Bankanız batsın!

Bankanız batsın!
Bankanız batsın!
A. Taner Elhan'ın ikinci filmi 'Kadın İşi Banka Soygunu', sinema sanatı enstrümanları tam işlemese de, hissettirdikleri üzerinden bizleri cezbetmeyi başarıyor.
Haber: MURAT ÖZER - cinemozer@gmail.com / Arşivi

KADIN İŞİ BANKA SOYGUNU **
Yönetmen: A. Taner Elhan
Oyuncular: Meltem Cumbul, Filiz Ahmet, Özge Ulusoy, Esra Dermancıoğlu
Süre: 104 dk.

Onur Ünlü filmlerine yapımcı kimliğiyle katkı verdikten sonra gene bir Onur Ünlü senaryosu olan ‘Acı Aşk’la yönetmenliğe geçiş yapan A. Taner Elhan’ın ikinci filmi ‘Kadın İşi Banka Soygunu’. Sinemacı, soygun filmlerinin tipik entrika derinliğinden ziyade, ‘para’ kavramının sınıfsal çözülmeyi hızlandırması üzerinden ortaya konan resme odaklanmaya çalışıyor burada.

2006 tarihli ‘Şaşkın’ adlı filmiyle tanıdığımız Şahin Alparslan imzalı senaryo, çocukluklarından bu yana arkadaş olan dört kadın karakterin ‘sistem’ tarafından köşeye sıkıştırılmasından besleniyor. Özellikle içlerinden birinin çaresizliği, sistemin bütün unsurlarınca karanlığa itilmesi etkin bu resimde. ‘Banka’nın nefes alacak alan bırakmadığı karakterin yardımına her zaman olduğu gibi arkadaşları koşuyor, ki ‘soygun’dan ziyade bu dayanışma öne çıkıyor hikâyede. “Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için” prensibiyle hareket eden kadınlar, umutsuzlukla açılıp bunu reddeden bir noktaya evrilen filmde, sınıfsal itilmişliklerine de isyan ediyorlar.

Hissettirdiklerine şapka çıkardığımız ‘Kadın İşi Banka Soygunu’, bunu sinema sanatının enstrümanlarıyla açmayı aynı oranda başaramıyor ne yazık ki. Dağınıklığıyla karakterleri açmazda bırakan hikâye kurgusunun öne çıktığı bu durum, giderek filmin temelinin de parçalanmasına yol açıyor. ‘Niyet’le belli bir yere kadar ilerleyebiliyor hikâye, sonrasında hem senaryodan hem de anlatımdan sağlam destekler bekliyor. Ona bu anlamda koltuk çıkan olmayınca da havada kalıyor onca ‘iyi niyet’, seyirci kimliğimizle bütün boşlukları doldurmaya çalışırken buluyoruz kendimizi.

Esra Dermancıoğlu’nun bir adım öne çıktığı dörtlünün işini yaptığı, Orhan Gencebay’ın ‘Batsın Bu Dünya ’sının eşlikçilik görevini başarıyla yerine getirdiği ‘Kadın İşi Banka Soygunu’, kimin ‘soyguncu’ olduğuna dair bir fikir ortaya koymasıyla da cezbediyor bizi. Eksik ve gediklerini görsek de, dürüstlüğüne inandığımızı ve ‘gidiş yolu’na sempatiyle baktığımızı söyleyebiliriz bu filmin.