'Bebek adımları' yetmiyor!

Haber: MURAT ÖZER / Arşivi

Yönetmenlikte gıdım gıdım ilerliyor Özcan Deniz. ‘Ya Sonra’ ve ‘Evim Sensin’le ‘aşk filmlerinin unutulmaz yönetmeni’ olma isteğinin öne çıktığını görmüştük, ki yeni filmi ‘Su ve Ateş’te de aynı rota korunuyor. Yönetmenlik görüşünü ilk iki filminin bir adım ötesine taşıyor Deniz, ama bunun ‘bebek adımı’ olduğunu da belirtelim.
İngiltere ile Türkiye arasında gidip gelen hikâye, düşman ailelerin arasına sıkışıp kalmış bir aşkın açmazlarına dalıyor. Yanlış anlaşılmasın, bir ‘Romeo ve Juliet’ durumu söz konusu değil burada. Araya sıkışan da aşktan ziyade, âşık olan kadın (lar) oluyor. İyi bir malzeme var aslında bu hikâyede, ama bunun değerlendirildiğini söylemek zor. Özcan Deniz, törelerin kıskacındaki başkaraktere ‘olmadık’ diyaloglar yazarak sık sık koparıyor bizi hikâyeden. Yasemin Allen ise Deniz’in şansı oluyor bu noktada. Genç aktris, doğallığının karşılığını alıyor ve filmin atardamarı haline geliyor.
Filmin ‘ kitap okuma’ sahneleriyse en zayıf yanı bize sorarsanız. Finale bağlamak için başvurulan bu yöntemin herhangi bir şeye hizmet etmediğini görüyoruz. Aksine, bir miktar ritmini bulmuş görünen filmi epeyce hırpalıyor bu seçim, fazlasıyla garip esler verilmesine neden oluyor. Özcan Deniz’in artık bebek adımlarından fazlasını atması gerektiğini söylemek lazım.