Bilmemek ayıp değil...

Bilim insanlarından tutun da yazarlara, gazetecilerden ekonomistlere kadar hepsinin neler yapabildiğini biliyoruz. Ancak esas ilginç olan, neler yapamadıkları...

Atilla Dorsay (Sinema Yazarı)
Satranç oynamayı bilmiyorum. Hep mustarip olduğum bir şeydir. İyi tenis oynamayı bilmek isterdim ama hiçbir zaman beceremedim. Matematikten daha çok anlamayı isterdim. İyi piyano çalamam ama caz piyanisti olmayı istemişimdir hep. Hafiften tıngırdatıyorum ama hiçbir zaman kendimi o işe tam olarak verip iyice öğrenemedim. Futboldan anlamam ama anlamayı isterdim. Bugünlerde özellikle sinema eleştirmenleri futbola merak saldılar. Ya gerçekten futboldan anlıyorlar ya da anlıyorlarmış gibi davranıyorlar.
Ali Poyrazoğlu (Oyuncu)
Ali Poyrazoğlu'nu bilmiyorum. Bir gün kendimi bildiğimi, anladığımı düşünüyorum, ertesi gün beni garip bir şekilde şaşırtıyor.
Tan Sağtürk (Dansçı)
İlişkileri sürdürmeyi bilmiyorum. Belirli bir süre sonra onları halâ ayakta tutabilmeyi isterdim. Politikadan anlamıyorum. Hava ile ilgili şeyleri pek bilmiyorum ve uçmayla ilgili daha çok şey öğrenmek isterdim. Uçak kullanmayı da öğrenmek isterdim ama yükseklik korkum var.
Haluk Bilginer (Oyuncu)
Hiçbir şey bilmiyorum. Bilgim ancak okyanusta bir su damlası kadardır.
Mehmet Güleryüz (Ressam)
En çok bilmeyi isteyeceğim şey müzik yapmak olurdu. Viyolonsel çalmak isterdim. Başlamıştım ama yarım kaldı. Matematikten hiç anlamam ancak yaptığım işin içinde matematiğin olduğu ortaya çıktı. Arabaları kullanırım, kullanmayı severim ama onlardan hiç anlamam.
Bedri Baykam (Ressam)
Kendi işimde ve şirketimde mecburen en ileri teknolojileri kullanmama rağmen, teknoloji hakkında pek bir şey bildiğim söylenemez. Web tasarım bir yana internette gezinmek konusunda bile çok profesyonel değilim. Kemik romanını okuyan biri, benim en ileri teknolojileri bildiğimi sanır ama durum böyle değil. Yedi yıl Amerika'da kalmama rağmen Amerikan futbolunu ya da beysbolu hiç bilmem. Hiç ilgilenip öğrenmeye de çalışmadım. 17 yaşımdan beri çok iyi araba kullanırım, çok da severim arabaları ama arabanın kaportasını açtığımda akünün yeri dışında hiçbir şeyini bilmem.
Bill Clinton (ABD eski başkanı)
Biyokimya hakkında daha fazla bilgiye sahip olmak isterdim. Önümüzdeki 20 yıl boyunca bu alanda gerçekleşen büyük devrimlere şahit olacağız. İşte bu yüzden biyokimyayı daha iyi anlamamız gerekiyor. Bu konuda hiçbir şey bilmediğimi söyleyemem çünkü Beyaz Saray'da bulunduğum son üç yıl bu alanda çalışmalarım oldu. 1999 yılında, kongrenin biyoterörizme karşı hazırlıklı olması konusunda ilk adımı atmasına önayak oldum. Tüm bilim dalları hakkında olduğumdan daha bilgili olmak isterdim.
Ayşe Arman (Gazeteci)
Hiçbir şey bilmediğimi söyleyebilirim. Hiç bilmediğim çok şey var yani. Her şeyi bildiğini söyleyenlere de kuşkuyla bakmışımdır. İçimden "Hadi lan!" demişimdir. Hatta bazen dışımdan. O kadar çok şey biliyorlarsa, neden yazı yazarak vakit kaybediyorlar?
Mahfi Egilmez (Ekonomist)
Hiçbir şey bilmiyorum aslında ama ille de somut bir örnek vermem gerekirse, ekonomiden hiç anlamadığımı söyleyebilirim. Ekonomiyi bilmiyorum çünkü evrensel anlamda geçerli bir model değil, her baktığınız yere göre değişiyor. Tatil yapmayı hiç bilmem, nerede nasıl yapacağımı kestiremem. Müzikten çok iyi anlarım ancak, hiçbir müzik aletini çalamam. Bunun için de çok üzgünüm. İnsan en azından gençliğinde bir gitar çalmayı falan öğrenir. Her gün eve gidip bir şeyler çalmak gerçekten güzel olurdu.
Murat Gülsoy (Yazar)
Bir enstrüman çalamıyorum ancak çalabilmeyi isterdim. Hangisi derseniz de, en çok piyano. Ancak sanırım bu bir yaştan sonra pek mümkün olmuyor. Bir de ekstrem sporları denemek isterdim. Dağcılık, mesela. Belki uğraşsam yaparım ama bu çok küçük bir ihtimal.
Mahmut Anlar (İç mimar)
Bungee jumping yapmayı çok isterdim ama yükseklik korkumdan dolayı yapmam mümkün değil.
Hakan Akçura (Ressam)
Bu konunun sanatla ilgili olduğunu sanıyordum. Böyle popülist bir işte yokum.
Terry Eagleton (Edebiyat eleştirmeni)
Hayatım boyunca amacım, çok iyi banco çalabilmek oldu. Çocukken sesinden inanılmaz büyülenirdim. Her zaman İrlanda müziğinin hayranı oldum ve küçükken birkaç tane oyuncak bancom vardı. Hiçbiri iyi değildi. Ben bu müziğe bayılıyorum ama eminim benimle aynı görüşte olmayan çok insan vardır.
Tuğrul Eryılmaz (Gazeteci)
Yaprak sarması yapmayı bilmem. Yapabilmeyi çok isterdim ama hayatta yapamadığım bir şey işte. Üç dört kere denedim, sıkı ev kadını arkadaşlarım yardım ettiler. Ama bir türlü yapamadım.
Deniz Alphan (Gazetecİ)
Matematikten hiç anlamam. 'İki kere iki dört'ten öteye gidemem. Bir tek çarpım tablosunu biliyorum, o kadar. Fizik ve kimya gibi şeylerden de hiç anlamam. Bu dünyada herkes ve her şey yokolsa, bir tek ben gelsem insanlara ne anlatırım diye düşünürüm hep. Hiçbir şey anlatamam, hiçbir şey çözemem herhalde. Bir tek kaldıraç kanununu falan anlatırım herhalde.
Ahmet Ümit
Mutlaka bilmediğim çok şey vardır. Ama galiba hiç anlamadığım konu şu kimya meseleleri. Bazen yazılarda filan geçer çok merak ederim ama asla anlamıyorum, lisede de bir türlü kanım ısınmamıştı. Belki 60'ından sonra popüler bilime merak sarar öğrenmeye çalışırım.
Hakkı Devrim
Valla fizik kimya konularında akıl almaz derecede yeteneksizim ve hiç anlamam. Bir de dekorasyondan hiç anlamam. Eve bir şey alınacaksa halı, sandalye koltuk mesela, hiç fikir beyan edemem, sadece para çantası olarak refakat ederim. Bana kalsa bütün eşyaları yan yana simetrik olarak dizerim ama öyle olmuyor bu işler biliyorsunuz.
Aylin Aslım (Müzisyen)
Hayatımda hiç yufka açmadım. Annem açarken de şaşırarak izlerdim. Davul çalmayı, daktilo kullanmayı, düzenli ve organize olmayı, kızgınken susup oturmayı bilmiyorum. Giydiğim şeyi buruşturmamayı beceremiyorum, tanıştığım kişilerin isimlerini hatırlayamıyorum.
Kanat Atkaya (Gazeteci)
İyi bir müzisyen olmak ve bir enstrüman çalabilmek isterdim ama inanılmaz kabiliyetsiz olduğum için ancak CD player çalabiliyorum. Matematikten hiç anlamam. Ampul değiştirmek dışında el işi gerektiren işleri yapamıyorum. Musluk contası değişecekse bile muslukçu çağırırım. Futbol oynarım ama top sektirmeyi beceremem. En fazla beş kez sektirebiliyorum. Mahallede çocuklar yarışma yapardı; 100 kez, 200 kez... Hiç yapamadım. Arada deniyorum, hala aynı.
Leyla Umar (Gazeteci)
Piyano çalmayı hep çok istemişimdir ama olmadı. Annem evde keman var diye bana keman dersi aldırttı. Hep içimde kaldı. Gittiğim her piyano bulunan evde piyanonun başına otururdum, çalmaya çalışırdım. Oğluma ve torunuma da piyano dersi aldırttım ama ikisi de bıraktı. Herhalde sıkıldılar. Onlara çok kızgınım bu yüzden.
Deniz Türkali (Oyuncu)
Hayatta bilmediklerim o kadar çok ki... Mesela enstrüman çalmayı bilmediğim veya yarım yamalak tıngırdattığım için kendine çok kızıyorum. Sonra bale yapmak isterdim (biraz yaptım ama kesmiyor.) Uçmak isterdim. İki dil biliyorum Türkçe'nin dışında, ama dünyadaki bütün dilleri öğrenmek isterdim. Çok iyi bir yüzücü olmak isterdim, dalmak isterdim. Ben oburum bu konuda. İsteklerimin sonu gelmez. Bunları yapmadan, en azından bir kısmını yapmadan da ölmeyeceğim.
Salman Rushdie (Yazar)
Nasıl araba tamir edileceğini bilmem. Bir enstrüman çalabilmeyi isterdim. Ayrıca şarkı da söyleyemem. Şarkı söyleyebilmek güzel olurdu. Televizyondaki programlar hakkında pek bir bilgim yok ama zararı da yok hani. Giderek daha az televizyon izlediğimi farkediyorum. Kitaplar hakkında çok fazla bilgiye sahibim.
Emre Aköz
Doğma büyüme İstanbulluyum, Küçüksu'da Boğaz'da doğdum. Ama balıktan hiç anlamıyorum. Hangi balık hangi mevsimde çıkar, hangisinin kızartması hangisinin buğulaması iyi olur hiç bilmem. Ama kebaplardan iyi anlarım.
Camille Paglia (Beşeri Bilimler Profesörü)
Çitlerin üzerinden nasıl atlandığını öğrenmek isterdim. Her denediğimde, atım benim kafamın karışık olduğunu hissediyor, duruyor ve beni üzerinden atıyor. Bu konuda, atların anlamsız bir dürtüyle havaya fırlamasına neden olan üzengi takıntıları yüzünden, Kuzey Avrupalılar'ı suçluyorum. Benim savaş arabası yarışlarıyla ünlü Akdenizli atalarım çok daha makuldü.
Derya Alabora (Oyuncu)
(Önce bir kahkaka attı.) Çok absürd bir soru. Ama piyano çalmayı isterdim bir de dansçı olmayı. Bunlar...
Alain de Botton (Yazar)
İş hayatından hiç anlamam. Her zaman iş dünyasını daha iyi tanıdığıma dair fantezilerim olmuştur. Bu dünya bana hep yazarların dünyasından daha heyecan verici ve daha gerçek gelmiştir. Hem kafaya hem de duygulara hitap eden yaratıcı işler hoşuma gider. Harika bir sandviç dükkanı tasarlamak isterdim ama birçok insan benden önce davrandı, bunun da farkındayım. Bir havayolu şirketi ya da bir de bir otel tasarlamak isterdim. Otelin mönüsünü hazırlamak harika olurdu. Dekore etmek de öyle. Şu an Habitat mağazasından satın alabileceğiniz bir masayı tasarlayan Kanadalı yazar Douglas Coupland'ı çok kıskanıyorum.
Susan Sontag (Yazar)
Bilmediğim o kadar çok şey var ki. Her bilmediğim şey için pişmanlık duyuyorum. Spor dalları ya da cazla ilgili hiçbir şey bilmiyorum. Bence bu ikisi de büyük eksik. Tüm bilim dallarını görmezden geliyorum. Sadece biraz tıbbi bilgiye sahibim. Bilimsel konularda cehalet bence büyük bir kusur. Eğer bir kursa yazılsaydım, bu Almanca ya da Rusça kursu olurdu. Bir de piyano dersleri almaya başladım. Gerçek bir zevk düşkünüyüm. Her şeyin başı zevk.
James Carville (Siyasi danışman)
Karım, mekanikle ilgili konularda benden 10 kat daha iyi. Ne zaman bir şey bozulsa, tamir eden o oluyor. Asla sınava giremem, SAT puanım berbattı, belki de aptalım. Yakışıklı değilim, insanları sinir ediyorum, aldığım mailleri görmeniz lazım. Saçmalamakta üstüme yok. En iyi yaptığım şey bu olduğu için sadece bu alanda çalışıyorum.
Gülse Birsel (Gazeteci)
İltifata nasıl karşılık verileceğini; yanıma şemsiye almayı; ne kadar çok iş yaparsanız yapın, işe erken gelip bütün gün bilgisayarda fal bakıldığında bile daha çalışkan görünüldüğünü; sabaha karşı olmasını beklemeden, efendi gibi gidip yatmayı; ekonomi, dekorasyon, film senaryoları ve aşk konusunda sabit formüller bulunmayacağını; pazarlık yapmayı; yabancı şehirlerde haritadan yol bulmayı; insanların doğum günü, bayram seyran, çocuk doğumu gibi günlerde aranmak konusunda son derece hassas olduğunu; bütün işleri son geceye bırakmamayı; düzenli spor yapmayı; kıtlıktan çıkmış gibi kitap alınmaması gerektiğini, zira vakitsizlikten okunamayan kitapların vicdan azabı olarak geri döndüğünü; kahvenin zararlarını öğrenemedim.