'Alternatif' çözüm yolu

'Alternatif' çözüm yolu
'Alternatif' çözüm yolu
Son dönemde alternatif tiyatrolarda gözlenen kalite ve seyirci azalmasının nedenlerini, işin mutfağındakilere sorduk.

Dün sayfalarımızda yayımlanan ‘Alternatif tiyatro nereye?’ başlıklı yazıda, tiyatro yazarımız Bahar Çuhadar 27 Mart Dünya Tiyatrolar günü vesilesiyle alternatif/bağımsız tiyatro ortamına dair gözlemlerini aktarmıştı. Yazı özetle son yıllarda hareketlenen alternatif tiyatroların; bir sezondur gözle görülür biçimde seyirci sıkıntısı çektiğinden, oyunların birbirine benzer bir hal aldığından ve düşünsel zeminlerinin zayıf olduğundan, topluluklar arasında sağlıklı bir eleştiri mekanizması bulunmadığından bahsediyordu. Konuyu alternatif/bağımsız tiyatroculara sorduk... 

Ekipler cesur değil 

Zeynep Kaçar (Bab-ı Tiyatro): Ben 12 yıldır alternatif tiyatro yapıyorum. Bu işin kurucularındanım. Alternatif tiyatroda seyirci sorunu hep vardı. Artık alternatif tiyatrolar çok popüler işler yapmaya başladı, derin bir yapamıyor. Bu yüzden takipçi bir seyirci de oluşturmuyor. Ama kaliteli olsa da seyirci çeker mi bilmiyorum. Kimse konuların derinliğine girmiyor. Ekipleri cesur bulmuyorum, fazla çekingenler. Biçim olarak denemeler yapılabilir. Alternatif tiyatro demek, denemek demek; denemekten korkuyorlar içerikte de derine girmek gerekiyor. 

Sorun mutfağın boşalmasında 

Mirza Metin (Destar Tiyatro): Seyirci sayısı genelde düşük. Aslında son iki-üç yılda basının alternatif tiyatrolara yer vermesi alternatif tiyatroları olumlu etkiledi. Doğru, son yıllarda çok fazla ekip var ve esas sorun işin mutfağının boşalması. Yılda bir iş yapan ekipler yılda beş iş yapayım dediği zaman sorun oluşabiliyor. Aynı zamanda çok fazla prodüksiyon seyircinin ilgisini dağıtabiliyor. Alternatif tiyatrolar olarak birbirimizi eleştirebildiğimizi düşünüyorum. Bu sene çok fazla alternatif tiyatro izleyemedim ancak ben de çevremden bu seneki oyunlarla ilgili “Şu oyun muhakkak görülmeli” lafını duymadım. 

Patlama yaşandı şimdi duraklama dönemi 

Cem Uslu (Ekip Tiyatrosu): Benim için alternatif tiyatro ana akımın, genelgeçer olanın karşısında olan demektir. “Alternatif tiyatro yapıyor” denilen tiyatroların bu kavramın içini doldurabildiğini düşünmüyorum. Ben çok fazla grup olmasından mutsuz değilim. Ayda 100’den fazla oyun izleyebiliyorsunuz ancak 100’den fazla yönetmen yok ya da 300-400 oyuncu yok. Bu tiyatroların oynandığı mekânlarda havalandırma olarak, sahne olarak seyirciye iyi koşullar sunulmuyor. Seyirci tatmin olmamaya başladı. Alternatif tiyatro çok biçimsel bir duruma dönüşmüş durumda. Kaba tabirle sahnede kusarak, küfrederek, cinsellikle ilgili şeyler yapmayı seyirciye bir yenilik olarak sunuyorlar.
Bir de son zamanlarda ne yaptığının bilincinde olmayan tiyatrolar olduğunu görmeye başladım. Ancak yine de alternatif tiyatroyu çok değerli ve iyi niyetli buluyorum. Alternatif tiyatroda bir patlama yaşandı şimdi ise durakla dönemine girdi. Bunun doğal bir süreç olduğunu düşünüyorum. Suyun üzerinde bazı ekipler kalacaktır. 

Gruplar ‘Nasıl bir iz bırakıyoruz’ diye sormalı

Nilgün Kurt (Pangar): Ben Alternatif Tiyatro Mekânları Ortak Girişimi’nin kurucularından sayılırım. Bu grupların ya da mekânların çoğalması sevindirici ancak kalite düşüyor. Mekânlar çok olsa da gruplar onlardan çok daha fazla. Yöneticilik yaptığım zamanda bize teklifle gelen gruplar sahneye koyabildiklerimizin iki katıydı. Grupların bütçeleri yok ve profesyonel yapılanmaya giremiyor. Amatör ruhu kaybetmedikleri için işlerine asılıyorlar ancak kalıcı olabilmek için profesyonel bir yapılanma gerekiyor. Bu grupların reklam bütçeleri yok, içlerinde kimse yok bu sebepten seslerini duyurma sıkıntısı yaşıyorlar. Bu mekânlar tiyatroya yeni bir nefes getirdiler. Çok güzel oyunlar da seyrettik ama bazıları da tekrara düştü. 50 kişilik salonda iki küfür bir tokatla in-yer-face tiyatronun içini boşalttılar. İzleyici bunu görmüş olabilir. 

Deneye yanıla herkes kendisine bir yol bulacak 

Yiğit Sertdemir (Altıdan Sonra Tiyatro): Önümüzdeki yıllarda tiyatro bu gruplar sayesinde yeniden doğacak. Her sanat dalının başına geldiği gibi bu bir duraklama dönemi. Bir arada olup sonra dağılanlar, başarılı oyun yapıp devam edemeyenler elbette olacaktır... Mesaj, içerik sürekli bir şeylerin altını çizelim isteği belli bir kuşağı boğmuş oluyor. Grupları tekrara düşürüyor. Alternatif tiyatrolar deneye yanıla, hata yaparak kendisine bir yol bulacak. Saptamalara katılıyorum ancak bunun ayırdına varılabileceğini düşünüyorum. Umut var çünkü herkes üretiyor.

Kortay: Tiyatro özgürlüktür

 27 Mart Dünya Tiyatro Günü her ülkede sanatçıların yayımladıkları bildirilerle kutlandı. Türkiye ’den yayımlanan bildiriyi tiyatro sanatçısı Göksel Kortay kaleme aldı. Kortay Dünya Tiyatro Günü’nü “Özgürlükçüdür, özgürlüktür tiyatro… Işıktır… Aydınlanmadır. Uygar insan düşünen, yorumlayan, araştıran, eleştiren, özgün insan olmalıdır. Ufkumuzu genişletmek, beynimizi ve ruhumuzu zenginleştirmek için tiyatro yaşamda vazgeçilmezlerden, olmazsa olmazlardandır” cümleleriyle kutladı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de 27 Mart vesilesiyle “Yeni nesilleri erken yaşlarda tiyatroyla tanıştırıp, onlara tiyatro sevgisini aşılayabilirsek onların duyarlı, hoşgörülü, demokratik değerleri özümsemiş bilinçli bireyler olarak daha güzel bir dünyanın inşası için çalışmalarını sanatla da desteklemiş ve güçlendirmiş oluruz” açıklaması yaparak bütün tiyatrocuların ve tiyatroya emeği geçenlerin 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nü kutladı.