'Bahar Ayini' 100 yıl önceki kadar yeni

'Bahar Ayini' 100 yıl önceki kadar yeni
'Bahar Ayini' 100 yıl önceki kadar yeni
Stravinsky'nin sarsıcı bestesi 'Bahar Ayini', 100 yaşında. Farklı ritmi ile dönemi için fazla radikal bulunan ve ilk kez sahnelendiğinde yuhalanan bale eseri, modern müziğin temel taşlarından biri olarak görülüyor.
Haber: EBRU KENTOĞLU / Arşivi

Rus besteci Igor Stravinsky’nin klasik müzik tarihinde devrim yaratan bale eseri ‘Bahar Ayini’ (The Rite of Spring), 100. yılını kutluyor. İlk kez 29 Mayıs 1913’te Paris Champs-Elysees Tiyatrosu’nda Vaslav Nijinsky koreografisiyle sergilenen ‘Bahar Ayini’ balesi, adeta bir skandala yol açmıştı. Yer yer folk melodileri, tekrarlayan farklı ritmi, çarpışan aksanı, farklı ölçüleri, ses uyumsuzluğu ve vahşi orkestrasıyla ‘Bahar Ayini’ seyirciler için fazlasıyla radikaldi. Chicagotribune yazarlarından John von Rhein, yumrukların ve yuhalamaların havada uçuştuğu, polisin çağrıldığı ve seyircilerin orkestra sahnesine türlü şeyler attığı, tam bir kaosa yol açan bale gösterisi için, “Şef Pierre Monteux, Stravinsky’nin gözlemlerine göre sinirli bir şekilde eserin sonuna kadar nefesini tuttu” betimlemesini yapıyor.
Birinci Dünya Savaşı’nın arefesinde ve Rusya’daki devrim esnasında Rus besteci Stravinsky’nin bestelediği efsaneleşmiş bale eseri, sert ve yıpratıcı melodilerin yanı sıra içerdiği lirik bölümler ile gizemli ve korkutucu bir havaya bürünerek eser dinleyiciyi adeta tetikte bırakıyor. İngiliz besteci George Benjamin, The Guardian’da yayımlanan yazısında, harika bir bilimsel, artistik ve entelektüel dönemin içerisinde mayalanan eser için, “20. yüzyılın müthiş ikonu haline gelen eseri hiçbir besteci görmezlikten gelemez. Modern müzik bu model olmasaydı var olamazdı” diyerek kurallar yıkan eser için büyük ama ‘gerçek’ bir iddiayı ortaya atıyor. John ven Rein, Pagan Rusya’nın resmedildiği eserin modernizmin başladığı yıllara uzandığını belirtiyor. Yani 1907’de Picasso’nun ‘Les Demoiselles d’Avignon’u resmettiği ve 1922’de James Joyces’un ‘Ulysses’i yazdığı o mucizevi yıllar… Benjamin’e göre, son derece kompleks notaları bir araya getiren bestenin amacı dinleyeni şoke etmek. Geleneksel tonalite prensiplerinden sıyrılıp açıkça atonal estetiğe yelken açan Stravinsky, empresyonist ‘Parisienne’ müzik modasına sert bir darbe yapıyordu o dönem için. Süher Pekinel, internet sitesinde eser için şu cümleleri sarf ediyor: “Bahar Ayini’ni ilk dinlediğim günden beri ruhumu ve düşünce sistemi şoke eden ritmik ve dinamik içeriği beni müziğin derinliğinde sonsuz bir yolculuğa itti”. Ünlü piyanist, Stravinsky’nin ‘Bahar Ayini’ni bestelemeye başlamadan önce pagan kavimlerin ritüellerine merak sarmış olduğunu, araştırmacı Roerich’i kendisine daha derin bilgiler vermesi için ısrarla aradığını da belirtiyor.
Rusya ‘The Firebird’ ve ‘Petrushka’ gibi eserlerin de sahibi Stravinsky, ‘Bahar Ayini’ni bestelerken Rusya’dan uzaktı aslında. Uzun yıllar İsviçre’de yaşayan besteci, sonrasında Paris’e yerleşti. 2. Dünya Savaşı yıllarında ise yerleştiği Amerika’da 1971 yaşında ölene dek yaşamını sürdüren Stravinsky’nin eserleri Nazi Almanyası tarafından ‘dejenere sanat ’ olarak nitelendiriliyordu.
1911’de Claude Debussy, Robert Godet isimli İsviçreli bir arkadaşına yazdığı mektupta bahsediyor Stravinsky’den: “Igor Stravinsky isimli, farklı rengi ve ritimleriyle çarpan bir Rus müzisyeninden haberin var mı? Clarens’te yaşıyor, sana yakın olmalı. Müziğinin sana sonsuz bir zevk vereceğinden eminim. Hiçbir şeyden korkusu yok ve burnu büyük de değil ayrıca.”
1921’de The Guardian’da Ernest Newman, Stravinsky için “Yeni bir ruhu ve gücünün ötesinde bir dili yansıtmayı başaran bir dâhi” nitelendirmesinde bulunurken, 1934’te ise Neville Cardus besteci için, “Belki yarın… Stravinsky Strauss ve Debussy’nin kaderini paylaşacak ve yeni kanlar için ‘eski kafalı’ olarak betimlenecek”. Galiba daha bu betimlemeyi hak etmiyor Stravinsky, çünkü yenilikçi çizgisini korumaya devam ediyor…
Unutulmaz bale eseri günümüze değin yüzlerce kez yeniden uyarlandı, çeşitli filmlerde kullanıldı ve analiz edildi. Walt Disney’in 1940 yapımı ‘Fantasia’ filminin de müziği oldu, oysa Stravinsky nefret etmişti bu animasyondan. 1990’da Philip Kaufman tarafından ‘Henry ve June’ filminde kullanılan eser, en son 2009 yılında Chanel ile Stravinsky’nin ilişkisini konu alan ‘Coco Chanel ve Igor Stravinky’ adlı filmin açılış sahnesinde yer alıyor.
Stravinsky’nin unutulmaz eseri, 100. yılında tüm dünyada gerçekleşecek konserlerde bir kez daha hatırlanacak. Pasifik Senfoni, jazz üçlüsü Bad Plus, Los Angeles Filarmoni ve Esa-Pekka Salonen önderliğinde Londra Filarmoni’nin de aralarında bulunduğu birçok müzik organizasyonunda sergilenecek eseri bir de buradan dinleyin: http://www.youtube.com/watch?v=02tkp6eeh40.
Besteci ve yazılım mühendisi Stephen Malinowski’nin bilgisayar animasyonuna dönüştürdüğü video, eserde tüm orkestrayı takip edebilmek ve duyumsayabilmek için birebir.