Askerliğin bende kalan izleriyle uğraşıyorum

Askerliğin bende kalan izleriyle uğraşıyorum
Askerliğin bende kalan izleriyle uğraşıyorum

Emre Senan, Malzemelerle

Emre Senan, Galeri Apel'de açtığı 'Ani Paçavra' aldı sergisinde 30 yıl öncesine uzanıp, askerlik anılarının izlerini masaya yatırıyor. Emre Senan ile çalışmalarını ve militarizmi konuştuk
Haber: DİLŞAD BUDAK / Arşivi

Önce serginin isminden başlayalım: ‘Ani Paçavra’ nereden çıktı?
Ben kurak, toz toprak içinde bir yerde yaz koşullarında askerlik yaptım. Takıntılı bir komutanımız vardı ve bizden postallarımızın gıcır gıcır olmalarını isterdi hep. Biz de cebimizde sürekli bir paçavra taşırdık, onları durmadan parlatmaya çalışırdık. Bu serginin içinde yer alan paçavra serisini gerçekten paçavralar üzerine yerleştirdim. Bunlar, her askerin cebindeki paçavrayı temsil ediyor, üzerindekiler de o zamanki asker arkadaşlarımın yüzleri ve isimleri de onların isimleri.

Yani o çalışmalarda gördüğümüz yüzler sizin gerçek askerlik arkadaşlarınız mı? Onlar bu sergiye gelip kendilerini görebildiler mi?
Tabii bunlar sadece aklımda kaldığı gibi, muhtemelen gerçek görüntülerinden uzak resimler, bendeki temsilleri. İsimler, onların isimleri. Sonuçta hepsi bir şekilde bende izler bıraktı. Oradaki herkes, çok farklı hayatlardan gelip toplanıyorlar, birey olmaktan çıkıyor, tektipleşiyorlar. Buna rağmen her biri, bireyselliğini korumaya çalışıyor. Bazı askerlik arkadaşlarımın sergiden haberleri var. Gelip gezdiler mi, bilmiyorum.

Zengin bir kişisel sergi geçmişiniz var. Onca çalışmadan sonra konu nasıl askerliğe geldi? Askerlik kurumunun bu günlerde ülkemizde tekrar gözden geçirilmesinin bunda payı var mı ?
Hayır, bunun belli bir sebebi yoktu. 30 yıldır içimde birikenlerin sonucunu yansıtmanın zamanı gelmişti. Ama zaten militarizm herzaman benim için temel tartışma konularından biriydi, bu önceki sergilerimde de var. Benim askerlik kurumuyla – hem Türkiye ’de hemde dünyada – genel olarak bir sorunum var. Sanırım, bu bağlamda içimde birikenlerden kurtulmak için, bu sorunla yüzleşmeliydim.

Her erkekte olduğu gibi, sizi de derinden etkilemiş o halde askerlik günleriniz.
Farkındaysanız, resimlerde hiç silah yok, ben askerliğin bende kalan izleriye uğraşıyorum sadece. Yoksa elbette, benimkinden çok daha eğlenceli askerlik anıları olan insanlar var. Ben o süreçte olağanüstü şeylere de tanık olmadım, tersine çok rahat bir askerlik yaptım. Ama benim için asıl ilginç olan, çok sıradan olan birşeyin arkasında yatanı anlamaya ve anlatmaya çalışmak. Normal olanda tuhaflık var zaten. Mesela ben şunu hiçbir zaman anlayamadım: Koskoca adamlar, başka koskoca adamlara emirler veriyorlar ve onlar da bu emirleri yerine getiriyorlar ve bu çok normal birşeymiş gibi kabul ediliyor.

Bazı çalışmalarınızda cinsel vurgular çok belirgin. Askerlik teması içinde yer alan başka büyük bir tema yatıyor sanki?
Çok doğru. Türkiye’deki askerlik tamamen bir erkekler network’u içinde konuşulan, fakat her yönüyle konuşulmayan birşey. Cinsellik gibi birçok tabu yıkılabilirken, kurumun kendisi tartışılmaz. Bir camaltı yağlı boyamın üstüne ‘aç aç’ yerleştirdim. Bu kadın figürü, askerler için düzenlenen ‘moral gecelerinde’ sahneye çıkan bir kadını gösteriyor. Düşünsenize, bu kadınların önünde 300 – 400 tane erkek “Aç, aç!” diye bağırıyor. Bu, askerleri eğlendirmek, onlara moral vermek adına yapılıyor ama kadın için çok büyük bir aşağılanma.

Serginizde dikkat çeken bir başka unsur, bir yandan cam altı yağlı boya, diğer yandan halı üzerinde ki çalışmalarınız. Farklı teknikleri
deneyimlemeyi seviyorsunuz galiba?
Ben malzemeyle itişip kakışmayı seviyorum. Camın bana sağladığı yalancı derinlik hissi, rengi gösterme biçimi, saydamlığı beni ilgilendiriyor. Diğer tarafta bu pala kilim dediğimiz, artık kumaşlardan yapılmış yolluklar, beni yine paçavra oldukları için cezbettiler. Malzeme fetişizmi arkasına saklanmamaya, hep o sınırların içinde kalmamaya çalışıyorum. Önemli olan, anlatmak istediğimi en iyi biçimde yansıtabilmemdir.

Son olarak bu Ipad uygulamanızı sormak istiyorum. Nedir bunun altında yatan?
Apple’den bu uygulama için hâlâ izin bekliyoruz. İzin çıkar çıkmaz, bu uygulamayı indiren herkese bütün yıl ve hatta sağlığım el verdiği müddetce her gün ücretsiz olarak bir çalışmamı göndereceğim.

Peki sizce bu sanat severlerde tembellik yaratmaz mı? Ya artık kimse sergilerinize gelmezse, nasıl olsa çalışmalar cebime geliyor diye?
Benim gösterecek çok şeyim var. Ayrıca sergilenecek çalışmaları göndermem. Sergiye gelmeyen kaybeder.
‘Ani Paçavra’, 20 Ekim’e kadar Galeri Apel’de görülebilir.


    ETİKETLER:

    IPad

    ,

    Türkiye

    ,

    Apple

    ,

    sanat

    ,

    Asker

    ,

    Erkek

    ,

    Kadın

    ,

    Cinsellik

    ,

    Zengin

    ,

    Galeri

    ,

    sergi

    ,

    zaman

    ,

    silah

    ,

    pala

    ,

    Uzak