Almanya'da da herkes Beethoven dinlemiyor!

Almanya'da da herkes Beethoven dinlemiyor!
Almanya'da da herkes Beethoven dinlemiyor!
Yeni albümünde Mozart konçertoları yorumlayan Gülsin Onay: Müziği C vitamini kadar önemsemek lazım

Romantizmin doruklarında, derin bir melodi; adrenalini artıracak müthiş bir coşku. Birbirine zıt karakterde iki farklı anlatım... Gülsin Onay, Mozart’ın iki konçertosunu, ünlü şef Jörg Faerber yönetimindeki, Bilkent Senfoni Orkestrası eşliğinde yaptığı albüm kaydını Lila Müzik etiketiyle piyasaya çıkardı.
İkinci evim dediğiniz Bilkent Orkestrası ile, bir Mozart yorumuyla karşımızdasınız. Nasıl bir çalışma oldu?
Bilkent, çok iyi bir orkestra, bir kere onların müthiş bir Rus repertuvarı var: Rahmaninov, Prokoviev... Ayrıca Mahler’in eserlerini de çok iyi yorumluyorlar. Senfonik repertuvarları çok başarılı. Burada altını çizmek istediğim Bilkent orkestrasının daha önce Mozart tınısıyla ön plana çıkmamış olması. İşte bu aşamada şef devreye giriyor... Jörg Faerber orkestraya eseri çok güzel anlattı, bunu provalarda müthiş hissettirdi. Bu bir puzzel parçalarını birleştirmek gibidir. Tüm eksik parçalar doğru tamamlandığında ortaya müthiş bir şey çıkar ve burada şef önemlidir. 

Eseri ilk ne zaman seslendirdiniz?
Mithat Fennen ile 12 yaşındayken çalmıştım. O zamandan beri beni en etkileyen eserlerden biridir. Mozart re minörü çok dramatik kullanıyor. Aslına bakarsanız Mozart’ın eserlerinde dramatizme sık rastlanmaz. Requiem’de vardır, bir de bu konçertoda. Çok fazla dramatik ve derinden hüzünlü bir tonalitedir. Eser, çok klasik bir dönemin içinde son derece şiirsel romantik bir şarkı anlatımıyla ortaya çıkıyor. Dramatik iki nota arasındaki seslerde bile, muhteşem bir şarkıya şahit oluyorsunuz. Kısacası çok zengin ve dolu bir eser. 

Türkiye ’de klasik müziğe olan ilgiyi nasıl değerlendiriyorsunuz?
Zannetmeyin ki Almanya ’nın bir kasabasında herkes Beethoven dinliyor... Bırakın dinlemeyi tanımıyor bile... Ancak şunu da söylemek gerekir ki, okullarda çok iyi bir eğitim var. Özendiriyorlar. Çünkü müzik kişiliği ve beyin fonksiyonlarını geliştiriyor. Tabii bunun aksi de söz konusu. Müzik, kişiliğinizi bozabilir de. Beğenmediğiniz bir şeye bakmama şansınız var, ancak duymama şansınız yok. Fonda bile olsa müziği dinlemek zorunda kalıyorsunuz. O nedenle ebevyenlerin C vitaminine önem verdiği gibi, müziğe de önem vermeleri gerekiyor.
Albümü kelimelere dökseniz...
Çalmayı tercih ederim... (gülüyor) Şiirsel anlatım önemli. Dingin bir albüm. Hem şeffaf hem de müthiş bir gizem var insanı içine çeken...
Gülsin Onay, Darüşşafakalı çocuklar için 22 Aralık 20:00’de Süreyya Operası’nda resital verecek. 

Mozart’ın farklı ruh halleri
Mozart’ın Requiem ve KV 466 re minör konçertosunda, diğer eserlerinin aksine romantizmi ve hüznü iliklerinize kadar hissedersiniz. Piyanist Gülsin Onay’ın albümü, bestecinin iki yönünün altını çiziyor. KV467 do majör konçerto ile çoşku, KV 466 re minör konçerto ile hüznü ne kadar şiirsel anlattığına şahit oluyoruz. Kuşkusuz bu albümde çok sayıda Mozart kaydı ve yorumu yapmış şef Jörg Faerber’in de katkısı büyük... Gülsin Onay’ın notalara kattığı müthiş yorum ve zengin ifadeyi de vurgulamak gerek.


    ETİKETLER:

    Almanya

    ,

    Türkiye

    ,

    yorum