Asmalımescit 'baba'sını uğurladı

Asmalımescit 'baba'sını uğurladı
Asmalımescit 'baba'sını uğurladı
Beyoğlu'nun Asmalımescit Sokağı'nın 'entelektüel meyhanesi' Yakup 2'nin sahibi, duayen meyhaneci Yakup Arslan dün müdavimlerinin katıldığı kalabalık bir törenle, 'mekânının' önünden son yolculuğuna uğurlandı.
Haber: ECE ÇELİK - ece.celik@radikal.com.tr / Arşivi

Asmalımescit’in ilk meyhanelerinden ‘Yakup 2’ önceki gece belki de ilk kez kapalıydı. Salı sabahı ‘baba’ları, meyhanenin kurucusu Yakup Arslan’ı kaybeden ‘Yakup 2’ rengârenk, kalabalık sokağın içerisinde ışıkları kapalı, sessizce yas tutuyordu. Komşu meyhaneler açıktı açık olmasına ama o akşam Asmalı’da kimsenin tadı yoktu. Yakup 2’nin yanı başındaki Mavi Melek meyhanesinin işletmecisi Yüksel Aktaş, “Yakup ve Refik (Yakup Arslan’ın amcası, Refik Meyhanesi’nin kurucusu) olmasaydı bugünkü Asmalı, Asmalı olmazdı” diyerek Yakup’u son görüşünü anlatıyor: “Son dönemde hasta olduğu için meyhaneye uğramıyordu. Sokakta görünce ‘Ağabey neden hiç gelmiyorsun meyhaneye?’ dedim. Bana ‘Asmalı’ya gelince iki tek atıp keyif yapmak gerekir. Yoksa Asmalı’nın tadı yoktur’ demişti.”
Yakup Arslan, 1975’te amcası Refik Arslan vasıtasıyla Rize’den İstanbul ’a gelmiş, bir süre Refik Meyhanesi’nde çalıştıktan sonra önce Yakup 1’i, ardından da 1982 yılında Yakup 2’yi açmıştı. Ne var ki Yakup 1 bir süre sonra kapanmış, Yakup Arslan yola Yakup 2 ile devam etmişti. Gazeteci, yazar, edebiyatçı, sanatçı müdavimlerinden dolayı ‘entelektüel meyhane’ olarak anılan Yakup 2’nin Taksim meyhaneleri arasında farklı bir yeri var. Yakup Arslan ise Asmalımescit’te meyhaneciliği Rumlardan ve Ermenilerden devralıp bu mesleği ‘adabıyla’ devam ettiren ilk isim olarak anılıyor.
Yakup 2’nin komşularından Asmalı Cavit’in sahibi Cavit Saatçi ile Yakup Arslan 12 sene ortaklık yapmış. “Yakup Arslan’ın bu kadar sevilmesinin sırrı sizce neydi?” diye sorduğum Cavit Saatçi hiç düşünmeden “İnsanlara para kazanma mantığı ile yaklaşmayan, onları mutlu etmeye uğraşan ve bununla mutlu olan biriydi” cevabını veriyor.
Salı gecesini adeta yas halinde geçiren Asmalımescit ahalisi için dün sabah ‘babalarına’ veda etme vaktiydi. Cep telefonlarına, meyhaneden yapılacak veda töreninin bilgisini mesaj olarak alan Yakup 2’nin müdavimlerinin hatırı sayılır bir kısmı dün öğlen 12’de sokakta yerlerini almıştı. 63 yaşında hayata veda eden Yakup Arslan’ın dostları onu kendi mekânından uğurlamak için bir araya gelmişti. Meyhanenin karşı köşesinde sessizce cenazeyi bekleyen müdavimlerden Zeynep Şen, “Yakup gençliğimizin parçasıydı, o ölünce sanki gençliğimiz de gitti” diyor: “Herkesin babası gibiydi, 20 yıldır sevgililerimi buraya getirdim, içmeyi burada öğrendim, kocamla boşanma kavgamı bile burada ettim. Yakup kimseye ‘İçme’ demezdi ama öyle bir sohbeti vardı ki hemen ayılırdın.” Zeynep Şen bana “Daha yaşın genç , kendine Yakup’unki gibi bir mekân bulmayı ihmal etme” tavsiyesinde bulunuyor.
Biz konuşurken cenaze, tören için trafiğe kapatılan sokağa ulaşıyor. Arslan’ın naaşı, birleştirilen meyhane masalarının üzerine yerleştiriliyor. Yakup Arslan şimdi son kez yıllarca dostlarıyla sohbet ettiği o masalarda... Meyhaneye gelen imam, dostlarından Yakup Arslan için helallik aldıktan sonra, kalabalık Zincirlikuyu Camii’ne doğru yola çıkıyor.
Muzaffer Akyol (Ressam): Yakup 2 bir okul, bir üniversiteydi. Burada Türkiye ’nin en aydınlık, en önemli şahsiyetleri rahat bir nefes alır, sohbet ederdi. Yakup’un bugün geldiği nokta onun büyük başarısının ve gönlünün zenginliğinin göstergesidir. Türkiye’nin en ünlü edebiyatçıları, en ünlü sanatçıları hep bu mekânda toplandı. Ben Özdemir Asaf’ı, Can Yücel’i, Mehmet Kemal’i hep bu meyhanede tanıdım. Yakup bir insan sarrafıydı. Mekâna gelenleri gözünden tanırdı. Gözünün tutmadığı kişileri meyhane bomboş bile olsa “Doluyuz” der, içeri almazdı. Çünkü o kişinin içince olay çıkarabilecek biri olduğunu anlardı.
Ali Şahinler (Asmalımescit Çevre Eğlence Yerleri Kültür Derneği Başkanı): Yakup, Asmalımescit’teki hareketliliğin esas sebebidir, başlangıç noktasıdır. İnsanlarla ilişkisi çok yumuşak bir adamdı. Herkes onu tanır, çok severdi, meyhanecilik mesleğinin de duayenlerindendi. Mesleği Rum ve Ermenilerden alıp bu günlere taşıyan bir isimdi. ‘Yay vaziyetleri’ diye bir lafı vardı. Meyhanede fazla kaçıranları tatlı bir dille bu şekilde meyhaneden çıkarırdı.

Son kez Asmalı masalarında...
Yakup Arslan’ın naaşı dün Asmalımescit Sokağı’nda birleştirilen meyhane masalarına yerleştirildi. Meyhaneler sokağına gelen imam, çoğunluğunu müdavimlerin ve Asmalımescit sakinlerinin oluşturduğu kalabalıktan, Arslan için helallik aldı. 63 yaşında veda eden Yakup Arslan, Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedildi.