Angelina'nın en cesur kararı

Angelina'nın en cesur kararı
Angelina'nın en cesur kararı

Angelina Jolie nin annesi Marcheline Bertrand da yumurtalık kanseri nedeniyle 2007 de yaşamını yitirmişti.

Angelina Jolie'nin iki memesini aldırdığını açıklaması şaşkınlık yarattı. Doktorlar, pahalı ve zor bir tetkik sürecinin ardından, önleyici tedbir olarak memelerin alınabileceğini söylüyor.
Haber: Alpbuğra Bahadır Gültekin - bahadir.gultekin@radikal.com.tr / Arşivi

Geçen yıl Türkiye ’ye gelen Angelina Jolie’nin Ankara ’da bir doktorla gizlice görüştüğü iddia edilmişti. Üstüne çok yazıldı, çizildi... Hatta “Angelina çok hasta” dendi. Ancak oyuncunun herhangi bir sağlık sorunu yaşamadığı söylenince ortalık yatıştı bir süreliğine. Bu sessizlikten kısa bir süre sonra ise Jolie’nin mastektomi operasyonu geçirdiği ve iki memesini de aldırdığı ortaya çıktı. Hollywood’un yıldız ismi New York Times için kaleme aldığı yazıda başından geçenleri anlattı.

İpucu BRCA1 geni

Yazıda doktorunun yüzde 87 meme kanserine yakalanma riski bulunduğunu söylemesi üzerine ameliyat kararı aldığını anlatan Jolie, “Riski en aza indirmek için ameliyat oldum” dedi. Operasyondan sonra ise bu risk yüzde 5’e düştü.

Ameliyatının en önemli sebebinin çocukları olduğunu belirten Jolie yazısında, “Çocuklarıma bu hastalığın beni onlardan ayırmayacağına dair söz vermem gerekiyordu fakat gerçek olan benim de ‘hatalı’ gen olarak bilinen, meme kanserine neden olan BRCA1 genini taşıyor olmamdı” diye anlattı. Tabii bu arada hatırlatalım; Jolie annesini de meme kanseri yüzünden kaybetmişti.

Nedir bu hatalı gen?

Peki, Jolie’yi henüz kanser olmadan memesini aldırmaya iten bu gen ne? Bayındır Hastanesi’nden Prof. Dr. Şeref Kömürcü’ye göre, BRCA1 ve BRCA2 denilen bu genler kanser riskini belirliyor. Kömürcü, “Bu iki gende anormallik saptandığında hastanın yaşamının herhangi bir döneminde yüzde 80 kanser olacağı belirleniyor” diyor. Kişinin kanser riski ise DNA testiyle saptanabiliyor, ancak bu, sık görülen bir uygulama değil. Çünkü ‘pahalı ve yeni bir yöntem... 

Peki, Jolie’ye uygulanan mastektomi tedavisi nasıl bir sürecin sonunda gerçekleşti? Operatör Doktor Can Öztekin’e göre, normal mastektomi ile Angelina Jolie’ye uygulanan operasyon çok farklı: “Jolie’ye ‘önleyici mastektomi’ tedavisi uygulanmıştır ve bu tedavinin de bazı kriterleri vardır. Önleyici mastektomide hastanın ilk olarak genlerine bakılır, eğer bu (BRCA1 ve BRCA2) genleri pozitif ise kişi normal popülasyona oranla risk altındadır. Dolayısıyla kanser riskine karşı hastaya böyle bir operasyon uygulanır. Bu operasyonda memenin başı korunarak sadece içi boşaltılır ve içine silikon konur. 

‘Her isteyen mastektomi olamaz’ 

Peki, her meme kanseri korkusu yaşayan, mastektomi olmak için soluğu doktorda mı almalı? Cevap: Kesinlikle hayır. Öztekin, “Bir kişi ‘meme kanseri korkusu yaşıyor’ diye de ona önleyici mastektomi yapılamaz. Eğer ailesinde meme kanseri varsa ve bu saydığımız genler de pozitif çıkıyorsa, ‘Evet, korkunuzda haklısınız, böyle bir risk var’ denilerek tedavi uygulanır. Gelelim estetiğe… Normal bir estetik ameliyatla sahip olduğunuzdan çok daha muhteşem memeler yaratılır. Önleyici mastektomide ise herhangi bir estetik operasyon kadar güzel memelere sahip olamazsınız. Ancak olumlu olarak, memenizi de kaybetmemiş olursunuz. Jolie, bu ameliyat sonucu memelerini kaybetmedi ama muhteşem memelere de sahip olmadı” diyor.

‘Bayan’ların ‘göğsü’ ve kadınların memesi!

Malum, benzer vakalarda olduğu gibi bir ‘tanım’ ikilemiyle yine karşı karşıyayız: Meme kanseri mi, yoksa göğüs kanseri mi? Kimisinin tıpkı ‘kadın - bayan’ ayrımında olduğu gibi meme yerine göğüs terimini kullanmaya gayret ettiği dikkatimizi çekiyor. Ne var ki göğüs, içinde akciğer, kalp, soluk borusu gibi envai çeşit organı bulunduran, vücudun karın ve boyun arasında kalan bölgesidir. Kıssadan hisse, tıpkı daha önceden de söylendiği gibi göğüs bir üst kimlik ise meme onun altındaki varlıktır. Bayan veya göğüs terimini kullanmak sizi kibarlaştırmayacağı gibi, kadın ve meme kelimelerini telaffuz etmek de ayıp değildir.