Arkadaşınıza gitmiş gibi rahat...

Nişantaşı'nın göbeğindeki The House Cafe, evinizin mutfağındaki samimiyeti yakalayacağınız bir kafe.
Haber: Melis Çelebi / Arşivi

Nişantaşı'nın göbeğindeki The House Cafe, evinizin mutfağındaki samimiyeti yakalayacağınız bir kafe. Mekânın ortaklarından Elif Yalın, hem kendisinin hem de çalışanların burayı evleri, müşterileriyse
misafirleri gibi gördüklerini söylüyor. Burayı idare eden daha çok Yalın olduğu halde mekânın diğer ortakları Ramazan Üren ve Yelda Bayraktar da vakitlerinin çoğunu burada geçiriyorlar.
Yalın'a göre burası gerçek bir 'coffee house', yani Avrupai bir kahvehane. İnsanlar burada dostlarına rastladıkları gibi, yeni insanlarla da tanışıyorlar. Türkiye'de gerçek anlamda 'coffee house'ların olmadığını
fark eden üçlü bu boşluğu doldurmak niyetiyle bir araya gelmiş.
Yalın, kafenin yapımının dört ayı bulduğunu söylüyor. The House Cafe, A'dan Z'ye ortakların kendi yaratımı. Yaklaşık iki ay boyunca Çukurcuma'dan tutun da Moda'ya kadar İstanbul'daki eskicileri dolaşıp mobilyalarını toplamışlar. Sadece masalar özel yapım. Ayrıca buradaki tüm mobilyalar satılık. Tek istedikleri, satın alınan eşyanın yerine yenisini koymaları için onlara 10 gün izin verilmesi.
Evden farksız
Mekâna hakim konseptin ev olduğu, her yerden anlaşılıyor. Bulunduğu apartmanın içinden çıktığınız için de sanki bir kafeye değil de bir arkadaşınızı ziyarete geldiğiniz hissini kapılıyorsunuz.
Odalardan biri fırına, biri mutfağa, bir diğeri ise bulaşıkhaneye çevrilmiş. Müşterilere ayrılmış sadece iki oda var. Atiye Sokak'a bakan ön odayı büyük bir masa kaplıyor. Müşteriler bu masayı ortak kullanılıyorlar. Yani birbirini tanımayan insanlar beraber yemek yiyorlar. Yalın, insanların bu durumu hiç yadırgamadıklarını söylüyor ve "İlle de büyük masada oturacağım diye annelerini eteklerinden tutup buraya getiren çocuklar var," diyor. Arka oda bahçeye bakıyor. Burası baş başa kalıp konuşmak isteyenler düşünülerek tasarlanmış.
Daha açılalı çok olmadığı halde, mekânın oturmuş bir müşteri kitlesi var. Kafe kültüründen hoşlanan reklamcı, tasarımcı, gazeteci ve iş adamı gibi mesleklerden insanların uğradığı kafedeki yaş ortalaması 30 ile 45 arasında değişiyor. Burası Nişantaşı'ndaki birçok yerden farklı olarak pazar günleri de açık. Hafta içi saat 08.00 ile 22.00, hafta sonu ise 09.00 ile 20.00 saatleri arasında yemek servisi yapılıyor.
Günün her saati kahvaltı
Kafenin kuvvetli bir kahvaltı mönüsü var. Yumurta çeşitleri, tostlar, klasik Türk kahvaltısı ve müsli; kahvaltı alternatiflerinden bazıları. Ayrıca burada günün her saati kahvaltı
ısmarlayabiliyorsunuz. Tüm reçeller ev yapımı, peynir ve yumurtalar ise İstanbul'un dışındaki bir köyden geliyor. Gaziantep peyniri, ise vatanından.
Ana mönüdeki yemekler şimdiye dek hiç duymadığınız şeyler değil ama hepsi belirli detaylarla farklılaştırılmış. Porsiyonlar da oldukça büyük. House Burger, açıldığı günden beri buranın spesiyallerinden biri. Kendi yapımları olan focaccio ekmeğiyle hazırlanan
ızgara mevsim sebzeli sandviç hem hafif bir şeyler yemek isteyenler hem de vejetaryenler için ideal. Ton balıklı, tavuklu ve etli salataların ve sandviçlerin yanında sebzeli noodle, tavuk şnitzel ve balzamik soslu
ızgara bonfile daha aç olanlar için. Sıcak ve soğuk kahveler, espressolar, dondurmalı frappe ve cappucino çeşitleri, bitki çayları ve buzlu çaylar denemeye değer. Burada kola, Çamlıca gazoz ve ayran dışında her şey mutfaktan çıkıyor. Özel organizasyonlar için de buranın tek bir odasını ya da tamamını kapatmak mümkün.
Tel: (0212) 259 23 77