Akademi de 'ecdad'ı önemsedi!

Akademi de 'ecdad'ı önemsedi!
Akademi de 'ecdad'ı önemsedi!

En İYi Kadın Oyuncu dalında 9 yaşındaki 'Quvenzhan Wallis 'en genç' 84 yaşındaki Emmanuelle Riva ise 'en yaşlı' aday olarak Oscar tarihine geçti.

85. Oscar ödüllerinin adayları belli oldu. Steven Spielberg'in 'Lincoln' filmi 12 dalda, yönetmenliğini Ang Lee'nin yaptığı 'Life of Pi' 11 dalda Oscar'a aday. Uğur Vardan Akademi'nin seçimini değerlendirdi
Haber: UĞUR VARDAN / Arşivi

Bir zamanlar sinemanın yaşını küçülttüğü suçlamalarına maruz kalan Steven Spielberg, ‘büyüdüğünü’ kanıtladığı ilk film olan ‘Schindler’in Listesi’yle 1993’te hem ‘En iyi film’, hem de ‘En iyi yönetmen’ dalında Oscar’a ulaşmıştı. 1946 doğumlu yönetmen, o zamana kadar ‘Jaws’a, ‘Üçüncü Türle Yakınlaşmalar’a, ‘ET’e, ‘Indiana Jones’a, ‘Güneş İmparatorluğu’na rağmen rüştünü bir türlü ispatlayamıyordu Akademi nezdinde. ‘Schihdler’in Listesi’ sonrası 1998’de bu kez ‘Er Ryan’ı Kurtarmak’la hatırlandı ve bir kez daha ‘En iyi yönetmen’ dalında heykeli koltuğunun altına koydu.

Spielberg, sinemaya oyan heyecanını asla yitirmeyen bir isim. Vizyonu da tam bir Amerikalı bakışı. Hayatta acılar, felaketler olabilir ama önemli olan umudunu yitirmemek, aile huzurunu ve barışını korumak, gerekirse de kahramanlığa soyunmak… Dolayısıyla Spielberg, sistemin bağrından kopup gelen ve gerektiğinde restore eden, yenileyen bir sinemacıdır. Yani Hollywood’un tam da aradığı kişidir. Bu açıdan Lincoln gibi bir figürü onun gözünden yeniden izlemek Amerikan halkına da iyi gelebilir. Hele hele Lincoln’un hayatını adadığı temel ülkü olan ‘Köleliğin kaldırılması ve siyahlara eşit muamele’nin gerçek hayattaki karşılığı olan Barack Obama’nın iktidarda olduğu bir dönemde Abraham Lincoln’ün meşakkatli hayatının son dört ayına odaklanan bir filmi Akademi’nin adayları arasında bulmak son derece manalıdır (hoş aynı Amerikan sineması bu sezon Lincoln’ü ‘Vampir Avcısı’ olarak da karşımıza getirmişti ve ben de bu filme ilişkin eleştiri yazımın başlığında şöyle demiştim: ‘Biz sizi Başkan sandıydık!..’)

Ya Lincoln’ün rakipleri? Benzer şekilde ‘Argo’ da Amerikan siyasi ahlakını ve CIA’yi nihayetinde yücelten ve İran üzerinden düşman üreten bir filmdir ve bu da Akademi’nin kriterleri açısından uygun bir seçimdir. ‘Düşler Diyarı’ (Beasts of the Southhenr Wild), “Bakın biz anti-ütopyalara ve çevreci mesajlara da kulak kabartıyoruz”un ifadesidir. ‘Pi’nin Yaşamı’ (Life of Pi) ise, ‘Avatar’dan sonra 3D’ teknolojisini önemsemek ve sinemanın geleceğine ilişkin iyi niyet mesajı sunmaktır. Haneke’nin ‘Aşk’ının (Amour) listeye dahil edilmesi ise, 2012 yılı boyunca dünyanın dört bir yanındaki eleştirmenlerin, “En iyi film bu” çağrısına da bir anlamda onay vermektir. ‘En iyi film’ kategorisinin diğer beş üyesi ise daha çok listenin 10’a çıkarılmasının (gerçi bu yıl 9 aday var ama) avantajını kullanmaktır (Hoş Tarantino’nun ‘Django Unchained’ı izlemediğim için filme ilişkin doğru dürüst bir fikrim yok). Ama bana sorarsanız ‘Ey iyi film’in en doğru adresi Haneke’nin ‘Aşk’dır. Akademi üyelerinin çoğunun da belli bir yaşın üzerinde olması, bu filme olan ilgiyi arttıracakmış gibi geliyor bana.

Ya diğer kategoriler? ‘En iyi yönetmen’de Michael Haneke, Ang Lee, David O. Russell, Steven Spielberg ve Benh Zeitlin ‘Beşli’sinden benim gönlüm elbette Haneke’den yana ama Akademi ‘Devrimci ve ilerici’ takılmak adına hakkını ‘Düşler Diyarı’nın genç yönetmeni Benh Zeitlin’den yana kullanabilir. ‘En iyi erkek’de filmlerin hepsini izlemediğim için yorum yapmam zor ama sanki Daniel Day Lewis, ‘Sol Ayağım’dan sonra ‘İkiler’ gibi. Ama ben seyrettiğim filmlerden ‘Uçuş’taki Denzel Washington’I çok beğendim, ‘The Master’daki Joaquin Phoenix de iyiydi. ‘En iyi kadın oyuncu’da izlediğim üç film (‘Aşk’, ‘Düşler Diyarı’ ve ‘Kıyamet Günü’) itibariyle gönlümdeki isim ‘Aşk’taki performansıyla Emmanuelle Riva’dan yana. Son olarak ‘En iyi orijinal senaryo’ hakkında laflayayım: ‘Aşk’, ‘Django Unchained’. ‘Uçuş’, ‘Moorise Kingdom’ ve ‘Zero Dart Thirty’ beşlisinde yine gönlüm ‘Aşk’tan, dolayısıyla Michael Haneke’den yana.