Binbir gece masalları diyarında

Herkesin gözü aydın. İstanbul yepyeni bir mekâna kavuştu. Aslında çok da yeni sayılmaz. Hatta eski, çok çok eski, yaklaşık 1700 yıllık... Sözünü ettiğimiz Binbirdirek Sarnıcı.
Haber: YEŞİM KASAP / Arşivi

Herkesin gözü aydın. İstanbul yepyeni bir mekâna kavuştu. Aslında çok da yeni sayılmaz. Hatta eski, çok çok eski, yaklaşık 1700 yıllık... Sözünü ettiğimiz Binbirdirek Sarnıcı. Adliye Sarayı'nın hemen karşısında, yani 'eski' sarnıcın, Yerebatan'ın hemen yakınında. Ama dikkat edin, yol sorduğunuz kişilerin çoğu Yerebatan'ı tarif ediyor, aldanmayın.
M.S. 330 yılında, Bizans İmparatoru Konstantinos tarafından, Lavsus Sarayı'nın su deposu olarak inşa ettirilmiş burası. Uzun bir süre de sarnıç olarak işlevini sürdürmüş. Bir ara, Osmanlı döneminde ipek dokuma atölyesi olarak hizmet vermiş, ardından da -ne akla hizmet bilinmez- kaderine terk edilip çöp deposu olarak kullanılmaya başlanmış.
Gelelim sarnıcın kendisine. İçeri girer girmez sizi serin ama nemli bir hava karşılıyor ve ilk anda direkten başka bir şey görmüyorsunuz. Boşuna Binbirdirek dememişler herhalde buraya. Ama abartıldığı kadar çok sütun yok. Merak edenler için biz tam sayıyı verelim: 14 sütunluk, 16 sıra halinde toplam 224 sütun var. Ancak gözünüz direklere alışınca, manzaranın ne denli ihtişamlı olduğunu fark ediyorsunuz. Kliması yok sarnıcın. Zaten gerek de yok. Eski adamlar hepsini düşünmüş. Yazın doğal soğutmalı, kışın doğal ısıtmalı bir mekân burası. Restorasyon çalışmaları yedi yıl sürmüş. Bu aşamada yaklaşık 7 bin kamyon dolusu çöp ve moloz çıkarılmış.
Sarnıcın Sultanahmet'te olmasına aldanıp sadece turistler için olduğunu sanmayın. Tam aksi, hoş vakit geçirilebilir burada. Çünkü her zevke hitap edecek türde. İsteyenler restoranda yemek yiyebilir, kafede kahve yudumlayabilir, şarapevinde şaraplardan tadabilir, barda içki içebilir ya da nargilecide bir taraftan nargile tokurdatırken bir taraftan da tavla için zar sallayabilir. Tabii antikacıyı, resimlerin sergilenip satıldığı dükkânı da unutmamalı. Yiyecek-içecek fiyatları öyle abartılı değil ama ucuz da sayılmaz.
Binbirdirek'in bizce en hoş tarafını en sona sakladık. 5 bin kişilik kapasitesi ile Türkiye'nin en büyük tarihi kapalı organizasyon alanı burası. Sarnıç çeşitli festivallere, etkinliklere, konserlere
vs. ev sahipliği yapacak; yani İstanbul'un kültür-sanat haritasında yeni bir çekim merkezi olmaya hazırlanıyor.
Anlayacağınız önümüzdeki sonbahar ve kış yolumuz sık sık Binbirdek Sarnıcı'na düşecek.