'Algılarımızı öğrenmek üzerine kurarsanız konservatuara ihtiyaç duymazsınız'

'Algılarımızı öğrenmek üzerine kurarsanız konservatuara ihtiyaç duymazsınız'
'Algılarımızı öğrenmek üzerine kurarsanız konservatuara ihtiyaç duymazsınız'
Engin Hepileri, iki yakın arkadaşın aynı kadına aşık olduğu 'Çalsın Sazlar' ile sinemanın ardından TV'de ilk kez MovieSmart Türk HD ekranlarında bu karşımıza çıkıyor. Hepileri ile D-Smart dergisinin haziran sayısına konuştu...

“Oyunculuk benim için bir yaşam biçimi” diyen Hepileri, günümüz aile kavramını irdeleyen tiyatro oyunu ‘Katil Joe’ oyununa son sürat devam ederken, sinemadan da uzak kalmıyor. Tiyatronun hayatında çok önemli rol oynadığını belirten oyuncu, son yer aldığı ‘Çalsın Sazlar’ filmi için ise “Hayatım boyunca unutmayacağım kadar önemli bir yerde” diyerek, filmdeki Barba rolünü en iyi şekilde sahipleniyor.

Sizce, oyunculuk için eğitimin önemi nedir?
Oyunculuk benim için bir yaşam biçimi. Her oyuncu kendini eğitebildiği sürece ayakta kalabilir. Bu yüzden elbette eğitim almak önemli. Konservatuvarlar sanat eğitimi veren yerlerdir ve dört sene boyunca o sanat dalı üzerinde konservatif bir eğitim sunarlar. Düşünün ki hayatınızın en verimli yaşlarında her sabah oyunculuk için kalkıp, her gece oyunculuk için yatarsınız. Bu açıdan konservatuar önemlidir ancak kişi kendini konservatuvar dışında da eğitebilir, geliştirebilir. Bu bir algı meselesidir. Algılarımızı öğrenmek üzerine kurarsanız konservatuara ihtiyaç duymazsınız.

‘Katil Joe’ oyununuz devam ediyor. ‘Katil Joe’ nasıl bir oyun? İzleyiciden nasıl geri dönüşler alıyorsunuz?
‘Katil Joe’, sert bir kara komedi. Günümüz aile kavramını irdeliyor. Toplumun çekirdeği olan aile, o toplumun duruşunu da belirler. Yazarımız Tracy Letts, popüler kültürün aile üzerindeki etkisini çok iyi irdelemiş. ‘Katil Joe’ oyununda bir yandan kahkahalarla gülerken bir yandan da popüler kültürün nasıl sonumuzu hazırladığını görüyoruz.
Tiyatro âşığı biri olduğunuzu göz önünde bulundurursak, dizi ve filmlerde rol almak sizi mesleki yönden tatmin ediyor mu?
Benim için esas olan oyunculuk. Tiyatro bu mesleği yaptığım kolektif bir sanat. Elbette tiyatroda büyüdüğüm için yeri apayrı. Ancak sinema sanatının da üzerimdeki etkisi büyük. Oyunculuk her nerede yapılırsa yapılsın bana keyif veriyor. Bir karaktere can vermek, o duyguyu birilerine aktarmak daha doğrusu kendimi sanatımla ifade etmek beni her zaman iyi hissettiriyor.


‘Çalsın Sazlar’ filminde Barba rolünü üstlendiniz. Filme dahil olmanız nasıl gerçekleşti?
Filmimizin yönetmeni ve senaristi, ustamız Nesli Çölgeçen beni bir görüşmeye çağırdı. Gittiğimde senaryoyu okumuştum. Nesli Hoca'ya rolün ve filmin zor olduğunu söylediğimi hatırlıyorum. Suratındaki “Nasıl zor yani?” sorusunu hiç unutmuyorum. Görüşmenin sonunda “Ben zoru severim hocam” dediğimi hatırlıyorum. O görüşme benim için çok özeldir, ‘Çalsın Sazlar’ filmi ise hayatım boyunca unutmayacağım kadar önemli bir yerdedir.

Barba ile benzer yanlarınız var mı?
Elbette var. Oynadığım her karakterde muhakkak kendimden bir şeyler katmaya çalışıyorum. Rollerin bendeki karşılıklarını yansıtmaya çalışıyorum. Barba, hayatın tüm zorluklarına rağmen ayakta kalmaya çalışan güçlü ve inançlı bir karakter. Aynı zamanda hayatın her anından keyif almayı bilen güleryüzlü ve neşe dolu bir adam. Bu yönleriyle de sanki birbirimize biraz benziyoruz gibi.

Bu filmde yer almasaydınız, bir seyirci olarak neler söylerdiniz?
Bu film benim için artık dışardan bakılabilecek bir film değil. Bu Nesli Hoca’nın yazdığı günden başlayarak benim okuduğum ilk an ve sinemada izlediğim son ana kadar benim de hikâyem oldu. Biz söyleyeceğimizi söyledik. Sinemada izleyenler de söylediler. Şimdi sıra D-Smart izleyicilerinde.

Filmde en yakın arkadaşınızla aynı kadına âşıksınız. Peki, aşk sizin için gerçekte neler ifade ediyor?
Aşksız bir yaşam düşünemiyorum. Aşk, insanın yaşayabileceği en güzel duygudur. İnsan âşık olmalı, sevmeli, sevilmeli ve her anını coşkuyla dolu dolu yaşamalı.

 

Hayatınızda ‘mutlaka yapmalıyım’ dediğiniz neler var? Kendinizi daha sonraki yıllarda nerelerde görmek istersiniz?

Yine önemli yönetmenlerle çalışmak isterim. Tiyatro konusunda her zaman büyük hedeflerim oldu. Şimdi sinemada da kendime büyük hedefler belirledim. Mesela dünyada kendini kabul ettirmiş oyuncularla bir film yapmak ne kadar heyecan verici olsa gerek.


    ETİKETLER:

    Sinema

    ,

    sanat

    ,

    aşk

    ,

    Popüler

    ,

    Oyun

    ,

    Sabah

    ,

    Aile

    ,

    Yaşam

    ,

    Komedi

    ,

    Gece

    ,

    katil

    ,

    dizi

    ,

    film

    ,

    eğitim

    ,

    karakter

    ,

    zaman

    ,

    dolu

    ,

    Uzak