Azılı haydut Jesse James'in gerçek hikâyesi

Azılı haydut Jesse James'in gerçek hikâyesi
Azılı haydut Jesse James'in gerçek hikâyesi

Jesse James

Yeni yayımlanan bir kitap Vahşi Batı'nın en azılı haydutlarından Jesse James'le ilgili yepyeni gerçekler ortaya çıkardı. The Daily Mail'den Laura Collins'in yazısını sunuyoruz.

Vahşi Batı’nın en azılı haydutlarından Jesse James’in çetesiyle beraber gerçekleştirdiği efsaneleşmiş soygun ve suikastıyla ilgili yepyeni gerçekleri açığa çıkartan yeni bir kitap , tarih meraklılarını heyecanlandırdı. Çetenin Northfield’de gerçekleştirdiği banka soygununu detaylarıyla anlatan, sonrasında çeteyi yakalamak için gerçekleşen epik insan avına yer veren ‘In ‘Shot All To Hell: Jesse James, The Northfield Raid, And the Wild West’s Greatest Escape’, James’in suikastiyle ilgili detayları da gözler önüne seriyor. Ödüllü yazar ve tarihçi Mark Lee Gardner çetenin tüm aktivitelerini daha önce görülmemiş dökümanlar ve görgü tanıklıklarının ışığında en geniş şekilde açığa çıkartıyor. Daily Mail yazarlarından Laura Collins, bu yeni eseri tüm dikkat çeken detaylarıyla özetledi.

O sabah kasabaya doğru gelen sekiz adamı görenler uyandıklarında hissettikleri rahatsız duyguyu hatırlayacaklardır. Uyuşturucu satıcısı George Bates demir köprüyü geçmelerini, sürdükleri atların toynak sesleri baraja dolan su sesleri arasında boğulurken, cesur havaları karşısında endişelenerek izledi. Onların uğraşılması zor tehlikeli insanlar olduğuna kanaat getirdi. Haklıydı.

7 Eylül 1876, saat sabah 10 suları. Northfield en sıcak günlerden birisine tanıklık edecekti. James-Younger çetesi tarihteki en feci banka soygununu gerçekleştirmek üzereydi. Bu soygun ile çetenin düşüşü başlayacak ve en kötü şöhrete sahip elemanları olan Jesse James efsanesinin doğumu olacaktı.
Felaket bir yanlış hesaplama ile oluşan kaos sonucunda iki hırsız ve iki kasaba sakininin ölümünü belgeleyen bu eser, suçluları yakalamaya çalışanların bile hayranlığını kazanan, ülkenin en haşin bölgelerinde süren 14 günlük olağanüstü kaçışa da yer veriyor. Jesse James’i vuranın Robert Ford isimli bir kişi olduğunun belirtildiği kitapta, Ford ile ilgili bir başka gerçek daha var. James’in, James-Younger çetesi dağıldıktan sonra kurduğu yeni çetenin bir üyesiydi bu isim. Aynı zamanda James, Ford ve kardeşi Charles’ı evine kendisi ve karısı Zee’yi korumaları için davet etmiş. Kendisini koruması beklenen Ford, ölümüne sebep olmuş.

James’i öldürdükten sonra, karısı James’in başında ağlarken, Bob ve Charley Ford ise hemen şapkalarını kapıp, Jesse’nin silahını ve kemerini de alarak kasabanın tek telgraf ofisine doğru aceleyle gittiler. Oradayken Bob birkaç kere telgraf yazmak için çabalarken Charley sinirlice volta attı. En nihayetinde operatöre uzattığı kağıtta şunlar yazılıydı: “Benimle Kansas’ta bu gece ya da yarın buluş. Adamlarım var.” Jesse ölü ele geçirilirse 10 bin, yaşıyor ise 40 bin dolar değerinde ödül koyan Missouri valisi Thomas Crittenden’e gönderilmişti telgraf. Bir keresinde kardeşine şöyle demişti James: “Eğer beni canlı ele geçirdiklerini duyarsan, yalan olduğunu söyle. Beni öldürebilirler, ama başka türlü ele geçiremezler.”

Çetenin kurulması
Jesse ve Frank, kardeşleri Cole ve Bob Younger ile Amerika İç Savaşı sonlarına kadar beraber ata binip çeşitli baskınlar düzenliyorlardı. Savaşta da yer alan kardeşler, savaş sonrasında Clell Miller, Bill Chadwell and Charlie Pitts ile beraber Younger-James çetesini kurdular. Kardeşleri evlerinde yakalamaya çalıştılar ama başarılı olunamayan bu çaba onların vahşi niyetlerini kamçılamaktan başka sonuç vermedi. Çünkü yetkililer çeteyi yakalayamamış ama sekiz yaşındaki kardeşlerini öldürmüş, annelerini ise yaralamışlardı.
İnsanlar bu kardeşlerden korkuyorlardı. Korkmakta haklıydılar. Parlak mavi gözleri ile James’in bakışı bir demir gibiydi. Hiç ıskalamadan öldürüyordu, diğerleri de aynı şekilde.

Nortfield’teki banka soygunu

Çete Northfield, Minnesota’yı tercih etti çünkü küçük ve huzur dolu olduğu düşünülen bir yerdi burası. Ama en önemlisi burada yalnızca tek bir banka vardı. Gazetelerde yazılana göre bu bankaya daha yeni bir kasa, kilit ve iki adet ağır kapı eklenmişti. Bu durum çete üyelerini tedirgin etmedi. Bir silah ile tehdit edildikten sonra çoğu kişinin kasayı açacağını tahmin ediyorlardı. Kasabadaki tüm paranın tek bir yerde olduğunu bilmek yetiyordu. Güvenliği için bu kadar harcama yapılan bir yer soyulmaya değerdi.

Gardner, “Aldatma konusunda sivriliyorlardı. Bankaları soyarken insan içerisinde işadamı rolü yapıyorlardı” cümlesiyle açıklıyordu bunu. Jesse James bir keresinde, “Hırsız olduğumuz doğru. Ama her zaman günün aydınlığında soyarız” demişti. Fakat Northfield soygununda bir şeyler eksikti. Banka çalışanları direndi. Yorgun Frank James muhasebecinin kafasını sıyıran mermileri ateşledi. Olay üzerine kasaba halkı alarma geçmişti. Tüm paraları o binadaydı, savaşmalıydılar. Silah savaşı 10 dakikadan az sürdü. Panik halindeki çete üyeleriyle ellerinde ne varsa üzerlerine fırlatan kasaba sakinleri arasında çıkan bir savaştı bu. Gardner, “Kasaba halkı öldürmek için ateş ederken çete üyeleri insanları korkutmak ve zaman kazanmak için çabalıyorlardı” diyor kitapta. Cole Younger, “Bizi parçalara ayıracaklar” diyerek geri çekilme sinyalini verdi. Çatışma bittiğinde hırsızlardan Clell Miller ve Bill Chadwell yerde ölü olarak yatıyorlardı. Kasaba halkından iki kişi de ölmüştü. Geri kalan altı çete üyesi ise ellerinde 26.60 dolar ile yola koyulmuşlardı. Amerikan tarihindeki en büyük insan avı bu noktada başladı. 1000’den fazla adam takip etti üyeleri. Cole Younger daha sonrasında, “O 14 gün içerisinde 100 ölüm kadar çok çektik” diyecekti. Kasaba bu takip serüvenini korku ve heyecan ile izliyordu. Bir yerel gazete haberi: “Altı adam 1000 adam tarafından avlanıyor. Her yer aranıyor. En iyi dedektif işe alındı. Onların yok olmasını isteyenler dahi bu denli büyük bir çaba ve azme hayran olmadan duramaz.” şeklindeydi. Kardeşlerden birisinin yarası sebebiyle yavaşladılar. James kardeşler diğer üyelerden ayrıldılar böylece. Ayrılan çete üyeleri yakalanırken, James kardeşler kaçmaya devam ettiler. Kaçabilmişlerdi.

Soygun sonrası

Tennessee’de çiftçi olarak başladıkları yeni hayatı yaşayabilmişler miydi? Gardner, Jesse için: “Yüzündeki rüzgarı hissetmek ve elinde silah tutarak yaşamak bir uyuşturucu gibi olmuştu onun için” diyor. İlgi istiyordu, dillere düşmek istiyordu. Yeni bir çete kurdu. Ama kardeşlerinden hiçbirinin yardımı olmadan.
Jesse James 3 Nisan 1882’de, kendini koruması için eve aldığı kişi tarafından vurulduğunda 34 yaşındaydı. Son duyduğu ses Robert Ford’un silahından gelen ses idi. Ama kaderi yıllar öncesinde belirlenmişti zaten, Northfield’teki First National Bankası’nın önünde. O gün James efsanesi doğmuş ve şansı yaver gitmemeye başlamıştı.

(Çeviri: Ebru Kentoğlu)