Antalya'da 'halkların kardeşliği' sloganı

Antalya'da 'halkların kardeşliği' sloganı
Antalya'da 'halkların kardeşliği' sloganı

Mavi Ring

Açlık grevindeki Kürt mahkumların bir hapishaneden diğerine naklini konu alan 'Mavi Ring'in Antalya'daki gösterimine ilgi yoğundu. Gösterimin sonunda "Kürdistan faşizme mezar olacak" sloganları atıldı...
Haber: ERMAN ATA UNCU / Arşivi

50’nci Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin ulusal uzun metraj yarışmasından iki film de bugün görücüye çıktı: Nihat Seven’in ‘Uzun Yol’u ve Ömer Leventoğlu’nun ‘Mavi Ring’i. 14.00 seansında gösterilen ‘Uzun Yol’, Antalyalı izleyici tarafından daha sakin bir şekilde karşılandı. 1989 açlık grevinde Kürt mahkumların Eskişehir'deki hapishaneden Afyon'a naklini konu alan ve tamamına yakını nakil aracında geçen ‘Mavi Ring’in gösterim sonrası söyleşisine katılım ise daha yoğundu. Zaten gösterimin sonunda “Kürdistan faşizme mezar olacak” ve “Yaşasın halkların kardeşliği” sloganlarının atılmasından da söyleşiye gösterilecek ilgi belliydi.
Ömer Leventoğlu’nun, Fuat Kav imzalı romandan uyarladığı ‘Mavi Ring’in büyük bir kısmı hapishane nakil aracında geçiyor ve “işi kitabına uydurmak için” görevlendirilen genç doktor Pınar’ın tanıklığına başvuruyor. Sinema yazarı ve SİYAD Başkanı Tunca Arslan’ın moderatörlük yaptığı söyleşide ilk sözü alan yapımcı Aşkın Satış, Almanya’dan geldiğini ve orada da anti-emperyalist, anti-faşist bir oluşumun parçası olduğunu söyledi ve ‘Mavi Ring’i çekmeye başlarken temel amaçlarının samimiyet olduğunu dile getirdi. Yönetmen Leventoğlu ise samimiyet konusunda yapımcısına katıldı: “Başladığımızda ne çekeceğimiz sıkıntıların farkındaydık ne de bugün burada böyle bir ilgi göreceğimizi tahayyül edebiliyorduk. Biz samimi, naif ve nefes almanın değerinden bahseden bir film olarak yola çıktık.”

'Her yer Taksim...'

Leventoğlu, filmin gösterimi sonrası salonda çıkan arbedeye de değindi. Söz konusu arbedenin kişisel bir meseleden çıktığını, filmin içeriğiyle bir ilgisi bulunmadığını söyledi. Sonra Tunca Arslan tarafından söz verilen oyuncular da çokça alkış alan konuşmalar yaptı. Doktoru canlandıran Ezgi Çelik, rolüne nasıl hazırlandığı sorusuna “Cezaevini sadece bir bina olarak gören beyaz yakalı bir kızın bütün bunları öğrenmesi ve durumun sadece insani boyutuyla ilgilenmesi ilgimi çekti. Çünkü buradan bakınca inanılmaz koşullar söz konusu” dedi. Mahkumlardan Felat’ı canlandıran Kemal Ulusoy, hikâyede söz konusu edilen insanları yakından bildiğini, kendisi için asıl zor olanın oynamak için başta bu duruma yabancılaşmak olduğunu belirtti. Üsteğmen Uğur rolündeki Sezgin Cengiz ise “Bu yıl festivalin teması direniş. Ama salondaki direniş sloganlarında Gezi Parkı’nı unuttuk. Her yer Taksim her yer direniş” deyince salondan da coşkulu bir karşılık aldı.
Gezi Direnişi yönetmen tarafından da dillendirildi. Filmin finalinde Türkiye bayrağının suçlanıp suçlanmadığına yönelik bir soruya Leventoğlu’nun cevabı “Bayrak benim için iktidarı temsil ediyor. Ben de sanatçı kimliğimin dışında insan olarak da iktidar karşıtı bir insanım. Burada iktidarın Türk olup olmaması da fark etmez. ‘Mavi Ring’ bir vicdan filmi. Gezi direnişi sırasında gözünü kaybedenler oldu ve sonrasında ‘Gözümüz üzerinizde’ diye bir slogan çıktı. Vicdanın gözü hepimizin üzerindedir, Türk Kürt fark etmez” oldu.
İlk iki sorunun Kürtçe sorulması salonda tartışmaya sebep olduysa da sonra sakinleşildi. Yapımcı Aşkın Satış, seyirciden Almanya’da “neden Almanca konuşmuyorsun?” diye uyarılan bir Türkiyeli'nin durumunu düşünerek empati kurulmasını istedi. Son sözü alanlardan yönetmen Semir Aslanyürek ise yine bayrak meselesine değindi. Bayrağın bir ülkeyi temsil ettiğini ama iktidar tarafından sahiplenildiğini söyleyen Aslanyürek, zamanında işkence görürken “Çırpınırdı Karadeniz, bakıp bir Türkün bayrağına” şarkısının çalındığından bahsetti. 

'Uzun Yol' bir namus cinayeti öyküsü

Öğleden sonra gerçekleştirilen ‘Uzun Yol’ filminde ise filmin hikayesine bağlı olarak namus cinayetleri meselesi konuşuldu. Bu konuyu işlediği için yönetmen Nihat Seven’i ve film ekibini tebrik eden olduğu gibi senaryonun 40 sene öncesinde yazılanları hatırlattığına yönelik eleştiriler de dile getirildi. Bu arada jenerikte filmin isminin ‘Ozun Yol’ olarak yazıldığı hatırlatılan Seven, gösterimdeki kopyanın Türkçe bilmeyen İngiliz montajcı Nigel Galt tarafından kurgulandığını, bu hataların giderileceğini söyledi.