'Aşk-ı Memnu' rock'n'roll

'Aşk-ı Memnu' rock'n'roll
'Aşk-ı Memnu' rock'n'roll

The Fiery Furnaces ilk kez İstanbul?da!

Amerikalı müziksever bir ailenin çocukları, yarı Yunan Freidberger kardeşlerden kurulu The Fiery Furnaces, İstanbul'da. Buralara dair bilgileri, bildiğiniz gibi değil...
Haber: EKİN SANAÇ / Arşivi

Müzikle haşır neşir bir ailenin iki ferdi olarak büyüyen Fiery kardeşler, farklı kıtalarda geçirdikleri gençlik yıllarının ardından birbirlerine kenetlenerek, sağı solu kestirilemeyen bir üretim sürecine girmişler. Her sene yeni albümlerle çıkagelen The Fiery Furnaces, cin fikirleri, sivri dilleri ve ilkeleri olan, asi bir grup. Ve yarın akşam Bant dergisinin düzenlediği City Star Nights by Converse’in konuğu olarak, İstanbul’da gerçekleştirecekleri ilk asi konserlerine hazırlanıyorlar.
Folk, blues ve garage-rock geleneklerinin kalıntılarının tesiri altında kurgulanmış basit ve akılda kalıcı melodileri, baş döndürücü kelime oyunları ve cazibeli seslerle iç içe geçirerek yakaladığı taze tınılarla yola koyulan The Fiery Furnaces, sürekli değişimin peşinde bir ikili. Grubun beyni Matthew Freidberger, bu alışkanlığı şöyle açıklıyor: “Eğer bir albümü onu kopyalamak istemenize yetecek kadar çok severseniz, bir süre sonra fark edersiniz ki aynısını kopyalamak, onu yücelten bir şey değildir. Bu nedenle onu abartarak ya da bozarak kopyalarsınız. Rock’n’roll’un yöntemi budur. Bir şeyleri bozmaktır.”
The Fiery Furnaces ikilisi, bu sebeple kilise müzisyeni olan büyükannelerini yanlarına alarak yaptıkları bir dizi kaydın ardından, kariyerlerinin en pop albümünü hazırlayabiliyor ve hemen sonrasında da 70’ler rock’u için bir saygı duruşuna geçebiliyor.
Geçtiğimiz sene yayınlanan, dinleyince neredeyse rock müzik adına konvansiyonel sayılabilecek bir çizgide kurguladıkları ‘I’m Going Away’ isimli albümlerini de, işin ehli stüdyolar yerine birdenbire evlerinde kaydetmeye karar veriyorlar. Bunu yapmaktaki maksat, konvansiyonel gözüken bir şeyin özünü bozmaktan duydukları haz. “Örneğin çoban köpeği Martha için bir şarkı yazarsınız ve başka biri bu şarkıyı karısı Martha’ya ithaf eder” diyerek, standartlara dayandırılmaya çalışılan pop ve rock müziğin içeriğinin asla kontrol edilemeyişindeki çelişkiye dikkat çeken Freidberger, The Fiery Furnaces’ın yenilikçi kimyasının kaynağını açıklamak adına böylece bir adım daha atıyor.
Freidberger, aynı zamanda lafını sakınmayan doğasıyla başını sık sık belaya sokabilen bir karakter. İnandığı şeyler doğrultusunda ‘büyük’ gruplara dil uzatmaktan çekinmiyor. Eh... Seneler sonra sakladığımız eski dergileri elimize aldığımızda okumak için geriye kalanlar böyle şeyler olmayacak mı acaba?
Peki, Timeout dergisinin yaptığı söyleşide ‘Aşk-ı Memnu’ dizisindeki aşırı dramatik yakınlaşmaları müzik yaparak daha da dramatik hale getirmek isteyeceklerine dair şaşırtıcı açıklamalarına ne demeli! Freidberger kardeşler Amerika’da doğup büyümüşlerse de yarı Yunan olduklarından bu topraklara dair çok fazla bilgi ve birikime sahipler. Bu, ‘Aşk-ı Memnu’yu bile kapsıyor, düşünün.
Bu mevzu boyumuzu aşıyor ve adeta yorumsuz bırakıyor... Biz, The Fiery Furnaces’ın turne rotasının yarın akşam İndigo’da gerçekleşecek İstanbul ayağına dikkatleri çekiyoruz. Gecenin açılışını Eskişehirli üçlü Kırık Çizgi yapıyor. Kırık Çizgi’nin klavye-bas-davul ile yarattığı inişli çıkışlı melodileri kaçırmayı hiç ama hiç istemezsiniz.