Ayla Algan: Bergüzar Korel, kendi yarattığım bir canavar

Ayla Algan: Bergüzar Korel, kendi yarattığım bir canavar
Ayla Algan: Bergüzar Korel, kendi yarattığım bir canavar
Ayla Algan, 13 yıldır reyting listesinin zirvesinden inmeyen "Kurtlar Vadisi Pusu" kadrosuna katıldı. Kanal D'nin fenomen dizisinde Adalet adlı bir profesörü canlandırmaya başlayan usta oyuncu, "Bu, benim için maneviyatı çok yüksek bir karakter. Benden başkası oynasa role yazık olurdu" diyor.

Öncelikle hayırlı olsun diyeyim ve ilk sorumu sorayım; hangi rolle vadiye indiniz?

- Teşekkür ederim. Ben Adalet adlı bir profesörü oynuyorum dizide... Kod adı ise Anadolu. Rolü çok sevdim. İyi-kötü ayrımı olmayan bir profesör olmak hoşuma gitti.

Kod adı neden Anadolu?

-Sevdiği yöreyi, yaşadığı toprağı seven bir kadın olduğu için. Bu da benim kişiliğime tam oturuyor mesela. Yıllar önce sahnelenen bir oyunda yine adım Anadolu’ydu. Yurt dışında Anadolu’nun hikayesini anlatırdım insanlara.

Size gerçekten çok uygun bir rolmüş...

- Aynen öyle... Dizinin casting sorumluları tanıdığımdı. Olur mu, olmaz mı diye aramızda konuşuyorduk. Ama rol o kadar “ben”di ki, oynamazsam role yazık olur dedim sonunda. Kimse bu role benden çok yakışamaz, rolün hakkını benim kadar veremezdi.

İyi ama neden? Niye bu rol sizden başkasına gitse yazık olurdu?

- Çünkü ben Anadolu’yla aynı şekilde düşünüyorum. Keşke elektriğimizi kendimiz üretsek diyorum. Tarım elden gidiyor diyorum. Londra’dayken bile hep Türk markası satın alırdım mesela. Anadolu gibi ben de ülkemi seviyorum. Bir de kayınpederim madenciydi, bu rolle Nihat babayı yaşatmış oluyorum.

“Kurtlar Vadisi Pusu”da herkesin elinde silah var. Sizi kalemi bırakıp silaha sarılmış olarak görecek miyiz?

-Ben bu rol için görüşmeye gittiğimde direkt dedim; “Araba kullanmayı ve silah tutmayı bilmiyorum”. Entrikalarım; öldü bilinmem, gırgır bir kadın ve manyak bir profesör olmam.

Karaktere hazırlanırken herhangi bir değişiklik yaptınız mı fiziksel anlamda? Dağlardan dönen bir kadın sonuçta...

- Ayna karşısına geçtim, saçlarımı açtım, bir baktım tertemiz. Toroslar’dan gelen, saha araştırması yapan, dağlarda yaşayan ve öldü bilinen bir firari bu kadın sonuçta... O koşullar altında saçını tarayacak hali mi olur? En iyisi sete gitmeden önce saçımı 2 hafta yıkamayayım dedim. Dediğimi yaptım. Frankfurt’a gittim geldim, orada dahi yıkamadım saçlarımı.

Aynı zamanda eğitmensiniz de... Genç oyuncu adaylarına verdiğiniz en önemli öğüdünüz ne?

-Gidip güneşleniyorlar, botoks yaptırıyorlar, saç kestiriyorlar. Bunlar olmaz, olmamalı. Özellikle de nedir o botoks denilen şey öyle. Ajda (Pekkan) bir gün bana “Sen botoks yaptırıyor musun?” diye sordu, şoke oldum. Neden bahsettiğini bile anlamadığım için “Ay yok ben makarna yiyorum” dedim. Güldü, dalga geçti. Açıkladım sonra durumu, “Makarna yediğimde şişiyorum, bak çizgim yok” dedim (gülüyor).

Öğrencilerinizin çoğu şu an Türk dizi ve sinema sektörünün önde gelen isimleri. En iyi öğrenciniz kimdi desem?

- Bergüzar (Korel) çok farklıdır. Böyle bir titizlik, disiplin, çalışkanlık olamaz. En önemlisi, onu artık öğrencim olarak görmüyorum, aldı yürüdü çünkü. Ustalaştı, bunu hak etti. “Binbir Gece”de birlikte oynarken “Kendi yarattığım canavar” derdim. O kadar iyidir oyunculuğu. Hazal Kaya’yla ise dalga geçerdim, “Star ışığı yok, boyu yok, bu nasıl olacak?” derdim. Oldu... (Zelal ÖZALP-Hürriyet)