'Arap Baharı'nın başarısının sırrı sosyal medya'

'Arap Baharı'nın başarısının sırrı sosyal medya'
'Arap Baharı'nın başarısının sırrı sosyal medya'
Cumhurbaşkanlığı Kurumsal İletişim Başkanı Kemal İlter, İstanbul Aydın Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencilerine Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün twitter hesabını ve sosyal medyanın gücünü anlattı.

“Cumhurbaşkanlığı İletişim Stratejileri”



İstanbul Aydın Üniversitesi İletişim Fakültesi Hakla İlişkiler Atölyesi'nin düzenlediği “Gündeme Dair konuşmalar ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Stratejileri” konulu konferansa katılan Cumhurbaşkanlığı Kurumsal İletişim Başkanı Kemal İlter, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün twitter hesabı ve sosyal medya hakkında öğrencilerin merak ettiği soruları yanıtladı.

Konuşmasına geleneksel medya ve sosyal medya arasındaki farkları anlatarak başlayan Kemal İlter, Arap Baharının başarılı olmasının sosyal medya sayesinde gerçekleştiğini vurguladı. Sosyal medyanın devletin elinde bulundurduğu düzeni ve hiyerarşik yapı gücününüm, devletin elinden aldığını söyleyen Kemal İlter, sosyal medya sayesinde dağınık halde bulunan muhalif grupların bile artık organize şekilde hareket etmeye başladıklarının altını çizdi.

Günümüzde sosyal medyaya hâkim olmanın çok önemli olduğunu belirten Cumhurbaşkanlığı Kurumsal İletişim Danışmanı Kemal İlter, sosyal medya sayesinde artık halkın siyasetçilere daha kolay ulaşabildiğini belitti. Öğrencilerin Türkiye 'de sizce hangi siyasetçiler sosyal medyayı daha iyi kullanıyor sorusuna, “Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, AB Bakanı Egemen Bağış ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek bence sosyal medyayı başarılı kullanan isimler,” şeklinde yanıt verdi.

Sosyal medyanın birçok avantajın yanı sıra dezavantajlarının da olduğunu söyleyen Kemal İlter,
“Sosyal medyanın avantajları kadar dezavantajları da var. Örneğin gündem değiştirmek burada daha kolay. Ayrıca burada yazılan hiçbir şey kaybolmuyor ve bunların hepsi genelde ABD'de depolanıyor. Dolayısıyla sizin oluşturduğunuz bu büyük bilgi ağını elinde bulunduran, aynı zamanda büyük bir gücü de elinde bulundurmuş oluyor. Yani dünyada artık beş - on yıl sonra en büyük güç, bu büyük bilgi birikimini elinde bulunduran güç olacak,” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı'nın twitter hesabı hakkında da öğrencilerin merak ettiği soruları yanıtlayan Kemal İlter, “Twitter'da biz Cumhurbaşkanlığı olarak gelen mesajları takip ediyoruz. İçlerinde değerlendirmeye alınacaklar da var, alınmayacaklar da var. Bizi şaşırtan yüzlerce belki binlerce tweet var,”diyerek Filandiya Cumhurbaşkanı'nın, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e hastalığı sırasında gönderdiği mesajı diğer kanallardan ulaştıramayınca twitterdan mesaj attığını anlattı.

Fırsat buldukça üniversite öğrencileriyle bir araya gelmeye çalıştığını belirten İlter, bir öğrencinin internette öz geçmişinin neden yer almadığı sorusunaysa, “Buna vereceğim cevap kendimle ilgili çok fazla bir şey yapmak istemeyişimden olabilir. Aslında çok fazla göz önünde olmak istemiyorum ama ister istemez bazen göz önünde olmak durumundayım. Benim tercihim hep arkalarda olmaktan yana oldu,” şeklinde yanıt verdi.

Konuşmasında sık sık Türkiye'deki iletişim eğitiminin hala yeterli olmadığını vurgulayan Kemal İlter, “Maalesef halkla ilişkiler Türkiye'de çok zayıf. Gerçek değerini de bulmuş durumda değil. Bunu biraz daha büyütürsek altında iletişim eğitiminin gerçek manada tam karşılığını bulmaması yatıyor. Ben şuna gerçekten inanıyorum: Dünyada, Türkiye'de hatta kişiler arasındaki problemlerin ana kaynağı iletişimsizlik. İletişime geçilmediği için sorunlar çözülmüyor ve büyüyor. İletişim bizde henüz tam değerini bulmadı. Belki burada iletişim fakültelerinin de bir kabahati var, kendilerini çok daha iyi anlatamadıkları için,” diyerek iletişim fakültelerinden mezun olan insanların daha donanımlı olmaları gerektiğinin altını çizdi ve konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Ben şuna inanıyorum: İletişim fakültesi mezunu insanlar çok daha donanımlı olmalı ve mutlaka bir şirket nasıl bir makina için bir mühendis istihdam ediyorsa, her alanda bir iletişimci istihdam edilmeli. Ve hatta her yerde söylüyorum okullarımızda iletişim dersleri olmalı ve bu dersleri iletişim fakültelerinde yetişen öğretmenler vermeli. Gazetecilerin yüzde sekseni iletişim mezunu değil. Başka bölümlerden sosyolojiden, uluslararası ilişkilerden mezun insanlar gazeteci oluyor. İletişim mezunları dışarıda işsiz geziyor. Bu durum sakat bir yapılaşmanın olduğunu gösteriyor.”

Konuşmasında Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde öğretim üyesi olduğunu da söyleyen İlter, “Bu duruma tek taraflı bakmamak da lazım. Burada bir öz eleştiri yapıyorum çünkü kendim de hocayım. Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde ders veriyorum. Öğrencilerle sık sık tartışıyoruz bu konuyu. İşin bu tarafına baktığımız zaman şunu görüyorum: Çok iyi öğrenciler yetiştiremiyoruz. Mezun olan öğrencilerle oturup konuştuğumuz zaman donanımları istediğimiz seviyede değil. Bir kere bunu sağlamamız lazım. Yani bence iletişim mezunu insan dil bilmeli. Çünkü dünyayı takip edebilmeli. İletişim mezunu insanlar sosyolojiyi, hukuku askeri seviyede iyi bilmeli,” dedi.

Öğrencilerden gelen “Sosyal medya denetlenmeli mi?” sorusunaysa “Denetlenmemeli” şeklinde yanıt veren Cumhurbaşkanlığı Kurumsal İletişim Başkanı, “Ulusal ve uluslararası alanda sosyal medyayı henüz denetleyen bir kurum yok. Bence olmamalı da. Çünkü sosyal medya gücünü özgürlüğünden alıyor. Kendi içerisinde bir takım kurallar zamanla oluşur. Bir üst yapı kurarsak bu suistimal edebilir. Örneğin devlet youtube'u kapatabildi. Ben de kendim devletten birisi olarak şunu çok rahatlıkla söyleye bilirim: çok fazla üst yapılara güç verdiğin zaman bu suistimale her zaman açıktır. Devlet ve bürokrasideki insanlar dar yorumlarlar. Yani bir söz vardır ya 'Gücü özgürlüğündedir' diye bence sosyal medya ve internetin gücü de biraz özgürlüğünde,” diyerek konuşmasını sonlandırdı.