Amerika yine uzak bir hayal

Amerika yine uzak bir hayal
Amerika yine uzak bir hayal
Tebdil-i menajerde ferahlık var diyen Kylie, 13. stüdyo albümü 'Kiss Me Once'ta Amerika piyasasına göz kırpıyor. Ama birileri ona bu işin Enrique Iglesisas düetiyle olmayacağını söylemeli.
Haber: SARP DAKNİ / Arşivi

Ziyadesiyle hatırşinas olan Kylie kızımızın tebdil-i menajerde ferahlık var diyebilmesi için tam 25 yıl geçmesi gerekti. Pek yetenekli Terry Blamey, diz altı etekler giyen kıvırcık kızıl saçlı Avustralyalı taşralı kız’dan Soho’lu bir indie prensesi yaratabilecek kadar açık fikirli biriydi. Üstelik kariyerinde dibe vurduğu hatta suratına koskoca plak şirketlerinin sözleşme yırtıp fırlattığı günlerde bile onu yanlız bırakmamıştı. Kylie’nin küllerinden doğduğu 200 tarihli ‘Light Years’ albümünden beri oldukça verimli bir işbirliği izledik. Ta ki bu sene başına kadar. Kylie artık müzik endüstrisinin ‘en en en’ güçlü adamı Jay-Z’nin menajerlik şirketi olan Roc Nation tarafından temsil ediliyor. Avrupa ’daki şöhreti malum ancak bu yeni anlaşma, Miss Minogue’un bir türlü şeytanın bacağını kıramadığı ABD topraklarında da beklenmedik bir patlama yaşamasına sebep olabilir... mi? Bunu bekleyip göreceğiz. Ah şu yakasını bir türlü bırakmayan kreatif direktörü William Baker’dan da kurtulabilse keşke; zor.
Kanserle mücadelesinden milyonlarca kadına umut vererek bomba gibi çıkan, ancak hemen sonrasında yayımladığı ‘X’ adlı dönüş albümüyle beklediğini bulamayan Kylie’nin yüzünde kocaman çiçekler açmasına sebep olan 2010 tarihli bir diğer Stuart Price mucizesi ‘Aphrodite’yi takip eden 13. stüdyo albümü ‘Kiss Me Once’, bu hafta başında önce The Guardian’ın blog ’unda daha sonra da farklı stream sitelerinde yayına girdi. Kylie bir kez daha ‘X’ albümünde denediği formülü deniyor ve tüm şarkıları birbirinden farklı müzik yazarları ve prodüktörlerden derliyor.
Kiss Me Once, öncülleri ‘Aphrodite’ ve ‘X’in bir meyve presinde ezilerek karıştırılmış hali gibi tınlıyor. Ancak ne ‘Aphrodite’ gibi insanı ilk dinleyişte alıp götürebilecek enerjiye ne de ‘X’in beklenmedik hipnotik gücüne sahip. Yine de Kylie’nin bildiği sulardan uzaklaşmadığını söylemek mümkün. Tam anlamıyla sevebilmek için yaklaşık 35 kez dinlemenin gerektiği Mike Del Rio’nun yüklendiği ‘Into The Blue’ ile denize indirilen albümün en büyük bombası tadına doyulmaz ‘I Was Gonna Cancel’. Şarkı geçen hafta bu sayfada yer verdiğimiz Pharrell Williams imzasını taşıyor. Sia Furler ise albüme adını veren ‘Kiss Me Once’ ve ‘Sexercise’ ile çorbaya ciddi bir katkıda bulunmuş. Kapanışı yapan Karen Poole’lu ‘Fine’ ise 90’lar house dünyasına selam çıkıyor. Bu şarkıya Hercules and Love Affair’den Andy Butler’ın mükemmel remiksler yapması bizi kesinlikle şaşırtmazdı doğrusu. Kylie’nin zaman zaman zevk erozyonu yaşadığı hepimizin malumu. Ancak mevzunun ‘Beautiful’ adlı şarkıda Enrique Iglesias ile düet noktasına ulaşması insanın hem kalbini kırıyor hem de kulaklarında ciddi bir tıkanmaya yol açıyor. Kylie senelerdir fethedemediği Amerika’yı bu şarkıyla ele geçireceğini sanıyor olabilir. Biri ona ‘büyük’ yanıldığını söylesin lütfen.