Bilim daha bunların sırrına eremedi

Bilim daha bunların sırrına eremedi
Bilim daha bunların sırrına eremedi

Öpüşme aşk, güven ve süt emme anılarının birleşimi...

İnsan neden öpüşür, kızarır, burnunu niye karıştırır ya da fedakârlık yapar? Ay'a giden, canlı kopyalayan, yüzlerce hastalığı tedavi eden bilim dünyası bu en basit şeylerin nedenini daha bulamadı...

LONDRA - Ay’a insan gönderilmiş, klonlama işlemi başarılmış, insanın gen haritasının sırları çözülmüş olabilir ama bilim en basit bazı insan davranışlarının gizemini hâlâ çözebilmiş değil. Öpüşme, kızarma ya da gülme gibi son derece sıradan gibi görünen insan davranışları ve bazı kilit konular hakkında bilimin elinde henüz bir ipucu bile bulunmuyor... The New Scientist dergisi, sırrına vâkıf olunamayan 10 ‘şey’i sıraladı...

* Öpüşme: Bazı araştırmalara göre öpüşme süt emme anıları, aşk, güvende olma duygusu ve konforu beraberinde getiriyor. Dudaklarımız, vücudumuzun en hassas yerleri olup duyusal nöronlarla beynin zevk merkezine bağlı. Öpüşme isteğinin genlerimizle alakalı olmasıysa söz konusu değil. Öpüşme, stresi azalttığı gibi mutluluk verici. 
* Kızarma: Dünyanın en iyi kafa karıştırıcılarından biri, kişinin kolayca çuvallamasına yol açıyor. Kadınlar, erkeklere göre daha çok kızarmakla beraber, bu aynı zamanda duygularını ve dürüstlüklerini kanıtlamakta kullandıkları bir numara...
* Batıl inançlar: Her ne kadar mantık bize siyah kedinin şansla hiçbir ilgisi olmadığını kanıtlasa da insanlık bu gibi şeylere inanmaktan hiç vazgeçmiyor. Sahip olduğumuz korku duygusu bu gibi inançları güçlendiriyor ve dinin etkisiyle de kendimizi spiritüel olaylara kaptırırmamız kolaylaşıyor. 
* Fedakârlık yapmak: Doğamız gereği bencil olamıyoruz. Başkalarını düşünmeyi görevimizmiş gibi düşünüyoruz, üstelik yaptığımız iyiliğin karşılığını alıp alamayacağımızı da bilmiyoruz. Bu davranışın, insanlar arasındaki bağların geliştirilmesine yönelik olabileceği gibi sadece keyif verdiği için yapılabileceği de savunuluyor.
* Sanat: Sanat, bir tavuskuşunun kuyruğu gibi, güzellikleri dışavurmaya yardımcı oluyor. Bazıları yaratıcı olurken kimileri de sanatın etkisiyle dünyaya farklı açılardan bakmayı başarabiliyor. Tüm sanat biçimlerinin, kişinin kendisini gösterme ve beğendirme isteğinden kaynaklanabileceği belirtiliyor. 
* Ergenlik: Yetişkinliğe atılan ilk adım... Uzmanlar hiçbir hayvanın bu dönemden geçmediğine dikkat çekiyor. Ergenlik, geleceğin kadın ve erkeklerinin yetiştiği, beynin yeni ve kabul görmesi gereken şeylerle yüzleştiği sürecin bireylerini ifade ediyor.
* Hayal kurma: İnsanın duygularını ifade etmesinin en kişisel yolu. Rüyalarsa psikanalitik açıdan yaşadıklarımızın, deneyimlerimizin dışavurumu...
* Vücut tüyleri: Özellikle genital bölgede bulunan tüylerin, alınması gerekmesine rağmen, neden var oldukları bir sır gibi...
* Burun karıştırma: Hiçbir insana hiçbir zaman hiçbir getirisi olmamasına rağmen, alışkanlığa dönüşmüş bir eylem!
* Kahkaha atma: İçimizdekileri olduğu gibi kahkahayla dışarı çıkarmaktan başka ne mutlu edebilir ki bizi? İnsanın, ruh halini iyileştiren endorfin hormonu nedeniyle güldüğü düşünülüyor. Komik ve düşündüren esprilerin, banal olanların önüne geçemediğiyse acı bir gerçek. Çok net bir biçimde, vasat espri daha çok güldürüyor! (The Daily Mail)