Ali Poyrazoğlu: Aşk acısına reçel çok iyi gelir

Ali Poyrazoğlu: Aşk acısına reçel çok iyi gelir
Ali Poyrazoğlu: Aşk acısına reçel çok iyi gelir
Oyuncu Ali Poyrazoğlu nasıl bir aşık olduğunu anlattı: Aşkta kendimi kaptıran tiplerdenim. Sadık bir aşığım ve ikili ilişkinin sürekli olmasına inananlardanım. Dokunduğun tenin, senin içinde yarattığı derinliğin peşini bırakmamak gerektiğini düşünüyorum

RADİKAL - Kanal D’nin, yapımcılığını D Productions’ın üstlendiği, sevilen sohbet programı “Nazlı Ilıcak’la Pazar Gezmesi” nin bu haftaki konuğu Ali Poyrazoğlu oldu.

Evini, kuklalar, önemli ressamların tabloları ve sahneye koyduğu oyunların beğendiği dekor eşyaları ile döşeyen Poyrazoğlu,   “ Türkiye ’deki en büyük kukla koleksiyoncusu benim. 200 parçaya yakın kuklam var. Bir müzeye hediye etmeyi düşünüyorum. Saklamama imkan yok” dedi. Evinin duvarında bir sünnet tablosu bulunan Ali Poyrazoğlu; Berna Türemen’e ait tablonun kendi sünnetine benzediği için satın aldığını belirtti. Ali Poyrazoğlu, resme olan ilgisini şöyle anlattı: “Evimizde çok resim vardı. Babam iflas edince tüm değerli resimler satıldı. Buradaki resimlerin 1-2 tanesi hariç, hepsini pazarlık ederek ve taksitle aldım.” 

18 yaşındayken Müjdat Gezen, Savaş Dinçel, Erdal Özyağcılar ve Hülya Koçyiğit ile figüranlık yapan Ali Poyrazoğlu, tiyatrodan neden kovulduklarını şu sözlerle anlattı:  “Konservatuvardayken bizi şehir tiyatrosuna götürmüşlerdi. Orada oynuyorduk, figüranlık yapıyorduk. Ufacık şeyler oynuyoruz. Biraz asi figüranlardık, şutlandık şehir tiyatrolarından. Hakkımızı yiyorlardı, gençlerin hakkını yememek lazım. Torpilliler gelip oynuyorlardı, biz oynayamıyorduk. İsyan çıkardık. Hamlet piyesi oynanıyordu ve biz oynamak istiyorduk. Muhsin Ertuğrul rolü Ayla Algan’a verince biz çok öfkelendik. Oyunda olmayacak bir şey yaptık ve kovulduk. Hemen tiyatronun kapısında yeniden tiyatro kurduk.”

Ali Poyrazoğlu, yakın arkadaşı Müjdat Gezen’in hastalık hastası olma durumunu “Müjdat, hastalık hastasıdır. Eskiden sataşırdık, artık yapmıyoruz. Müjdat ayrıca simetroman, simetri hastası, üzerini başını düzeltir herkesin. ‘Öleceğim, öleceğim’ diye dolaştığı doktorlar vardı, doktorların hepsi öldü. Müjdat doktorsuz kaldı. Aslanlar gibi…”

Ali Poyrazoğlu, nasıl bir aşık olduğunu “Aşkta kendimi kaptıran tiplerdenim. Sadık bir aşığım ve ikili ilişkinin sürekli olmasına inananlardanım. Dokunduğun tenin, senin içinde yarattığı derinliğin peşini bırakmamak gerektiğini düşünüyorum” sözleriyle dile getirdi.

Poyrazoğlu bugüne kadar terkedilip edilmediğini ise “Terkedildim. Hem de bu evde terkedildim, şu bahçede başıma neler geldi. Bazen ten eskiyor, ten paslanıyor. Elektrik geçmiyor, ilişki yalnızlığa dönüşüyor. Yukarı komşum bir gün bana geldi ve ‘ Aşk acısına reçel çok iyi gelir. Reçel pişireceksin, reçel pişirirken hiçbir şey düşünemezsin’ dedi. Ben burada bir reçel fabrikası kurdum. Kavanozlara doldurup, apartmana ve bütün mahalleye dağıttım. Sonra başkası ile tanıştım, reçeller kesildi. Mahalle benim başka biriyle tanıştığımı anladı. Onun üzerine kesin sonuç belli olsun diye turşu yapıp, herkese gönderdim ve olayı kapattım” şeklinde anlattı.

Nazlı Ilıcak’la Pazar Gezmesi, Pazar  günü saat 12:30’da Kanal D’de yanlanacak.