Bendir ile çalınan Rönesans müziği

Bendir ile çalınan Rönesans müziği
Bendir ile çalınan Rönesans müziği
Barok müzisyenlerine eşlik eden, dünyanın en büyük bendir festivalini düzenleyen Murat Coşkun'u İstanbul'da yakaladık.
Haber: BARIŞ AVŞAR / Arşivi

Almanya’da yetişen bir Türkiyeli olarak nasıl bir sanat ortamında yetiştiniz ki bendirle Barok ve Rönesans müziği çalmayı hayal edebildiniz?

Aslında Barok ve Rönesans müziğinin ne olduğunu bile bilmiyordum... Okulu bitirdikten sonra Freiburg şehrine taşındım, Doğu bilimleri ve etnomüzikoloji okumak istemiştim. Freiburg şehrindeki müzisyenlerden çok etkilendim. Barok ve Rönesans müziği Freiburg´da çok tutuluyor, hatta hemen hemen tüm Almanya’da Barok dalında en ünlü müzisyenler Freiburg’da yaşıyor ve Freiburg Barok Orkestrası da dünyanın en iyi Barok orkestrası. Ve artık beni provalara, projelere davet ettiler, yavaş yavaş bu bana çok yabancı gelen müziği tanımaya ve sonunda sevmeye başladım. Ve onlar için de çok ilginç oldu, Türkiyeli bir genç Batı Rönesans müziği çalıyor! O zamanlar, yani yaklaşık 20 yıl önce, Türk müzisyenleri bu tarz müzik yapmıyordu, kiliselerde konserler vermiyordu... Artık tabii ki bu durum değişti ve bu dalda daha çok Türk müzisyen bulunabiliyor.

Avrupalılara da çalıyorsunuz, Türkiyelilere de... Her iki gruptaki dinleyicilerden aldığınız karşılıklar arasında farklar ve benzerlikler neler?

Avrupalılar, asıl olarak da Batı Avrupa demem gerek, bendir ve vurmalı çalgılarla yaptığım müziği çok seviyorlar ve çok destek görüyorum. Sadece seyircilerden değil, organizasyonlar ve dernekler de çok değer veriyor bu tarz müziğe. Avrupa’daki dinleyicilerin, ‘dinleme alışkanlığı’ veya ‘konsere gitme geleneği’ bizim dinleyicilere göre sanatçı için daha tercih edilebilir elbette. Fakat bu durum Türkiye ’de de geçen yıllar içinde iyiye doğru çok değişti.

Dünyanın önemli müzisyenleri ile önemli ortak projeler ürettiniz. Bu projeleri gerçekleştirirken öncelikleriniz neler oluyor?

O müzisyenin müziğini sevmem çok önemli. Tabii ki beraber çalışmak istediğim müzisyenle anlaşabilmem ve kendisinin hoşgörülü, iyi niyetli olması da. Asıl olarak da iyi bir insan olması...

Tamburi Mundi Bendir Festivali nasıl gelişti, neler yapıyorsunuz bu festivalde? Bir de elbette isminin anlamı ne?

Tamburi Mundi Festivali’ni 8 yıl önce kurdum. Amacım dünyadaki çeşitli bendir türlerini bir araya getirmek ve beraber diyaloğa girerek yeni şeyler yaratabilmekti. Festival her yaz Almanya’nın Freiburg şehrinde gerçekleşiyor ve şu an dünyanın en önemli bendir ve ritim festivali. Çeşitli ülkelerden bendir ve perküsyon ustalarını davet ediyorum. Bir hafta müzisyenler toplanıyor workshop’lar ve konserler veriliyor. Stil olarak fark etmiyor: Dünya müziği, klasik, çağdaş müzik, caz... ‘Tamburi Mundi’ Latince’den geliyor. ‘Tamburi’ vurmalı çalgı, ‘mundi’ dünyaca demek. Yani, “Dünyanın vurmalı çalgıları”…

Müzikal geçmişiniz bir ‘kültürler arasılık’ manifestosu gibi. Dünyada kültürel farklar nedeniyle toplumlar arası sıkıntılar yaşanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Genelde sanatçılar kendi aralarında hiçbir sıkıntı yaşamıyor ve yaşamak istemiyorlar da... Demek istediğim: Benim için bir müzisyen olarak kimin, nereden geldiği bir rol oynamıyor. Benim için önemli olan bir insanın hoşgörü gibi diğer ‘kaliteleri’... Hoşgörü Avrupa’da genelde çok gelişmiş. Tabii medyada bazen tam tersi anlatılıyor veya görülüyor. Diğer kültürlere ilgi ve saygı göstermek dinleyiciler için de geçerli. Bunu konserlerimde sık sık yaşıyorum. Sorunları yaratan gerçekten politikacılar ve tabii ki toplumun içinde bunu destekleyen etkenler bulunduğu da bir gerçek.

İstanbul ’da sizi ilk kez dinleyip izleyecekler için tüyolar var mı? Özellikle ‘teknik’ takip yapacaklara?

Bu iki konser çok farklı programlar olacak, 8 Şubat’ta sahne alacağımız Giora Feidman ile 8 yıldan beri çok yakın çalışmalarımız var ve 3 yıl önce de CRR’de konser vermiştik. Bu sefer Hüsnü Şenlendirici’nin de katılımı ile çok değişik bir program olacak. 9 Şubat’taki ise benim için çok önemli bir konser. The Mekan’da konuk arkadaşlarla beraber ‘diyalog ritimler’ programını oluşturacağız. Konuk olarak Sumru Ağıryürüyen, Bekir Sakarya, Mehmet Akatay, perküsyoncu Raquy Danziger ve dansçı Gülay Sütçü katılıyorlar.
Murat Coşkun bugün CRR’de, 9 Şubat’ta The Mekan’da sahne alacak.
Atölye çalışmaları hakkında bilgi için: info@planada.com.tr