Bayram modasının yeni yüzü

Bayram modasının yeni yüzü
Bayram modasının yeni yüzü

Begüm (solda, 19), Elvan (18) Cansu (sağda, 18) İstiklal Caddesi

Bayramda şık giyinme alışkanlığı kaybolmadı, sadece imaj değiştirdi. İstanbul sokaklarını dolduran kalabalık, modaya kendi yorumlarını katan giysileriyle eski özenin yok olmadığını gösterdi
Haber: ASLI BARIŞ - asli.baris@radikal.com.tr / Arşivi

Seksenlerde büyümüş biri olarak, bayram ritüellerinin kabuk değiştirdiği döneme denk geldim. O günlere özel alışveriş yapmak ya da bayramlaşmak için kapı kapı dolaşmak gibi seremonileri neredeyse hiç yaşamadım; benim için bayram demek, tatil için yola dökülmekti. Ailem, birçoğu gibi zorlu çalışma temposundan birkaç günlüğüne de olsa uzaklaşma fikrinin cazibesine kapılır, birkaç gün için kilometrelerce yolu arşınlamaktan kaçınmazdı. İçi para dolu mendilim de olmadı, rugan ayakkabılarım da… ‘Nerede o eski bayramlar’ cümlesiyle süslü paragraflara imza atacak bilgi birikimim ne yazık ki yok. Onun için boşuna ahkam kesmeyip, bayram şıklığının yok olmaya yüz tutup tutmadığını yerinde incelemeye karar verdim, ve Radikal konseptine uygun olarak ‘sokağa’ döküldüm. İstanbul ’un çeşitli semtlerini turlayıp, bayram modasının ana hatlarını çizdim.
Nişantaşı: Bayramcıların kaçarcasına boşalttığı sokakları, Vahşi Batı’nın tozlu yollarını aratmayacak şekilde ıssız. Uykulu gözleri saklamak için takılan güneş gözlükleri ve eşofmanlar dışında moda adına hiçbir ize rastlamadım. Nişantaşılıların abartılı ve uçlardaki şıklık anlayışı, bayramda terk edildi. Hunter botlar veya loaferlarla sokakları turlayan birkaç kişi, semtin stilini belirledi.
İstiklal Caddesi/Tünel: Bayramda şehirde kalmayı seçen nüfusun yarısının kapladığı caddede, aksesuvarlar stili belirliyor. Bir kişi dışında klasik bayramın forması olan ‘kravatsız takım elbise’ giyen kimse yok. Erkeklerde skinny pantolon-deri ceket ya da şalvar kesimli pantolon- beyaz bol gömlek olmak üzere ikiye ayrılmış durumda. Kızlar ise stil konusunda daha özgür; tayt üzeri topuksuz bot çok revaçta. Carrie Bradshaw misali kafaya takılan çiçekli taçlar, sokağın popüler bir siması. Birkaç yıl öncesine kadar semte hakim olan karanlık moda akımı ‘goth’u takip edenler neredeyse yok gibi.
Eminönü: Erkek sokak modasında son dönemin hakimi ‘apaçi akımı’ semtte tavan yapmış durumda. Saçların tamamı tepeye dikilmiş, jean pantolonlar çok bol. Ancak eşofman üstü bayram nedeniyle yerini beyaz gömlek- ceket ya da ince triko kazağa bırakmış durumda. Kızlar ise ağırlıklı olarak İslami modanın takipçisi. Pembe, bej ve desenli başörtüleri, bele oturan ceketlerle takımlanıyor. Uzun etek, ya da dar pantolon revaçta.
Bağdat Caddesi: Sabahın erken saatlerinde tayyör giymiş, fönlü saçlı, bakımlı orta yaşın üzerinde bayanlar caddeyi turladı. Ancak saat ilerledikçe, ugg botu jean pantolonla ya da elbiseyle takımlamayı tercih eden cadde kızlarına bıraktı. Yelek de beğenilen bir parça. Ayrıca bu semtin sakinleri caddede devasa ve çok şık bir mağazası olan Burberry’yi çok seviyor. Çantaların çoğu Burberry ya da Louis Vuitton’un Damier serisine ait.

Türk modası değişime ayak uydurdu

Tasarımcılar bayram modasında başrolü rahatlığın ele geçirdiğini söylüyor

Atıl Kutoğlu: Biz tasarımcılar olarak her zaman insanların özenli ve şık giyinmesini isteriz. Ancak zamanlar değişti, artık şıklığa odaklanmak yerine, rahatlık ön planda tutuluyor. Ama bu özensizlik demek değil, spor giysiler bile günün modasına uygun detaylar taşıyor. Benim verebileceğim tavsiye, bayram ziyaretlerinde spor giyinmek yerine şık giysiler seçmeleri. Bu verilen özeni gösterir.

Cengiz Abazoğlu: 2000’li yıllardan itibaren dini bayramlarda da insanlar kendini daha rahat bir giyim tarzıyla ifade etmeye başladı. Eskisi gibi ‘ciddi’ giyinmiyorlar bu günlerde. Kendi stillerinden vazgeçmiyorlar. Ancak bunu saygısızlık olarak algılamak yanlış, çünkü saygının ve sevginin giyim tarzıyla bir alakası olduğuna inanmıyorum. Önemli olan bakımlı görünmek.

Özgür Masur: Küçüklüğümde arife gününde özel alışverişe çıkılırdı. Bayram sabahı ailece şık giyinirdik. O günleri, o özeni özlüyorum. Bu modayla değil, dünyanın geçirdiği değişimle alakalı. Çoğu tanıdığım bayramımı facebook ’tan kutladı. Bundan 12, 13 yıl önce arkadaşlarım bana kart atardı, mektup yazardı. Ancak bu değişim modaya da yansıyor, koleksiyonlar bile çok daha hızlı çıkıyor ve daha hızlı tüketiliyor.

Tuba Çetin: Bayram modasında rahatlık ön planda, ama şıklık yine var. İstanbul sokak modasında insanlar kendi stillerini yaratmaya başladı. Özellikle Türk kadını pahalı ve hesaplı parçaları birleştirerek, farklı giyiniyor. Yenilikleri denemekten korkmuyorlar. Yurtdışıyla kıyaslayacak olursak Türk kadınlarının daha bakımlı olduğunu görürüz. Bayram şıklığı yok olmuyor, sadece stilini yeniliyor ve daha modern oluyor.