'Avare'yim bu düğünde

Beslenme kaynakları hep Batı'dır. Arkadaş çevresinde İngilizce konuluşur, pop müzik dinlenir, lüks arabalarda günler geçirilir.
Haber: UĞUR VARDAN / Arşivi

Beslenme kaynakları hep Batı'dır. Arkadaş çevresinde İngilizce konuluşur, pop müzik dinlenir, lüks arabalarda günler geçirilir. Ama cicim ayları biter. İçlerinden biri memur olur ve ülkenin ücra bir köşesindeki, küçük Madra köyüne staj yapmak üzere atanır. Artık kültürüyle ve gerçekleriyle yüzleşme zamanıdır. Bol ışıltılı hercai günler, yerini arınma sürecine bırakır. Arkadaş çevresinde (İngilizce'ye uygun olarak) August lâkabı takılan bu genç adam, gerçek ismi Agastya'yla barışmaya başlar... 1995 İstanbul Film Festivali'nde gösterilen Hint filmi (yönetmeni Dev Benegal'di) English, August'un derdiyle Muson Düğünü'nün dertleri aslında bir hayli örtüşüyor. Dev Benegal, Hint toplumunun sömürge ruhunun geride kalan parçalarıyla giriştiği iç hesaplaşmayı, genç bir adamın yaşadıkları ekseninde verirken Mira Nair, meseleyi şenlikli bir filmin satıraralarına yerleştirmiş.
Günümüz Hint sineması içinde Batı entelijansiyasının takdir ettiği en önemli yönetmenlerden biri olan ve filmleri Cannes, Berlin, Venedik gibi belli başlı festivallerde gösterilme şansına erişen Mira Nair, gelenekselle modernin çelişkilerini, son derece folklorik bir öyküde buluşturmuş. Üst orta sınıf mensubu Lilit Verma ve karısı Pimmi, kızları Aditi'nin düğün hazırlıklarıyla meşguldur. Muson yağmurlarının yüzünü hafiften göstermeye başladığı bir döneme rastlayan bu düğün, aslında geniş ailenin yıllar sonra yeniden biraraya gelmesi için de iyi bir fırsattır. Öykü, düğüne dört gün kala başlar. Avustralya'dan Amerika'ya akrabalar sökün etmektedir. Görücü usulü evlenen Aditi, hayatını Amerika'da yaşayan mühendis Hemant'la birleştirecektir. Ama bu evlilik kararından emin değildir. Çünkü, hâlâ yakın dönem önce yaşadığı yasak ilişkiden kendini kurtaramamıştır. Aileler toplanıp gençler arasında kaynaşma başlarken, geçmişte yaşanan ve üstü örtülen kimi kirli hesaplar da yeniden gündeme gelme yolundadır...
Hint etiketli Beyaz Türkler
Selam Bombay, Mississippi Masala, Kama Sutra gibi filmlerin yaratıcısı 44 yaşındaki Hint kökenli Mira Nair, Ugandalı bir akademisyen olan kocası Mahmood Mamdani ve 10 yaşındaki oğluyla birlikte uzunca bir süredir New York'ta yaşıyor. Ama yaşlı annesinden dolayı da bir ayağı Yeni Delhi'de. Bu yüzden de kökenlerinden bir türlü kopamıyor. Muson Düğünü de aslında Batı'yı çok iyi tanıyan ama geçmişe uzanan kökleriyle hesaplaşmalar yaşayan birinin filmi. Otobiyografik özelliklerin yanında keskin, samimi ve gerçekçi gözlemler içeren bir yapım Muson Düğünü. Nair, filmde beş ayrı küçük öyküyü birleştiriyor ve ülkesi Hindistan'ı oluşturan
mozaikleri, perdede bir kez daha yaratıyor.
Filmi kaleme alan Sabrina Dhawan, Columbia Üniversitesi'nde ders veren Nair'in öğrencisi. Aralarında 10 yaş fark bulunan iki kadın, elele vererek, hem uzaktan, hem de yakından hissettikleri ülkelerinin kendine özgü tatlarını öyküye yedirmişler. Karakterler bazında da yaşanmışlıklar var filmde. Örneğin düğünü organize eden P.K. Dubey'in aşık olduğu evin bakıcısı Alice adlı tiplemeye, Nair ve ailesine 28 yıl boyunca hizmet eden kadın esin kaynağı olmuş. Aile içi cinsel tacize uğrayan Ria karakterine ilişkin ise senarist Dhawan,
"Tıpkı benim gibi bir kız. Yaşlarımız ve hâlâ evlenmemişliğimiz paralellikler içeriyor. Sadece benim başımdan böyle bir olay geçmedi; ama Hindistan'da aile içi cinsel taciz çok yaygın ve ört bas edilerek yaşanıp gidiyor," diyor.
Kimi Batılı eleştirmenler Muson Düğünü'nü, yönetmenin ilk dönem filmlerinden olan Selam Bombay'ın, üst sınıfa taşınmış hali olarak yorumladılar. Aslında bizde daha çok Raj Kapoor'un Avare'siyle tanınan ve sadece festivaller dahilinde aykırı ürünleri izlenen bir sinemanın, günümüzdeki en iyi örneklerinden biri Muson Düğünü. Dünyanın en çok film üreten merkezlerinden sayılan Bollywood'un kendine has renklerini, üslubunu, havasını çağrıştıran ama bakış açısı,yönetmeninin durduğu yer itibarıyla katı - gerçekçi bir tavra yakın duran (bu noktada da Satyajit Ray'ı anmak gerekiyor) bir çalışma Muson Düğünü. Hint etiketli
'Beyaz Türkler'in yaşadıkları çelişkileri, çağdaşla geleneksel arasındaki kaçınılmaz çatışmanın hasarlarını ortaya döken Nair, öyküsünü 'herşeye rağmen umut' mesajıyla noktalıyor. Batılı'yla benzer meseleleri olan modern Türk insanı için de, öyküsüne kolayca girilebilecek ve zevk alınabilecek bir film Muson Düğünü. Geçen yılki Venedik Film Festivali"nde 'En İyi Film'e verilen Altın Aslan ödülünü kazanan bu yapım, bize kalırsa haftanın en kaydadeğer filmi...