'Beyazcam'da ustalar geçidi

'Beyazcam'da ustalar geçidi
'Beyazcam'da ustalar geçidi
Bizim televizyonlarımızda usta yönetmenlerin işlerini görmek neredeyse imkânsız ama Spielberg'den Scorsese'ye, Fincher'dan Cuaron'a birçok usta yönetmen ABD televizyonları için harıl harıl dizi üretiyor.
Haber: ŞENAY AYDEMİR - senay.aydemir@radikal.com.tr / Arşivi

Tamam, İngiliz televizyon geleneğinin yaratıcıya açtığı alan sayesinde Mike Newell, Mike Leigh gibi sonradan sinemada büyük işlere imza atan yönetmenler yetişmesini beklemiyoruz bizim televizyon dünyamızdan. Önü sonu, daha fazla reyting, daha fazla kâr üzerine kurulu, estetik kaygıyı, hikâye tutarlılığını çoktan bir kenara bırakmış bir sektör bizimkisi. Sinemadan tanıdık Çağan Irmak, Taylan Biraderler gibi isimler çıtayı yükseltmeye çalışsa da sonuçta onlar da bu acımasız çarkın içinde ‘endüstriyel’ üretime kaymaktan kurtulamıyorlar.
Ama son on yılda Amerika ve İngiltere ’den gelen onca güzel dizi ve bu yapıtların yaratıcı ekiplerinde yer alan usta sinemacıları görünce insan sormadan da edemiyor: “Bizim iyi yönetmenlerimiz neden televizyon işleri yapamıyor?” Mesela Zeki Demirkubuz, karanlık bir Dostoyevski hikâyesiyle çıksa karşımıza ve mesela altı bölümde bitirse. Nuri Bilge, Çehovyen bir coğrafyada acımasız bir cinayetin izinin sürüldüğü ‘mini dizi’ yapsa. Ama umudu bir kenara koyup söylemek gerekirse: Bizim televizyonculuğumuz böyle kaliteli işlere prim vermez!
50’li yıllarda Alfred Hitchcock’un, 70’lerde Francis Ford Coppola’nın; 80’lerde Wes Craven’in, 80’ler sonu 90’lar başında Tim Burton’un ve daha nicelerinin televizyona kaliteli işler yaptığını biliyoruz. Bizde de TRT zamanlarında Ziya Öztan’ların, Akad’ların televizyon için önemli işler yaptığı zamanlar oldu.
Oysa özellikle ABD ’de son dönemde sinemanın usta isimleri, tüm dünyada büyük ses getiren, özel fanları olan dizilere imza atıyorlar. Bizim televizyoncularımıza da ilham vermesi, televizyonda başı sonu belli olan, hikâyesi sağlam, oyunculukları muntazam ve en önemlisi sinema duygusunu doya doya yaşayabileceğimiz işler ortaya çıkması umuduyla son dönemde dizi işine el atan usta sinemacılara kısaca bir bakalım.

Steven Spielberg-‘Under the Dome’


‘Jaws’, ‘Er Ryan’ı Kurtarmak’, ‘Schindler’in Listesi’ gibi filmlere imza atan Hollywood’un en yaratıcı isimlerinden Steven Spielberg, aralarında ‘Kardeşler Takımı’, ‘Taken’, ‘Into the West’, ‘The Pasific’, ‘The Rive’ ve ‘Under the Dome’un da bulunduğu birçok dizinin yapımcılığını üstlendi. 70’li ve 80’li yıllarda ise parça parça da olsa televizyon yapımlarının yönetmen koltuğunda oturmuştu.

Alfonso Cuaron -‘Believe’


Bu yıl ‘Yerçekimi’ filmiyle adından söz ettiren ve Oscar için de adı sıkça anılan yönetmenlerden biri olan Alfonso Cuaron, memleketlisi Del Toro gibi Meksika’da ‘Hora Marcada’ adlı diziyi yöneterek başlamıştı kariyerine. 20 küsur yıllık aranın ardından televizyonun cazibesine yeniden kapılan Cuaron, yapımcılığını yapıp, senarist ekibinde yer aldığı ‘Believe’in pilot bölümü için yönetmen koltuğuna da oturdu.

Martin Scorsese -‘Boardwalk Empire’


‘Boardwalk Empire’ın yapımcılığını Martin Scorsese’nin üstlendiğini bilmeyen kalmamıştır diye düşünüyoruz. Ama kendisinin televizyon için belgeseller çektiği de aşikâr (‘The Blues’, ‘The Soul of Man’, ‘2003’). Usta yönetmenin son yıllarda ‘American Masters’ın iki, ‘Boardwalk Empire’ın ise bir bölümünü yönettiğini de kayıtlara geçelim.

Sam Raimi -‘Rake’


Televizyonla en fazla haşir neşir olan sinemacıların başında Sam Raimi geliyor olabilir. Yapımcı olarak 10’dan fazla diziye imza atan Raimi, üç yıllık ‘Spartacus’ macerasının ardından ‘Noir’ isimli yeni bir dizi için kolları sıvadı bile. Yapımcısı olduğu hiçbir dizi için yönetmen koltuğuna oturmayan Raimi, bu yıl ‘Rake’in bir bölümünü çekti.

Wachowski Kardeşler


‘Jupiter Ascending’ adını verdikleri
bilimkurgu filmlerini bitiren Wachowski Kardeşler, hız kesmeden ilk televizyon deneyimlerine yol aldılar. Tabii ki
bilimkurgu türünde olacak olan ‘Sense8’
adlı dizinin yapımcılığı ve senaristliği dışında, pilot bölümü için yönetmen koltuğuna oturup oturmayacakları henüz belli değil.

Ridley Scott-‘Klondike’


‘Alien’ ve ‘Blade Runner’ desek, Ridley Scott hakkında daha fazla konuşmamıza gerek kalmaz muhtemelen. Daha önce ‘Numb3rs’, ‘The Pillars of the Earth’, ‘World Without End’, ‘The Good Wife’ gibi dizilerin yapımcısı olan Scott şu sıralarda ‘Klondike’ın hazırlıklarını yürütüyor. Kariyerine 60’lı yıllarda TV’yle başlayan yönetmenin, geçen yıl ‘The Vatican’ isimli bir Tv filmi çektiğini de hatırlatalım.

David Fincher-David Fincher


Şubat ayında başlayacak ikinci sezonunu dört gözle beklediğimiz ‘House of Cards’ın yapımcılığını yapmakla kalmamış, ilk iki bölümü için de yönetmen koltuğuna oturmuştu. Televizyondaki bu ilk işinde aldığı övgülere ve dizinin dünya çapında yarattığı sansasyona bakılırsa, ‘Dövüş Kulübü’ ve ‘Zodiac’ın yönetmenini televizyon dünyasında daha çok göreceğiz.

Niel Jordan -‘Borgias’


1990 yılında çektiği Tv filmi ‘Red Hot and Blue’dan sonra bu alana pek bulaşmayan, ‘Ağlatan Oyun’, ‘Vampirle Görüşme’, ‘Özgürlüğün Bedeli’ ve geçen yıl izlediğimiz ‘Bir Vampir Hikâyesi’ gibi kalburüstü filmlere imza atan Neil Jordan şimdilik tek vuruşta başarıya ulaşmış görünüyor. Yapımcı ve senaristi olduğu ‘The Borgias’ın altı bölümünü de yöneten İrlandalı yönetmen televizyon tarihinin unutulmaz dizilerinden birine imza atıyor.

Coen Kardeşler


Amerikalı sinemacıların televizyona akını karşısında, ‘cool’ tavırlarından ödün vermeyen Coen Biraderler de tutunamamış görünüyor. Asıl bomba ise ikilinin en sevilen filmi ‘Fargo’yu dizi olarak çekecek olmaları. Televizyon için çekecekleri
‘Harve Karbo’ adlı film ise yolda.

Guillermo Del Toro


1986-90 yılları arasında memleketi Meksika’da ‘Hora Marcada’ adlı bir TV dizisi çeken Guillermo Del Toro, Amerikan televizyonlarına iddialı bir giriş yapma hazırlığında. Pilot bölümleri için yönetmen koltuğuna da oturduğu ‘Hulk’ ve vampir Chuck Hogan’la beraber yazdığı vampir üçlemesi ‘The Strain’den uyarlayacağı dizi yakında seyircinin huzuruna çıkacak.

Ron Howard-‘Arrested Development’


‘Apollo 13’, ‘Akıl Oyunları’, ‘Frost/
Nixon’ ve ‘Da Vinci Şifresi’ gibi filmlerin usta yönetmeni televizyonda ise hiç ara vermeden yapımcılık yapan bir isim.
‘Arrested Development’ın yapımcılığını on yıldır sürdüren Howard, şimdiye kadar televizyon için onlarca işe imza attı.

Sam Mendes-‘Penny Dreadful’


‘Amerikan Güzeli’nin yönetmeni 2012 yılında ‘The Hollow Crown’ ile girdiği dizi işini pek sevmiş olacak ki, Eva Green ve Timothy Dalton’u başrole taşıdığı ‘Penny Dreadful’ için harıl harıl çalışıyor. Dizinin pilot bölümünü çekmesi beklenen Mendes bir yandan da 2015’te vizyona girecek yeni Bond filmi için hazırlık yapıyor.