileştirmesi... Daha doğrusu, kardeşlik ilişkisindeki şiddet dozunun hiç de Türkiye dışına özgü bir durum olmadığını, taşra hikâyeleri kadar bu ülkenin ‘bağrından’ çıkabileceğini göstermesi...
Kardeşler kafaları ‘iyi’ başlayıp küslükle sonlanan ot muhabbetleri, bir yabancının karşısında birbirleriyle olan meselelerini ortalığa dökecek vurdumduymazlıkları, hiç bitmeyen iğnelemeleri gayet tanıdık. Bu bol konuşmalı sahnelerin altında yatan gerilim, Ramin Matin’in ustaca çektiği diyalogsuz sahnelerle pekişiyor. Böyle bir hikâye için çok uygun olan ıssız yazlık site atmosferi layığıyla kullanılıyor. ‘Kusursuzlar’ yola çıktığı hedeflerin çoğuna ulaşıyor.
Ancak , spoiler veremeyeceğimiz için sesimizi kesmek durumunda kalacağımız sahnelere gelince biraz sarpa sarıyor. Zaten kardeşler arasındaki ilişki bu kadar gerilimi kaldırabilirken, böyle bir travmaya ne ihtiyaç var diye hissediyor insan. Özellikle de o travmayı işlemek için yeterince vakit olmadığını görünce.
Sinemada yeni bir istikamet
Yine de bu sene pek de parlak olmayan Antalya Altın Portakal seçkisinde iyice parlayan (yapım, en iyi film Altın Portakal’ının sahibi oldu) ‘Kusursuzlar’ın meziyetlerini bu gibi sebeplerden dolayı görmezden gelmek pek de hakkaniyetli bir değerlendirme olmaz. Evet, yeterince işlen(e)meyen travma, senaryonun gidişatını sekteye uğratıyor belki. İnsan, yer yer “Bu steril dünya kıyısından köşesinden biraz hırpalansa da kardeşler gönül rahatlığıyla kinlerini kusacakları bir zemin bulsalar, biz de bu gotik coşkudan daha çok nasiplenseydik” diyor. Ama ‘Kusursuzlar’, en azından başarılı kadın oyuncularına böyle kanlı canlı iki kadın karakter oynama fırsatı sağladığı, üst orta sınıf hezeyanlarına dalma cesareti gösterdiği için kaydadeğer. Tabii bir de iyice suskun erkek güdümüne girmeye başlamış sinemamızda başka bir istikamet olabileceğini bir kez daha hatırlattığı için...