@ubuget

Antakya'da medeniyetin tarihi yeniden yazılıyor!

Antakya'da medeniyetin tarihi yeniden yazılıyor!
Antakya'da medeniyetin tarihi yeniden yazılıyor!
Alalah antik kentindeki çalışma15'inci yılına giriyor. Kazıların geldiği nokta kritik. Bu aşamadan sonra antik kent sanattan kültüre, yeme içmeden giyim kuşama kadar birçok konuda tarih kitaplarını değiştirecek bir seyir izliyor. Şimdiye dek çıkanların şöhretiyse sınırları aşmış durumda.
Haber: ÜMİT BUGET - umit.buget@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL- Bu yıl kazılarının 15’inci yılını kutlayan Alalah antik kentindeki freskler tarihi yeniden yazabilir. Antakya mutfağının kendine özgü lezzetleri de damak tadınızın tarihini... Epiküros; “Ne yiyeceğinizden önce kimle yiyeceğinizi düşünün” diyor insanın ‘muhabbetle’ yemekten keyif aldığına işaret ederken. Samos’ta doğan ve Atina’da ölen filozof (MÖ 341-270) belki birkaç öğününü Hatay’da geçirse bu fikrinden vazgeçebilirdi.


Zira, Türkiye’nin en güneyindeki bu memleket sofraya tek otursanız dahi size kâfi miktarda lezzet vaat ediyor. Antakya mutfağının damak çarpıcı lezzetlerinden önce biraz da tarihin kenarından ısırmak üzere yakın zamanda yeni ve daha geniş mekânına taşınmış Hatay Arkeoloji Müzesi’nin yolunu tutuyoruz.

ALALAH TARİHİ YENİDEN YAZIYOR






Bu yıl kazlılarının 15’inci yılını kutlayan Alalah antik kentinden çıkarılan birçok eser burada sergileniyor. Buraya gelmeden ve İdrimi’ye kulak vermeden önce merkeze yaklaşık 45 km mesafede Reyhanlı sınırı içindeki kazı alanını gezmek meselenin kafada daha iyi oturması açısından faydalı olabilir. Biz sonradan da olsa hem kazı alanını görüp hem de müze gezisi sonrası Alalah’ı, kazı başkanı Aslıhan Yener’den dinleme şansı bulduk. 2000’de Chicago Üniversitesi bünyesinde başlatılan ve 2009’dan beri Koç Üniversitesi’nin garantörlüğünde devam eden kazılarda bu dönem heyecan verici sonuçlara ulaşılabilir. Prof. Dr. K.Aslıhan Yener cümleyi ihtiyatlı kuruyor ve sonunda bir soru işareti bırakıyor ama freskler yalan söylemiyorsa ipini Minos’a, Miken’e oradan da Yunan’a bağlayan, ‘sanatı da kültürü de giyim kuşamı da biz bulduk arkadaş’ diyerek her suyun başını tutan oryantalist bakış açısı ceplerini yeniden kontrol etmek ve biraz daha derin kazmak zorunda kalabilir. 

Amik Ovası’nda, Asi Nehri kıyısında, milattan önce 2000 yılında var olan antik Alalah’taki, Mukiş Krallığı kalıntıları tarih kitaplarını değiştirecek yönde ilerliyor. 

MOZAİKLERDEKİ ŞAŞI BAKAN İSİS’İN BÜYÜSÜ


Hatay  Arkeoloji Müzesi’nde Mukiş Kralı İdrimi’nin hikâyesini kendi ağzından anlattığı videodan dinlerken bu topraklardaki hikâyenin kaçırdığınız sezonlarını izleme imkânı buluyoruz, bir kralın krallığını nasıl kurduğunu... Müzede restorasyon esnasında tahribata uğradığı tartışmalarıyla gündeme gelen ‘şaşı’ ‘İsis mozaiği’ en çok merak edilenlerden. Bu hızla giderse ünü Zeugma’daki Çingene Kız’ı geçebilir.
Bu kez daha geniş alana yayılan müzede eski mekânında yer darlığından bahçede sergilenen mozaikler başlarını sokabilecek bir yer bulabilmiş. Eser ve dönem zenginliğiyle dikkat çeken müzenin bulunduğu binanın genel görüntüsü itibariyle ülkenin Hatay sınırlarını aşan ‘yeni ama çirkin binalar’ envanterine yazılacağını söylemek haksızlık sayılmaz. Yönlendirmeler ve eser bilgilendirmeleri de gelişmeye açık kalemlerden. Müzenin tamamının açılmadığını düşünürsek buna biraz zaman tanımak mümkün. İnsan hediyelik eşya reyonunda daha çok bu coğrafyayı hatırlatan ürünler görmek istiyor.



NEREDE KALINIR? NE YENİR, NE İÇİLİR?

Gündüz yerel peynirlerden el yapımı sepetlere kadar sılaya getirilebilecek her nevi Hatay anısını bünyesinde barındıran Uzun Çarşı’da önü kasap arkası lokanta olan Pöç’te sini kebabı ve bakraçta ayran molası verip çarşı gezmekten yorulmuş ayaklara yeniden derman vermiştik. Ama tarih çok fazla karın doyurmadı tabii. Uzun sürmüş bir günün akşamında yüz yıllık binanın ev sahipliği yaptığı otelimiz Liwan’da kısa bir ‘ihtiyaç’ molası verip Sveyka Resoran’ın yolunu tutmaya karar veriyoruz. Liwan Arapça ‘avlu’ demek, Savon Hotel ve Çankaya Konakları ile birlikte güneyin ‘eski’ güzellerinden. Sveyka’da lezzetli yerel mezelerin ardından ana yemekte Vişne  kebap ve Sucuk Roll sürpriziyle karşılaşıyoruz. Buraya gelip vişneli kebap yemeden dönmemek gerek! Damağınıza salise farkıyla et ve ‘vişne suyu’ değmesi sıradışı bir deneyim. Künefe mevzuunda Çınaraltı Künefe Yusuf Usta ve Ferah Künefe öne çıkanlardan. Hatay mutfağının sarı yıldızını şehrin sıcağına ara verip Harbiye Şelaleleri’nde kendinizi su sesinin ve yeşilin kollarına bırakarak yemek de mümkün.