Altan Öymen'in 60'ıncı yılında medya zirvesi

Altan Öymen'in 60'ıncı yılında medya zirvesi
Altan Öymen'in 60'ıncı yılında medya zirvesi

Altan Öymen: Mesleğe girmek çok kolay olmadı, dört kez görüşmeye gittim. Ama ilk günkü heyecanımı hala koruyorum.

Altan Öymen'in 60. yılı medya zirvesi gibi bir geceyle kutlandı. Kendisi için hazırlanan film, kitap ve Radikal çalışanlarının verdiği hatıra Altan Öymen için gecenin sürprizleri oldu
Haber: CEM ERCİYES / Arşivi

Hilton Oteli’nin Şadırvan Salonu’nda neredeyse Türkiye medyasının bütün önemli isimleri bir araya toplanmıştı. Her biri Altan Öymen’in gazetecilik serüveninin bir durağında kendisiyle çalışmış dostları, onun meslekteki 60’ıncı yılını kutladılar. Gecede, Öymen’e hayatını anlatan bir film, dostlarının hakkındaki düşüncelerini içeren bir kitap ve kendisi için çıkarılan bir gazete sürprizi yapıldı.
Ankara’da Ulus Gazetesi’nde 18 yaşında parlamento muhabiri olarak başladığı gazetecilik mesleğinde 60’ıncı yılını dolduran Radikal Gazetesi yazarı Altan Öymen için dün akşam Hilton Oteli Şadırvan Salonu’nda bir program düzenlendi. Kızı Aslı Öymen’in organize ettiği geceye Altan Öymen eşi Aysel Öymen’le el ele geldi. Saat 19.00’da başlayan kutlama gecesine Öymen ailesinin yanında Aydın Doğan Vakfı Yönetim Kurulu Başkanvekili Sema Işıl Doğan, Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, Doğan Yayın Holding CEO’su Mehmet Ali Yalçındağ, Doğan TV Başkanı Begümhan Doğan Faralyalı, Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Vuslat Doğan Sabancı, CNN TÜRK Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Ali Birand, Radikal Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Eyüp Can, gazeteci Oktay Ekşi, gazeteci Hasan Cemal’in de aralarında bulunduğu çok sayıda davetli katıldı.
Gecenin sunumunu yapan Aslı Öymen, babasına “ilk sürpriz” dediği Altan Öymen’in bugüne kadar olan hayatını anlatan kısa bir filmi yayımladı. Öymen, müzik eşliğinde barkovizyonda yayımlanan çocukluğundan bugüne kadar olan fotoğraflarını görünce duygulandı.
Öymen, daha sonra 60’ıncı yıl kutlaması fikrinin nasıl doğduğunu şöyle anlattı:
“Tatildeydim. Hasan Cemal aradı. ‘Baban bu yıl gazetecilikte 60’ıncı yılına giriyor. Baban için bir sürpriz yapmamız lazım. Bu sürpriz kitap olmalı. Onu anlatan bir kitap. Ama bundan haberi olmamalı. Ben kitap yazıyorum. Sana kolay gelsin’ deyip telefonu kapattı. Neye uğradığımı şaşırdım. Elimizden geldiğince babamdan saklamaya çalıştık”
Konuşmanın ardından sahneye çıkan Altan Öymen’e kızı ikinci sürpriz dediği “Altan Abi Vaziyete Hakimiz” isimli kitabı hediye etti. Kitabın içinde Altan Öymen hakkında gazeteci arkadaşlarının düşünceleri ve anıları bulunuyordu. Kitabı uzun uzun inceleyen Öymen, “Kitabı görmemiştim. Ama böyle birşey sezmiştim. Şöyle anladım. Birgün Rauf Tamer beni aradı. ‘Abi yazımı okudun mu?’ dedi. Benim hakkımda bir şeyler yazdığını düşünüp son bir hafta bütün yazılarını taradım. Ancak hakkımda bir şey bulamadım. Birkaç gün sonra başka bir arkadaş arayıp ’Yazımı gönderdim’ deyince bir şeyler hissettim. Ancak kitabı ilk kez görüyorum” dedi.
Öymen’e son sürprizi ise Radikal Gazetesi çalışanları adına Yayın Koordinatörü Bülent Mumay yaptı. Öymen’in yeni Radikal’de çıkan ‘60 Yıl Önce, 60 Yıl Sonra’ başlıklı ilk yazısını bir anı olarak kendisine sundu. Sürprizler için teşekkür eden Öymen, “60 yıl önce bugün 12 Aralık günü Ankara’da Ulus Gazetesi’nde parlamento muhabiri olarak göreve başladım. O ilk günün heyecanını hâlâ yaşıyorum. Ama mesleğe başlamak kolay olmadı. İşe girebilmek için her hafta görüşmeye gittim. Ve dördüncüde başardım. Bugün burada nesillerin buluşmasını gördüm. Bu beni çok mutlu etti” diye konuştu.
Sahneden inen Öymen’i arkadaşları tekrar tebrik etti. Öymen basın mensuplarının “Hayırlı olsun. Ne hissediyorsunuz? Yeni gazetecilere tavsiyeleriniz nedir?” sorularına “60’ıncı yılda olmak güzel bir şey. Bu mesleği iyi yaparsanız kalıcı olursunuz. Mesleği herkese tavsiye ediyorum. Gazetecilik sevmeyle yapılır. Severseniz meslekte başarılı olursunuz. Sevmeden olmaz. Siz severseniz meslek de sizi sever” dedi.
Arkadaşlarından gazeteci Hasan Cemal, Altan Öymen hakkındaki düşüncelerini şöyle anlattı:
“Altan abi benim meslekteki ustamdır. Haber yazmasını, gazeteciliği, yani meslek adına her şeyi ondan öğrendim. O çok önemli bir gazeteci.”
Gecenin sonunda davetlilere “Altan Abi Vaziyete Hakimiz” isimli kitap dağıtıldı.

Muhabir, yayın yönetmeni, patron... 
* 1932 - İstanbul’da doğdu 
* 1950 - Ulus gazetesinde parlamento muhabirliğine başladı. 
* 1953 - CHP mallarına el konulunca Ulus kapandı. Gazeteciliğe Yeni Ulus’ta devam. 
* 1955 - Tercüman gazetesi, Ankara temsilcisi 
* 1957 - Yeni Gün gazetesinin önce istihbarat şefi sonra Genel Yayın Yönetmeni 
* 1958 - Yeniden Ulus gazetesine döndü, köşe yazarı ve muhabir olarak 
* 1960 - Öncü Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni, Ankara Gazeteciler Derneği Başkanı 
* 1961 - Kurucu Meclis üyesi 
* 1962 - Almanya yılları. 1966’ya kadar Bonn Büyükelçiliği’nde basın ateşesi. 
* 1966 - Milliyet Gazetisi’nde köşe yazarı 
* 1967 - Mesleğe başladığı Ulus Gazetesi’nin Genel Yayın yönetmeni 
* 1967 - Akşam Gazetesi’nde yazarlığa başladı, bir yandan da Batı Alman Radyosu (WDR) ve Alman Basın Ajansı (DPA) Ankara muhabiri olarak çalıştı. 
* 1972 - Anka Ajansı’nı kurdu. Sahibi ve yayın yönetmeni olduğu ajans büyük başarı sağladı. Cumhuriyet ve Akşam’da yazmaya devam etti. 
* 1972 - Sıkıyönetim sırasında ‘uçak kaçırmak’ suçundan tutuklandı. Tabii suçlama asılsız çıktı. 
* 1975 - Ajansta birlikte çalıştığı Uğur Mumcu’yla birlikte hazırladıkları mobilya ihracatı yolsuzluğu büyük ilgi gördü, dosya kitap oldu. 
* 1977 - Siyaset yılları başladı. CHP’nin Ankara Milletvekili olarak Parlamento’ya girdi. Turizm ve Tanıtma Bakanı oldu. Aynı zamanda CHP Grup Başkanvekilliği yaptı. 
* 1980 - 12 Eylül darbesinin ardından gazeteciliğe döndü. Cumhuriyet Gazetesi’nde yazdı. 
* 1982 - Milliyet’e geçti. 1995’e kadar yazarlık, yayın kurulu üyeliği başyazarlık ve genel yayın koordinatörlüğü yaptı. 
* 1989 - TRT için İkinci Dünya Savaşı ve Türkiye belgeselini hazırladı. 
* 1995 - Tekrar Paralamento. İstanbul Milletvekili olarak Ankara’ya döndü. 
* 1999 - Deniz Baykal’ın istifası üzerine CHP Genel Başkanı seçildi, partiyi yenilemek üzere işe koyuldu. 
* 2000 - Kurultaya gitti, CHP yine Deniz Baykal dedi... 
* 2002 - Anı kitaplarının ilki olan Bir Dönem Bir Çocuk yayımlandı. 
* 2005 - Radikal’de yazmaya başladı.

Bütün gazetecilerin Altan Abi’si

Altan Öymen için hazırlanan ‘Altan Abi Vaziyete Hakimiz’ adlı kitap, 50’lerden günümüze Türk basınında görev almış atmışa yakın ismi bir araya getiriyor. Meslektaşları, farklı dönemlerde ve farklı görevlerde tanıdıkları centilmen, titiz ve soğukkanlı Altan Öymen’i anlatıyorlar

Oktay Ekşi:
Gazeteciliğe girdiğim 1952 yılının başında (...) Altan Öymen mesleği bilerek isteyerek seçtiği kolayca fark edilen, nitelikli, zeki, kibar, olgun tavırlı ve ‘kalemi güçlü’ bir yetenek olarak hemen dikkat çekiyordu. 

Hakkı Devrim:
Hep aklı başında, daima serinkanlı, işini ciddiye alan, bilgisi, sağduyusu, çalışkanlığı ve beyefendiliğiyle örnek bir gazeteci ve vazgeçilmez bir dosttur Altan. 

Nail Güreli:
Hayatı, ağır çekim gibi sindire sindire yaşamak, onda gördüğüm belirgin özelliklerden biri. 

Cüneyt Arcayürek:
İki karpuzu bir koltuğa başarıyla sığdırabilen ender insanlardan biridir Altan. 

Avni Özgürel:
Partili ama kullanageldiğimiz manasıyla partizan olmayan, mesleğin yönetim katında olmak ile muhabir katında olmak arasında fark görmeyen, demokrat sıfatının lügatlerindeki karşılığında ne yazıyorsa tamamını kişiliğinde toplamış ve belki de hepsinden daha önemli olarak gözün gözü görmediği karanlık tablolar içinde dahi umut ışığını seçip ona yönelen bir insan Altan Öymen. 

Hıncal Uluç:
Gazetecilik yaşamımda Öncü’nün bambaşka bir yeri vardır. (Yayın müdürüm Altan Öymen) Harika bir ağabey, harika bir gazeteci, harika bir insandı. Onunla aramızda o hep saygı ve sevgi dolu mesafe vardı, ama kardeşi Örsan’la kardeş gibiydik. 

Ali Sirmen:
Gazetecilikte ekol ve de o ekolün hocası olmuş, mesleğimizin iftihar kaynaklarından biridir. 

Melih Aşık:
Siyasette de gazetecilikte de titizdir. Yanlış yapmamak ve hak yememek için kılı kırk yarar. 

Derya Sazak:
Bir meslek ustası olarak, Anka Ajansı’nda muhabirlik yaptığım 1978 yılından bu yana ‘bağlılık’ duygularımı hiç eksiltmediğim, her fırsatta yinelediğim isimlerin başında gelir. 

Füsun Özbilgen:
Anka Ajansı’nda geçirdiğim o yıllar galiba yaşamımın en mutlu yıllarıydı. 

Hasan Cemal:
Yarın bu ülkede gazeteci milletinin gerçek tarihi yazıldığında, herhalde Altan Öymen’e güzel, uzun safyalar ayrılacak. 

Mehmet Ali Birand:
Ön planda olsa dahi kendini ön plana atmaz. Tutumu ve akil yaklaşımıyla, onu öne çıkaran hep etrafındaki kişiler olmuştur. 

Mehmet Barlas:
Benden tam on yaş büyük Altan Öymen. Ama kesinlikle benden daha genç. Elyazması makalelerindeki arayış, hâlâ 50’lerin, 60’ların heyecanının yansıtıyor. 

Nazlı Ilıcak:
Hep birbirimizden aykırı fikirleri savunsak dahi Altan’ı çok severim. Centilmen, esprili, şeker gibi bir arkadaştır. 

Okay Gönensin:
Haberin küçüğü büyüğü, önemlisi önemsizi olmadığını, her haberin üzerine aynı titizlikle gidilmesi gerektiğini de o öğretti, yaşattı. 

Oral Çalışlar:
Gazeteciliğin en önemli kodlarından biri tecrübeye saygıdır. Altan Abi, mesleğin ‘uzun mesafe koşucusu’dur. 

Orhan Erinç:
Yıllarca milletvekilliği, bir ara bakanlık, bir ara da CHP genel başkanlığını yapmış olmasına karşın 60. yılına ulaştığı mesleğinde hep saygın, yazıp söyledikleri ciddiye alınan gazeteci kimliğine laf eden çıkmamıştır. 

Sedat Ergin:
Altan Öymen’in Türkiye’de gazetecilikte önemli bir ekol olduğunu düşünüyorum. Nasıl bir Abdi İpekçi, bir Uğur Mumcu bugün Türk basınında ekol olarak kabul ediliyorsa, bence Altan Öymen de ağırlık olarak bu kümenin içindedir. 

Tarhan Erdem:
Partide, gazetede ve Meclis’te birlikte olduk, yan yana çalıştık. Altan Bey, ‘demokrasi’nin yanındadır, ahlaklıdır ve dürüsttür. 

Aydın Doğan:
Uzun yıllar birlikte mesai yaptığımız için Altan Öymen’deki gazetecilik ruhunun ne kadar kuvvetli olduğunu en iyi bilen insanlardan biriyim. (...) Altan Öymen muhabirliğinde, gazeteciliğinde ne kadar tez canlı ve ataksa, uzun yıllar süren yazarlığında ve başyazarlığında bir o kadar soğukkanlı olmuştur. (...) Hem gazeteci olarak onunla çalışmış hem de dostluk etmiş olmak, benim için her zaman çok özel bir değer taşımıştır ve taşımaya devam edecektir. 

Cem Erciyes:
Altan Bey’in anı kitaplarını nasıl kılı kırk yararak hazırladığının da bir parça şahidiyim. Arşivini neredeyse yanında gezdirerek, her şeyi tek tek kontrol ederek yazdığını biliyorum. 

Hakan Çelenk:
Mesleki büyüğüm gazeteci Altan Ağabey’den detayları görmeyi öğrendim.

İsmet Berkan:
Altan Öymen hayatından film yapılması, meslek hayatı okullarda derslere konu olması gereken bir insandır. 

Eyüp Can:
Altan Bey’le altı yıldır tanışıyorum. Referans’la başladı tanışmamız, şimdi Radikal’le devam ediyor. Ama ben onu her okuyuşumda 60 yıldır tanıyormuş gibi hissediyorum. Çünkü Altan Abi en güncel konuyu bile 60 yıllık bir perspektif ve tecrübeyle aktarıyor okurlarına.