'Baba' olmak kolay değil!

'Baba' olmak kolay değil!
'Baba' olmak kolay değil!
Vuslat Saraçoğlu'nun belgeseli 'Müslüm Baba'nın Evlatları', Müslüm Gürses'in 'gerçek' sevenlerinin hikâyesini taşıyor beyazperdeye. Film bugünden itibaren Yeşilçam Sineması'nda.
Haber: ŞENAY AYDEMİR - senay.aydemir@radikal.com.tr / Arşivi

Müslüm Baba, geçen yıl mart ayında aramızdan ayrıldığında ‘evlatları’nı “Örseleyen, hor gören, itip kakan, aşağılayan, hak ettiği değeri vermeyen ‘devlet baba’nın görüp de görmezden geldikleri; buyurgan babaların çocukları” diye tanımlamıştık.
Vuslat Saraçoğlu’nun Müslüm Gürses’in ölümünden önce çalışmalarına başladığı ve ‘Baba’nın kaybından sonra bitirdiği belgeseli ‘Müslüm Baba’nın Çocukları’ tam da yukarıda tanımladığımız insanları anlatıyor. “Allah bir, Müslüm iki” diyen (hatta bu sıralama kimileri tarafından değiştirilen), varlıklarını, varoluşlarını onun şarkılarıyla anlamlandıran, kimisi gerçekten babasız büyümüş, kimisi babasının gadrine uğramış, kimisi devlet babadan umduğunu bulamamış ve onun şarkılarına saf bir gönül bağıyla bağlanmış yüzbinler…
Vuslat Saraçoğlu, kendileri yazmadan kimsenin bilmediğini, dinlemeden kimselerin sevmediğini, alkışlamadan kimselerin önemsemediğini düşünenlerin, Müslüm Baba’yı taltif edip ‘kabul edilebilir’ sınırlar içine çekmeye çalıştığı bir dönemde, onu var edenlere uzatıyor kamerasını. Müslüm Gürses’in gerçek sevenleri, hayatı Müslüm Gürses şarkılarıyla okuyanları, hastalığı süresince hastane kapısında sabahlayanları, ölümünün ardından ağıt yakanları getiriyor karşımıza. Bir insanı karşılıksız sevmenin yalnızca platonik bir duruma işaret etmediğini, aynı zamanda sevilene yüklenen anlamların altının ne kadar dolu olduğunu; sevilenin de bu sevgiye layık olmak üzere bütün hayatını şekillendirdiğini gösteriyor bizlere. Bir seveninin “Müslüm Gürses’in yaptığı müzik , sakinleştirici dediğimiz olayın kulaktan alınan versiyonudur” sözlerindeki dinginlik de, bir başkasının “Kendini jiletleme olayı; bizi görün, bizi duyun çığlığıdır” serzenişi de ‘Müslüm Baba’nın Evlatları’nda sizleri bekliyor.
Benim de naçizane birkaç dakika görünüp Müslüm Gürses ve evlatları hakkındaki görüşlerimi belirtme fırsatı bulduğum ‘Müslüm Baba’nın Evlatları’, bu baba-oğul ilişkisini daha iyi anlamamızı sağlayacak olanakları sunamadığı için biraz sınırlı kalıyor. Keşke evlatların nasıl bir dünyada yaşadıklarına, öz babaları ve devlet babanın yarattığı hayal kırıklıklarını Müslüm Baba’larında nasıl tamir ettiklerine daha fazla tanıklık edebilseydik.
Yine de Vuslat Saraçoğlu, önemli bir boşluğu tamamlayarak bir fenomenin gücünün dayanaklarını gösteriyor. Arabesk müzik literatürüne yaptığı katkı da cabası.
‘Müslüm Baba’nın Evlatları’, bugünden itibaren Beyoğlu ’ndaki Yeşilçam Sineması’nda gösterimde olacak. Sanayi sitelerinin çalışkan çocuklarının, yoksul semtlerin afili delikanlılarının, babalarının gadrine uğramış ve Müslüm’le teselli bulmuşların var olduğunu görün!

Kaç kadeh kırıldı!