BERLİNALE'DE ÖDÜLLER SAHİBİNİ BULUYOR Linklater açık ara favori

BERLİNALE'DE ÖDÜLLER SAHİBİNİ BULUYOR 
Linklater açık ara favori
BERLİNALE'DE ÖDÜLLER SAHİBİNİ BULUYOR 
Linklater açık ara favori
Berlinale'de finale az kaldı. Ana yarışma ödülleri bu akşam sahiplerini bulacak. Çoğunluğun gönlü Richard Linklater'ın 'Boyhood'undan yana...
Haber: ENGİN ERTAN / Arşivi

64. Berlin Film Festivali’nin yarışması biraz durgun başlamıştı. İlk bir iki gün özellikle heyecan yaratan bir film yoktu, ta ki Dietrich Brüggemann’ın yönettiği Alman filmi ‘Kreuzweg’ gösterilinceye değin... Ancak perşembe günü itibariyle ‘Kreuzweg’, yarışmanın favorisi olma anlamında tahtı Richard Linklater’ın ‘Boyhood’una devretti.
Linklater’ın çekimlerine 2002 yılında başladığı film, uzun zamandır sinemaseverlerin merakla beklediği bir projeydi. Bir çocuğun okula başladığı dönemden yetişkinliğe geçişine kadarki süreci (6-18 yaş aralığı) aynı oyuncularla perdeye taşıyan ‘Boyhood’, ilk kez geçen ay Sundance’de gösterilmiş ve müthiş eleştiriler almıştı. Berlinale’deki gösterimi sonrasında da yoğun tezahürat ve bitmek bilmeyen alkışlar vardı. Bu kadar büyük bir hayranlık sonrasında jüri Altın Ayı’yı başka bir filme verirse tepki çekeceği kesin.

Epik bir büyüme öyküsü

Şu ana kadar sinemada pek çok büyüme öyküsü izlemişizdir ama ‘Boyhood’ 12 yıla yayılan çekim süreciyle neredeyse bu filmlerin tümünü aşıyor. Karakterlerin geçirdiği değişimin fiziksel karşılığını perdede birebir görüyoruz, özellikle de çocuk oyuncularda... Filmin başkarakteri Mason’ı canlandıran Ellar Coltrane, 164 dakika içerisinde, gözümüzün önünde bir ilkokul öğrencisinden üniversiteliye dönüşüyor. Bu nedenle ‘Boyhood’ benzersiz bir seyir deneyimi sunuyor seyircisine. François Truffaut’nun Antoine Doinel filmlerinin bir araya getirilmiş hali sanki. Sadece gündelik hayattan anlara odaklansa bile, yapım biçimindeki yüksek iddiayla epik bir film Linklater’ınki. Üstelik geçtiği dönemin ruhunu yakalamakta da son derece başarılı. ABD ’nin Irak’ı işgali veya Obama’nın ilk seçim kampanyası kadar; sosyal medyayla, Lady Gaga videolarıyla, popüler filmlerin veya şarkıların muhabbetleriyle ve video oyunlarıyla 2000’lerin ilk 10 yılının bir özetini de izliyoruz. Bittikten sonra geride iyi bir roman okumuş lezzeti bırakan ‘Boyhood’un taze taze !f İstanbul ’un kapanışında gösterileceğini eklemeyi de unutmayalım. ‘Filmin başrolündeki Ellar Coltrane, En İyi Erkek Oyuncu ödülü için çoğu kişinin aklına gelen ilk isim. Olmadı, Linklater ile beraber 12 yıllık bu maceraya atılan oyuncuların tümüne özel bir ödül de gidebilir.
Ancak ‘Boyhood’ öncesinde de oyuncu kategorileri için ağırlıklı olarak çocuk veya gençlerin performanslarının bahsi geçmekteydi. Örneğin, film pek parlak olmasa bile, ‘Jack’i neredeyse tek başına sürükleyen 10 yaşındaki Ivo Pietzcker’in En İyi Erkek Oyuncu seçilmesi de çoğu kişiyi şaşırtmayacaktır. En İyi Kadın Oyuncu ödülünün favorisi kim derseniz, ‘Kreuzweg’in başrolündeki Lea van Acken. O da henüz 14 yaşında! Kimilerine göre Lea van Acken’in en büyük rakibi ise ‘Aloft’taki performansıyla Jennifer Connelly.

Anderson’a ödül gider mi?

Açılış filmi olduğu için ödül tahminlerinde biraz geride kalmış gibi ama Wes Anderson imzalı ‘Büyük Budapeşte Oteli’ni de unutmamak gerek. Özellikle En İyi Yönetmen veya Senaryo dallarında şansı hiç düşük sayılmaz. Ufak bir ihtimal ama aynı dallarda Dominik Graf da ‘Die geliebten Schwestern’ ile sürpriz yapabilir. İyi tür sineması örnekleri olarak takdir kazanan iki Çin filmi; Diao Yi’nan imzalı ‘Bai ri yan huo’ ve Ning Hao imzalı ‘Wu ren qu’ da jüriyi etkilemiş olabilir. Sonuçları bu akşam öğreneceğiz.