Beni yak kendini yak

Beni yak kendini yak
Beni yak kendini yak
Soba 'cefa'nın konusudur ve sanılanın aksine sobanın mutlulukla pek bir ilgisi yoktur...
Haber: ELİF TÜRKÖLMEZ - elifturkolmez@gmail.com / Arşivi

Cennette, çok eminim, şöyle bir şey olacak. Bir grup insan “Traylaylaylay” diye bağırıp sekerek, neşe içinde bir otobüse binecek. Görevliye, “Hayırdır?” diyeceğiz. Görevli bize dönüp, “Bu insanlar, herkes uyurken kalkıp sobayı yakanlar. Şimdi onları Amy Winehouse konserine götürüyoruz” diyecek.
Soba yakmak çok zor bir iştir. İlk evvel çıraları tutuşturmak gerektiğini öğrenmekten; odunun kurusunu, kömürün yağlısını seçmekten söz etmiyorum. Mecbur kalınca öğrenilir, bir şey değil. Zorluk, insanın en savunmasız olduğu anlarından biri olan sabah mahmurluğu esnasında temel acziyetlerinden biriyle yüzleşmek zorunda kalmasında. Buzluktan çıkarılan kıymadan farksızlaşmasında. Çözülüp, kabak dolmasına iç olana kadar aklına daha fazla kötü an- gözünüzün önünde boğulan adam, lisede çok kötü geçen o kimya sınavı, gelecek ay evleniyormuş-getirmemeyi başarmasında.
Üzerine portakal kabuğu, kestane, ekmek dizmek; demirine yıkadığın çorabı çamaşırı asmak; çaydanlığın fokurtusunu dinlemek; arkasına geçip beli bıkını kızdırmak; üzerine tükürmek, şüphesiz ‘En Tatlı İnsan Davranışları Ansiklopedisi’nde; selamlaşmak, “Fazla akbili olan var mı?” sorusuna “Var” demek ve öpüşmekle birlikte yer alacak. Ama yine söylüyorum, soba aslında zordur. Doktora görünmek için köyden gelen büyük dayı gibidir. Tahliller uzun sürer, dayı bütün kışı sizde geçirir. Korku, saygı, merhamet ve en nihayetinde bıkkınlık yaratır. Soba da büyük dayı da nostaljinin konusu olduklarında, yani hatırlandıklarında sevilir. Külünü dökmediğin ama üzerinde kızaran ekmeğe tereyağı sürebildiğin bir sobayla, altını değiştirmediğin ama Çanakkale anılarını dinlemekten hoşlandığın bir büyük dayıya tahammül edebilirsin ancak.
Soba ve sobayla ilgili her şey-iki ton kömür almak, kovayla eve taşımak, kurmak, yakmak, külünü dökmek, pompalamak, tütünce söndürmek, bacayı temizlemek, önünü silmek… Cefayla ilgilidir ve sanıldığı gibi mutlulukla bir ilgisi yoktur. Sırf sobalı olduğu için sık gittiğim bir bar var. “Sokaktan geçiyor da eve aldıramadık daha” diyen insanlara benzeyen bir bar. Ve sanıyorum kafa dinlemek için en uygun yerlerden biri, doğalgaz hattı döşetmeye üşenen insanların işlettiği bir bar olabilir.
Bu arada Amy Winehouse konserine gidemeyeceğiz diye üzülmeyin. Anneniz biletini çaktırmadan size verir nasıl olsa.


Külünde hatıralar saklı
Soğuk kış gecelerinde çıtırdayan odun parçalarının sesiyle uyumak... Yağmurda top oynamaktan sırılsıklam olmuş ayakları karşısında kurutmak... Ailece başına toplanıp, saatlerce konuşmak ve bunun gibi daha onlarcası... Adı anımsandığında bile çocukluktan kalma yüzlerce anının hatırlandığı bir değer olan sobadan bahsediyoruz. Ne var ki, sık sık nostaljisi yapılsa da sobalı evde yaşamak unutulmaya yüz tutmuş bir kavram değil. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, nüfusumuzun yüzde 57’si ısınma ihtiyacını sobayla karşılıyor. Kalorifer kullanıcıları ise azınlıkta! Oranı yüzde 25’i aşmazken, diğer alternatifleri kullananların sayısı yüzde 18 civarında… Tabii bu istatistiğe doğalgaz faturasına mağlup olup tekrar soba kuranlar da dahil mi, bilmiyoruz.
Hafta başında sobayla ilgili bir haber de Antalya ’dan geldi. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Demirciler İçi’ndeki bir projesi hayata geçmiş ve Türkiye’nin ilk soba müzesi açılmış. Müzede 19’uncu yüzyıldan sonra yaygın hale gelen soba kültürü, hikâye tarzında bir anlatımla sunuluyor. Biz de bu vesileyle soba ve onun yarattığı anıları şöyle bir hatırlayalım istedik…


Kuzine soba
Hem evi ısıtan hem de üzerinde yemek pişirilen çok amaçlı fırın. Anneannelerimizin mutfağını şenlendiren versiyonları unutulmaz. Odun kömürü ateşinde yemeğe lezzet katan bu fırın, kimi yörelerde ‘Maşinga’ olarak da anılır.

Kovalı soba
Adı üstünde, kapağı tamamen kaldırılan ve içine kova konan bir soba çeşidi. Ortasına odun, kenarlara kömür, üste de çıra konup yakmaya hazır hale getirilen kovası soba eziyetini hafifleten bir gelişme olarak kayda geçmiştir. Külü ortalığa saçmadan atabilmek gibi çok önemli bir avantaj sağlar.

Doğalgaz sobası
Kombi taktıracak paranız yoksa, bununla idare edebilirsiniz. Günümüzde kentlerde en sık kullanılan soba tipi. Fakat lodosun olduğu gecelerde dikkatli olun!

Çingene sobası
Ucuz emayeden ya da tenekeden yapılma, nispeten daha hafif ve pratik soba... Tahta parçaları ya da odun yakmaya yarayan, ateş harladığında kızaran, sönünce hemen soğuyan yoksulluğun simgesi ısınma aracı.

Tuğlalı soba
Gerçek soba. Daha çok ailelere hitap eder. Bir yandı mı evi tüm gün sıcak tutmayı başarır. İçini kaplayan tuğlalar uzun süre sıcaklığı muhafaza eder. Tek derdi sabah altında biriken onca külü, kömür artığını temizlemek.

Çini soba
Soba değil antika. Bir zamanlar evlerin, konakların başköşesindeyken şimdilerde Çukurcuma eskicilerinde dekorasyon malzemesi olarak müşteri bekliyor. Dışı zarif renkli çinilerle kaplı, ününü hak eden bir eşya.