Bağdat'tan naklen yayın

ABD ne pahasına olursa olsun Irak'a girme niyetini sürdüredursun, savaşın bereketinden yararlanacak ilk mecralardan biri belli oldu.

ABD ne pahasına olursa olsun Irak'a girme niyetini sürdüredursun, savaşın bereketinden yararlanacak ilk mecralardan biri belli oldu. HBO kanalı, 1991'deki Körfez Savaşı'na ait ilk görüntüleri elde ederek basın tarihine geçen CNN ekibinin öyküsünü anlatan Live From Baghdad / Bağdat'tan Naklen'le, reyting listelerini sarsmayı planlıyor. Michael Keaton, Helena Bonham Carter ve Robert Wisdom, HBO'da ilk kez 7 Aralık'ta gösterilecek filmin oyuncuları arasında. Filmin yönetmeni ise, belgeselcilikten gelme Mick Jackson.
Proje, eli kulağındaki yeni Irak savaşı hesaba katılarak ortaya çıkmadıysa da, zamanlaması kaza eseri değil elbette. Çünkü aralık ayı, böyle büyük TV yapımlarının mevsimi değil Amerika'da. Devasa bütçeli Hollywood filmlerinin ana referansı, çoğu kez aynı kulvardaki rakipleri, açılış hasılatında geçebilmektir. Michael Keaton, bu kez hedefin, yaklaşmakta olan istilayı yenebilmek olduğunu söylüyor.
Filmin aceleye geldiği söylenemez. Yönetmen Jackson, ilk senaryoyu bundan 10 yıl önce görmüş. Senaryonun şimdiki hali, Körfez Savaşı sırasında Bağdat'tan yapılan yayını yöneten, filmde Keaton'ın canlandırdığı CNN yapımcısı Robert Wiener'ın kitabına dayanıyor. Wiener'ın ilk taslağı, küçük cezve misali yıllarca elden ele gezmiş. Önce bir sinema filmi olması düşünülmüş. Ne Barry Levinsonlar, ne Dustin Hoffmanlar talip olur gibi yapmış projeye. (İronik biçimde, aynı ikili, tam tersine sahte bir medya olayını anlatan Wag the Dog / Başkanın Adamları'nı çekti sonradan.)
20 milyon dolar maliyetindeki filmde, zamanında enformasyon bakanıyken CNN ekibine bilumum desteği veren ve şimdi de Irak'ın dışişleri bakanı olan Naji al - Hadithi de, kilit karakterlerden biri olarak görülüyor. Live From Baghdad, Kazablanka'da ve Fas çöllerinde çekilmiş. Bölgede, aradıkları her şeyi kolayca temin etmişler. "Tank mı istediniz? 179 dolar. Uçaklarımız var, ne isterseniz var bizde!"
Film bir tarafa, şu an itibarıyla basın camiasındaki asıl mesele, CNN'in önümüzdeki savaşta da aynı performansı gösterip gösteremeyeceği. Irak hükümetinin, bu sefer yabancı basını korumakla pek de ilgilenemeyeceği, zira sadece kendi 'k..'ının derdinde olacağı düşünülüyor.