Akasya Asıltürkmen: 'Eşek gibi damgalıyorlar'

Akasya Asıltürkmen: 'Eşek gibi damgalıyorlar'
Akasya Asıltürkmen: 'Eşek gibi damgalıyorlar'
Oyuncu Akasya Asıltürkmen, yaşadığı cinsel saldırının ardından adli süreçte yaşadığı sıkıntıları böyle özetliyor. Asıltürkmen, "Kendimi en aşağılanmış hissettiğim süreç, savcılıkta koluma vurulan kırmızı damgaydı" diyor.

Akasya Asıltürkmen, sistemi sorguluyor. Sistemin kadının yanında yer almadığından şikayet ediyor. Cinsel saldırıya maruz kalan kadının işleyişin çarpıklığı yüzünden daha da içine kapandığını ifade ediyor. Ona göre, ilk yalnızlaşma aşaması karakollar.


“Böyle bir travmayı yaşamış kadın / çocuk , uzun süre şokta oluyor. Şokun etkisi henüz zerre azalmamışken berbat bir süreç başlıyor. Daha ifadesi alınırken doğruları, gerçekten başına geleni söyleyemeyebiliyor. Bu yüzden karakol aşaması çok önemli. İfade alan memur sizinle otomobilinizin cami kırılıp teybiniz çalınmış gibi konuşuyor. Masal anlatır gibi belki birkaç saat önce başınıza gelmiş olayı anlatmanızı bekliyor. Hem de tüm detaylarıyla. Sonra mahkemede aynı ifade okumuyor herkesin önünde ve yenisi alınıyor. Ve en saçma olanı da şu; ifadenizi kamuyu bilgilendirmek niyeti altında alıp istedikleri basın organında kullanabiliyorlar! Ben bunu sonradan öğrendim ve inanın bu normal filan değil. Akıl, mantık dışı bir uygulama!”

Nazan Öncel: Babacığım yapma dedim, hayvan gibi soluyordu

Tarkan'dan Özgecan mesajı

Ebru Gündeş'ten Özgecan'a mektup

Cüneyt Arkın'dan Özgecan şiiri

Beren Saat'ten Özgecan cinayetiyle ilgili çarpıcı sözler



“Eşek gibi damgalanıp muayene sevk ediyorlar”
Akasya Asıltürkmen, bu süreçte yaşadıklarını yeri geliyor bürokrasi; yeri geliyor akıl dışı olarak nitelendiriyor. Anlam veremediği olay çok. Kendisini aşağılanmış hissettiği anları da. Ona göre, adli tıbbın komple değişmesi gerekiyor.

“Kendimi en aşağılanmış hissettiğim süreç, savcılıkta koluma vurulan kırmızı damga… Evet kırmızı damga vuruyorlar kolunuza adliyeye sevk edilirken, sizin siz olduğunuzu belirtmek için! Adli tıp raporu almaya gidişimdir. Hangi çağda yaşıyoruz arkadaş! TC kimlik numarası var, okuma yazma var, kimliğim, üzerinde belirgin olması zorunlu fotoğrafım var! Muhtemelen 1942'den beri değişmemiş saçmalıklardan biri. Eşek gibi damgalanıp, muayeneye sevk ediyorlar. Yaşadığın onca şey yetmezmiş gibi.”

“Bu benim sorumluluğum”
‘Neden şimdi’ sorusunun yanıtı bu. Akasya Asıltürkmen, attığı twitlerle farkındalık yaratmaya çalışıyor. Kadınların o süreçte bekleyen can sıkıcı aşamaları özetliyor.
“İnsanlar bunu genellikle niye saklıyorlar sanıyorsunuz? Bu bilgiyle yaşamak, hazmetmek zaten çok zor, bir de başkalarının da biliyor olması bütün kontrolü mağdurun elinden alıyor. Bu bilgi ile size zarar vermek isteyen de oluyor, yardım etmek isteyen de. Herkes kendi kapasitesinde olayı değerlendiriyor. Mukoza gibi, her etkiye açık ve hassas oluyorsunuz. Tabii ki ilk etapta herkesin bilmesini istemezsiniz. Benim bunları rahatlıkla konuşacak hale gelmem yedi senemi aldı.”

Asıltürkmen, kamuoyunda suçlulara verilecek cezanın ne olacağının tartışılmasını eleştiriyor ve yersiz buluyor. Ona göre, asıl konuşulması gereken kadın cinayetlerindeki davaların seyri ve yargılama süreci. Asıltürkmen, hukuki düzenleme şart diyor.

AKASYA ASILTÜRKMEN TWEETLERİ
1. Olay karakola intikal ettiğinde, saldırıya uğramış kadın için psikolog, çocuk için pedagog, ifade esnasında hazır bulunmalı.
2. Mağdurun ifadesi alınırken mutlaka kadın memur talebi karşılanmalı. İfade en önemli aşamalardan biri.
3. Hastane sevki ve muayene, mağdurun ruh hali göz önünde bulunarak yapılmalı.
4. Adli tıp kurulu... Komple değişmesi gerekiyor. Ne kadar yıpratıcı bir süreç, tahmin bile edemezsiniz. İnek gibi damgalıyorlar kolumuzu.
5. Mahkeme . Mağdurun açık adresi, suçlu ve yakınlarının da duyacağı sekilde okunuyor. Yanlış. Aynı salonda havayı solutmak bile yanlış.
6. Adliye muhabirleri. Alınan ifadeler kamuyu bilgilendirmek için haber yapılabiliyor. Sınırlamalar yetersiz. Tamamen gizlilik koyulmalı. KAYNAK: Al Jazeera / BAŞAK ÇUBUKÇU