Aktivizmi bir sorumluluk olarak görüyorum

Aktivizmi bir sorumluluk olarak görüyorum
Aktivizmi bir sorumluluk olarak görüyorum
'Kavak Yelleri'ndeki rolüyle geniş kitlelerce tanınan Aslı Enver, bu sezon 'Kayıp' dizisinyle ekranda olacak. İlk sinema filmi 'Tamam Mıyız'ın heyecanını yaşayan Enver'le sohbete çocukluktan başladık oyunculuktan çıktık.
Haber: ECE ÇELİK / Arşivi

Yaşamınızın ilk 12 yılını Londra’da geçirdiniz. Nasıl hatırlıyorsunuz çocukluğunuzu? Londra’da sokaklarda pek oynanmıyor. Öyle bir kültür yok. Genelde okulda aktiviteler oluyordu. Okul gezileri, okuldan sonra oyun saatleri falan vardı. Onun haricinde de evde vakit geçirirdik. Zaten kalabalık bir aileydik. Bir ağabeyim ve kız kardeşim olduğu için hep beraber oluyorduk.
Dönüşünüz tam da ergenliğin başladığı yıllara denk geliyor. Türkiye ’ye döndüğünüzde zorlanmış mıydınız? Çok zorlandım tabii ki. Tatillerde Türkiye’ye geliyorduk ama Türkçem okula gidecek kadar iyi değildi. Konuşabiliyordum ama deyimler ve atasözleri hakkında hiçbir fikrim yoktu. Şivem çok bozuktu, ne söylediğim pek anlaşılmıyordu. O yüzden Türkiye’ye döndüğümüzde Türkçe öğrenmek için bir hocayla çalışmaya başladım. Çağlar Hocam sağ olsun 12 yaşından sonra Türkçe yazmayı ve okumayı öğretti bana. Hatta aynı hocam beni ÖSS’ye de çalıştırmıştır. Onun sayesinde üniversiteyi kazandım. Bir de Londra’da eğitim ilkokulda Türkiye’dekinden çok daha hafif. Daha çok çocukların merakına göre oyun bazlı bir eğitim sistemleri var. Ben burada okula başladığımda birçok konuda yaşıtlarımdan gerideydim. Bu açığı kapatmak için haftanın beş günü özel ders alırdım. Aklınıza ne gelirse matematik, fen, kimya hepsinden özel ders alıyordum. Bu yüzden çok zorlandım.
Biz sizi ilk olarak ‘ Hayat Bilgisi’yle tanıdık ancak aklımızda yer etmesi ‘Kavak Yelleri’yle oldu. Sizin oyunculuğunuzda dönüm noktası olarak tanımladığınız proje hangisiydi? Açıkçası henüz bir dönüm noktası yaşadığımı düşünmüyorum. Yer aldığım her işin benim için farklı bir önemi var... ‘Hayat Bilgisi’ne başladığım zaman ilk defa kamera karşısına geçiyordum ve çok heyecanlıydım. İlk profesyonel işim oydu. ‘Kavak Yelleri’ ise işin birçok noktasını öğrendiğim bir okul gibiydi. Daha sonra gelen ‘Suskunlar’ içinde yer almaktan gurur duyduğum ve çok severek yaptığım bir iş oldu. Şimdi ise sırada ‘Kayıp’ var...
Üst üste iki gençlik dizisinde yer almak bu tarz rollerin üzerinize yapışacağı endişesini yaratmış mıydı?
Yaratmadı çünkü o işlerde yer aldığım yaşım da öyleydi zaten. Bir yetişkini oynasaydım olmazdı; üzerime oturmazdı. O zaman onları yapmam gerekiyordu. Zamanı geldiğinde yaşımın izin verdiği işleri de yapacağımı düşünüyordum.
Kayıp’ dizisinde nasıl bir karakteri canlandırıyorsunuz? Özlem, derinlikli ve tutkularının peşinden giden biri. Katmanları var ve onları ortaya çıkarmaya çalışmak çok keyifli.
Senaryoyu okuduğunuzda kabul etmenizi sağlayan neden ne oldu, önünüze gelen projelerde en çok neye dikkat edersiniz? Okuduğum senaryolarda beni en çok etkileyen şey beni bir yerde yakalıyor olması. Okuduğum zaman bir sonraki sayfayı çevirmek için heyecanlanıyorsam içinde yer almak istiyorum. ‘Kayıp’ın senaryosunu da ilk okuduğum zaman bunu hissettim. Tabii ki senaryo, yapım ve birlikte çalışacağım oyuncular ve yönetmenimiz Zeynep Günay Tan da işin içinde yer almak istememe neden oldu.
Tiyatro eğitimi aldınız, dizilerin yanı sıra tiyatroda yer alma düşünceniz var mı? Bir tiyatro oyununa hazırlanıyorsam en az iki ay başka bir şey düşünmek istemem. Bence tiyatronun en keyifli yanı prova dönemleridir. Bunun da dizi koşuşturması arasında ziyan olmasını istemem... Bir zaman sorunum var. Ayarlamakta zorlanıyorum ama yakın zamanda kendime sadece tiyatro yapacağım bir zaman ayırmayı çok istiyorum.
Bu yaz Çağan Irmak’ın ‘Tamam Mıyız’ filminin çekimlerindeydiniz. Sinema sizin için nasıl bir deneyim oldu? ‘Tamam Mıyız’ ilk sinema filmim ve ilk filmimde Çağan Irmak’la çalışmış olmak benim için çok büyük bir şans. Ben hep doğru filmin gelmesini bekledim açıkçası. Hiçbir zaman rollere ya da başka şeylere takılmadım. Önemli olan hikâyenin bütünüydü ve ‘Tamam Mıyız’ı okuduğum zaman kesinlikle içinde olmalıyım diye düşündüm.
Sosyal medyadan hayvan hakları eylemlerinden, LGBT Onur Yürüyüşü’nden fotoğraflar paylaşıyorsunuz. Aktivizmi sever misiniz? Sevmek değil de bunu bir sorumluluk olarak görüyorum. Karşı olduğum bir şey varsa, birinin yardıma ihtiyacı varsa ya da birilerine haksızlık yapıldığını düşünüyorsam orda olmam gerektiğini hissediyorum. Bu, benim kendi adıma yapmak zorunda hissettiğim bir şey.
İnternette sizinle ilgili yorumlara bakıldığında hep güzelliğinizle ilgili yorumlar göze çarpıyor. Kendinizle ilgili ne yazıldığını takip eder, önemser misiniz? Çok takip etmiyorum. Forumlara girip bakmam ya da işle ilgili araştırma yapmam ama Twitter hesabımdan direkt bana gelenleri görüyorum tabii.
Oyunculuğunuz yerine güzelliğinizin daha çok konuşulmasının sizi kızdırdığı oluyor mu? Yaptığımız iş görsel bir iş, bunun farkındayım... Özel hayatımda da işime saygımdan dolayı bu duruma dikkat ediyorum ama bu sadece bir artı olabilir benim için. Ben bu işin eğitimini alarak ve tüm emeğimi vererek devam ediyorum.
Yine sizinle ilgili yaygın kanı sakin bir karakter olduğunuz, seyircilerdeki bu yargı yapımcıları teklif edecekleri rol konusunda etkiliyor mu? Aşırı biri değilim. Sonuçta herkes nasıl yaşıyorsa ben de öyle yaşıyorum. Yerine göre ve gerektiği gibi davranmaya çalışıyorum. Şu ana kadar farkı karakterler oynadığımdan çok etkilediğini düşünmüyorum. Tabii bunu onlara sormak lazım.
Hayalinizde olan oynamak istediğiniz çok farklı bir karakter ya da tarihten bir figür var mı? Hayalini kurduğum bir karakter yok ama bazen izlediğimde ah şunu ben oynasaydım dediğim birçok rol oluyor.
30 yıl sonrasını hayal ettiğinizde kendinizi nerede görüyorsunuz? Yer olarak nerede yaşıyorsunuz, çoluk çocuk var mı, emekli mi oldunuz yoksa babaanne rollerinde mi oynuyorsunuz, anılarınızı kitaplaştırdınız mı? Otuz yıla kim öle kim kala… (Gülüyor)
Kayıp, 13 Eylül Cuma günü Kanal D’de başlıyor.