'Anormal olan 102 kurbanın yuhalanması'

'Anormal olan 102 kurbanın yuhalanması'
'Anormal olan 102 kurbanın yuhalanması'
Ankara'da 10 Ekim'de düzenlenen saldırıda vücuduna 16 bilye saplanan Devlet Demiryolları'nda şef olarak çalışan eski Birleşik Taşımacılık Sendikası (BTS) Genel Başkanı Yunus Akıl böyle diyor: "Bizler normaliz. Normal olmayanlar 102 yurttaşını yuhalayanlar."

RADİKAL- BBC Türkçe’den Sinan Okuş’un haberine göre; Ankara'da 10 Ekim'de düzenlenen saldırıda vücuduna 16 bilye saplanan Devlet Demiryolları'nda şef olarak çalışan eski Birleşik Taşımacılık Sendikası (BTS) Genel Başkanı Yunus akıl hastaneden taburcu edildi ama tedavisi evinde sürüyor. Yürümekte zorlanıyor. Patlama sırasında koluna saplanan bilyelerden biri hâlâ vücudunda.

Hemen ameliyat olursa kolunun sakat kalma riski var. O nedenle zaman geçmesi gerekiyor. İlk 20 gün duymayan kulaklarındaki sorun da tam iyileşmiş değil.

Yunus Akıl'ın hayatını aslında çantası kurtarmış. On yedinci bilye koltuğunun altındaki çantaya isabet ediyor.

Çantayı, içindeki iki not defterini delip geçiyor bilye. Son defteri de deliyor, ama defterin arasındaki metal kalem bilyenin daha ileri gitmesini engelliyor. Eğer oradan da geçse ciğerlerine saplanacak.

Akıl, çantayı ve defterleri gösteriyor. Çantanın içinde kalan bilyeyi de anı olarak saklıyor.

KURTULDUĞUNA SEVİNEMİYORSUN
Birinci patlamayı anımsıyor ama ikinci patlamayı hiç anımsamıyor. İlk şoku atlatıp başını kaldırdığında ölenleri gördüğünü söylüyor. "Bir duvar yıkılır gibi üst üste yıkılmıştı insanlar" diye tarif ediyor onları ve gece rüyalarına girdiğini, gündüz kopmuş uzuvların gözünün önünden gitmediğini aktarıyor Akıl.

"Birçoğuyla 30 yıllık arkadaştık. Ta Demiryolu Meslek Lisesi'nden beri" diyor ve devam ediyor:

"Birçok dostun artık yok. Kurtulduğuna sevinemiyorsun. Olay sonrası siyasilerin açıklamaları, sırıtmalar, Konya'daki maçta yuhalamalar insanı üzüyor. İnsanlar bu hale nasıl geldi diye soruyorsunuz kendinize. Kendisini patlatanı anlamaya çalışıyorsun da patlamadan daha acı verici olan, canınızı yakan, o insanların yuh sesleri. Bu insanlarla aynı toplumda nasıl yaşayacağız?"

Yunus Akıl, bu soruyu soruyor ama yine de umutlu konuşuyor. Hastanede ve sonraki günlerde yaşadıklarını anlatıyor gözlerinin içi gülerek. Akıl ve bir arkadaşının tedavisi Ankara Güven Hastanesi'nde yapılıyor. Hastane personeli gerek saldırı günü gerekse kontrollere gittiğinde kendisine "çok sıcak ve dostça" davranıyor.

Akıl, "8 gün kaldım hastanede. Diğer arkadaşımın durumu daha ağırdı. Birkaç kez ameliyat geçirdi. Taburcu olacağımız zaman muhasebeye gittik. Hastane yönetimi karar almış, sosyal güvencemizin karşılamadığı masrafları bile almadılar. Hiç beklemediğim insanlar bile aradı, sordu. Kurumdan 20 yıl önce emekli olmuş tanımadığım insanlar bile ziyarete geldi. Hala eve gelenler var. Bizi hiç boş bırakmıyorlar" diye konuşuyor.

Türkiye'nin Konya'da 13 Ekim'de İzlanda'yı ağırladığı Euro 2016 Eleme maçı öncesi Ankara saldırısında hayatını kaybedenler için saygı duruşu yapılmıştı.

Bu sırada bir grup seyirci tekbir getirirken, bazıları ıslık çalmış, bazıları da katliamda hayatını kaybedenleri yuhalamıştı. (BBC TÜRKÇE)