'Binbir Gece'nin Ali Kemal'i, Arjantin'de nasıl şöhret oldu?

'Binbir Gece'nin Ali Kemal'i, Arjantin'de nasıl şöhret oldu?
'Binbir Gece'nin Ali Kemal'i, Arjantin'de nasıl şöhret oldu?
'Binbir Gece'de Şehrazad'ın kayınbiraderi Ali Kemal, yani Ergün Demir şu anda Arjantin'de ülkenin en popüler TV figürlerinden biri. Bir dans yarışmasında yarışıyor, provalardan kalan zamanlarında röportajlar veriyor, başka programlara konuk oluyor. Arjantinliler ona 'O bizim süt reçelimiz' diyor... İşte hikâyenin devamı...

RADİKAL -  Türk dizileri fırtınası Arjantin'i silip süpürmüş durumda... Başta da başrollerinde Halit Ergenç ile Bergüzar Korel'in oynadığı 'Binbir Gece'. Öyle ki, beş senedir Buenos Aires'te yaşayan Mazum Görgü, sırf Halit Ergenç'e benzetildiği için TV'lerde program program geziyor. Dizide Bergüzar Korel'in canlandırdığı Şehrazat'ın kayınbiraderi Ali Kemal rolündeki Ergün Demir ise son aylarda Arjantin'in en şöhretli isimlerinden biri... Banu Acun Hürriyet için, Arjantin'deki Türk dizi hayranlığını yerinden bildirdi; Ergün Demir ve Mazum Görgü ile konuştu... Paylaşıyoruz... 

İşler tuhaflaştığında ya da olmayacak bir şey olduğunda Türkler “Bu işler Patagonya’da bile böyle olmaz!” deyimini kullanır. Arjantinliler ise bir işin içinden çıkamadıklarında  “Perdido como un Turco en la neblina”  (Türk gibi siste kayboldum!) der. Sıradan bir Türk, için Patagonya, Ütopya gibi hayali bir yerin adıdır. Sıradan bir  Arjantinli  ise Türklerin Araplar gibi çölün ortasında yaşadığını ve hatta develere bindiğini düşünür. Ne Türkler Patagonya’nın Arjantin’in bir bölgesi olduğunu bilir; ne de Arjantinliler Türklerin Araplardan farklı bir millet olduğunu… Ama artık en azından Arjantinliler böyle düşünmüyor! Telenovelas Turcas (Türk dizileri) sağolsun…
Buenos Aires’e döndüğümüzde Arjantinli bir arkadaşım ziyaretimize geldi. “Banu Türkçe dersi mi veriyorsun?” diye sordu. “Yooo..” dedim. “Binanın girişindeki restoranın camında bir ilan var” dedi. Ertesi sabah ilk işim restoranın camına bakmak oldu. Gerçekten de bir Türkçe kursunun afişiydi. Üzerinde “Aprenda Turco” (Türkçe Öğrenin) yazıyordu. “Yerini bile bilmiyorlar, kim öğrenmek ister ki” diye  içimden geçirdim. Ve her zaman gittiğimiz kafeye geçtim. Şiparişimi verdikten sonra kafayı kaldırdığımda şaşkınlığım bir kez daha arttı. Duvarlarda Sultanahmet, Boğaz ve Kapadokya fotoğrafları vardı. Meğer ertesi gün, Türkiye fotoğrafları sergisinin açılışı varmış! Kahvemi içtikten sonra eve döndüm. Asansör beklerken yaşlıca bir komşu ile tanıştım. Türk olduğumu öğrenince bana “Las Mil y Una Noche” dedi. İlk başta ne olduğunu anlayamadım. “Telenovela Turca” deyince jeton düştü, '1001 Gece'den bahsediyordu… Onur, Şehrazat ve İstanbul ile ilgili övgüler yağdırmaya başladı.. Oysa ben diziyi de, karakterleri de tamamen unutmuştum. “Hııı hı”  diyerek şaşkın şaşkın eve döndüm. Arjantin’de '1001 Gece'nin finali tüm yıl boyunca en çok izlenen ikinci program olmuş. Birincinin Boca Juniors- River derbisi olduğunu belirteyim.
Akşam arkadaşımla ile birlikte parilla yemek için dışarı çıktık. Yolda bir Türkle karşılaştık. Çıktığı televizyon programlarını anlatmaya başladı. Ayrıldığımızda arkadaşıma “Kim? Oyuncu mu?” diye sordum. “Yok” dedi. “Onur Argentino” “Sakalları yüzünden Halit Ergenç’e benzetildiği için gündüz kuşağı programlarının vazgeçilmezi”.

HALİT ERGENÇ KEBABI 
Bir kaç gün sonra haftada bir kurulan doğal ürünler satılan bir pazara gittik. Pazarda gördüğüm ilk dükkânda kimin resmi vardı dersiniz? Tabii ki Halit Ergenç ve Bergüzar Korel... Resmin üzerinde şöyle yazıyor. “Lo que comen.. Don Onur y Sherezade” “Don Onur ve Şehrazat’ın yediklerinden yiyin!” Arjantinlilere "Humus ve babagannuş satmak için yaratıcı bir yöntem" diye düşünmeden edemedim. Biraz ilerleyince Shawarma (döner) arabası gördük. Menü isimleri ilginçti Combo Onur = shawarma + içecek, Combo Ali Kemal= fatay+ İçecek

ARJANTİN'İN ACUN'U TÜRKÇE ÖĞRENİYOR
Akşam “Acaba bir Türk dizisine rastlar mıyım?” diye düşünerek televizyonu açtım. Arjantin’in en çok izlenen kanalı Trece’de Latin Amerika’nın Acun’u sayılan Marcelo Tinelli yine bağıra bağıra konuşuyordu… Ne yapıyordu dersiniz? '1001 Gece’nin Ali Kemal’i Ergün Demir ve tercümanı Jasmin Natur’dan Türkçe öğrenmeye çalışıyor! Stüdyodakiler çılgınlar gibi alkışlarken, dansta pek de iddialı olmayan Ergün’e seyirciler telefonla oy yağdırıyor..  El Turco’nun bölümü bitince zaplamaya başladım. “Que culpa tiene Fatmagül”ün tanıtımından sonra ekranda 'Kayıp’ın jeneriği dönmeye başladı!
Kendimi gerçekten de “Siste kaybolmuş bir Türk gibi hissediyorum.” Patagonya’da bile Türk dizisi izleniyorsa anneme fazla kızmamaya karar veriyorum! En iyisi tüm bu olup bitenin tadını çıkarmak. Buralarda Don Burhan’ın (Metin Çekmez) İstanbul’da komşusu olmak, Bennu’ya benzeyen bir isim sahibi olmak, Ali Kemal (Ergun Demir) ile röportaj yapmak çok havalı.. Hemen oğlumun okulundaki çocukların annelerine birlikte çekildiğimiz fotoğrafı göstermeliyim…

'SEN BİZİM SÜT REÇELİMİZSİN!'
'Binbir Gece’ dizisinin Ali Kemal’i Ergün Demir, Arjantin’e ilk geldiğinde “Bu rüya bin bir gece sürsün isterim” demişti ve galiba bu dileği gerçek oldu. Ergün Demir, Arjantin’de Türkiye’de gördüğünün çok ötesinde bir popülerliğe ve şöhrete sahip. Ülkenin en çok izlenen programında dans ediyor. Yarışıyor. Provalardan arta kalan zamanında ya bir röportaj veriyor ya da bir televizyon programına konuk oluyor. Ergün’e ilgi o kadar değer veriyorlar ki geçtiğimiz günlerde Arjantinli televizyoncular Giresun’daki köyüne kadar gidip süpriz yapmak için annesini alıp  Buenos Aires’e getirdiler. Hayranı çok. Dışarıya adımını attığında kadınlar hemen çevresini sarıyor ve birlikte fotoğraf çekilmeye çalışıyor. Okuyacağınız bu röportajı yapmak için gecenin 11’inde buluştuk. Yanımıza gelen bir kadın Ergün Demir’e şöyle bir iltifatta bulunuyordu. “Sen bizim Dulce de Lechemizsin!” (Süt Reçeli- Karamel -Arjantin’in milli tatlısı).

Arjantin’de yayınlanan Showmatch- Bailando’ya katılma teklifi nasıl geldi?
'1001 Gece' 35 ülkede yayınlanıyor. 2009 yılında Bulgaristan Devlet Başkanı beni çağırdı. Afrika’da Benin Cumhuriyeti var oranın devlet başkanı beni çağırdı. Açık konuşmak gerekirse insan bir süre sonra sıkılıyor. El Diaria de Maria diye bir program Arjantin’de. Benimle Teoman Kumbaracıbaşı, Tardu Fordun, Metin Çekmez ile röportaj yaptılar. Sonra benimle bir röportaj daha yapmak istediler. Sonra canlı yayında biri aradı dedi ki "Bailando diye bir program var, katılır mısınız?" Ben de "Katılırım" dedim. Danstan da hiç anlamam aslında. Öylesine dedim. Sanki bir kahve içelim der gibi. Ertesi gün gerçekten de teklif ettiler. İki aylığına anlaştık altı aydır buradayız…

Nasıl karşıladılar sizi Arjantin’de?
Direkt köyden Arjantin’e geldim. 30 saat sürdü yol. Geldim havaalanında, karşımda 20 kamera… Neredeyse odama gireceklerdi. Dedim “Ergün, sen bu ülkede fenomensin!” Beş gece altı gün sonra kendimi sahnede buldum. Yüzde 31 Rating…

İlk programda Maradona’ya hayranlığından bahsedip onunla tanışmak istediğinizi söylediniz. Maradona da sizi evine çağırdı…

Acayip lüks bir malikane.. Çok sıcak karşıladı. “Türkiye’de takım çalıştırır mısın?” diye sordum. “Yok” dedi. Hoş bir muhabbetti. İlginç anektodlar anlattı. Kaddafi, Libya’ya çağırıyor. “ 1 gün 2 gün geçti artık sıkıldık. Bir gün çadıra kadınlar geldi. Çaylar, yemekler kuskuslar falan. Yine yemek yiyeceğiz zannettik. Sonra getiren kadınlar soyunmaya başladı. Kaddafi’nin hediyesi bize bu oldu” diye anlatıyor…

İnançlısın. Burada ibadetini yerine getirebiliyor musun?
Burada çok yoğunum. Beş vakit kılamıyorum ama yatsı namazını kılmadan yatamıyorum..

Harika şarapları var Arjantin’in. Sosyal ortamda içki içmemek zorluk oluyor mu?
Burada olmuyor ama Türkiye’de oluyor. Türkiye’de sen şarap içmiyorsan sanatçı değilsin kardeşim! Türkiye’de o kadar bölünmüş durumda ki sanatçılar bile namaz kıldığını söylediğinde farklı bakıyorlar.

Ergün Demir’in burada hatırı sayılır bir hayran kitlesi var. Televizyon şovunun yanı sıra gün boyu bu şovdan beslenen programlarda sizi veya sizinle ilgili konuşuyorlar. Dergiler cabası. Neden sevdiler sizi?
Burada yaşadığım her günü takip etme şansları oldu. Iceberg’in görünmeyen tarafında ne gördüklerini düşünüyorum. İşte annem… Tepeköylüyüm… Mütevazı insanlarız. Ben burada anti-starım.

İyi para kazanıyor musunuz?
Türkiye’den bir sinema filmi teklifi geldi. Açık konuşayım burada bana 10 lira verseler ben 3 liraya ülkemde çalışmaya razıyım! Ama bana o 3 lirayı bile vermiyor. Cihangir’de yaşıyordum. Annem geldi jest olsun diye kuşbaşı et alayım dedim. Kilosu 85 TL. 2 kilo et alıyorsun bir temsil parasıyla… Burada etin kilosu 10 lira!


BİR UCUZ BİLET ALDI, HAYATI DEĞİŞTİ 

MAZUM GÖRGÜ/NAM-ı DİĞER ONUR ARGENTINO
28 yaşında. İstanbul Üniversitesi’nde iki yıl muhasebe okuduktan sonra SPK’ya bağlı bir kurumda çalışmaya başladı. Beş yıl önce bir gün Buenos Aires’e ucuz bir bilet buldu, valizini toplayıp Arjantin’e geldi. Bir daha İstanbul’a dönmedi. Şehrin şık barlarının birinde barmen olarak çalışıyor. Ama onu asıl meşhur yapan Halit Ergenç gibi sakallının olması. Onur Argentino olarak tanınıyor. 'Binbir Gece' yayınlandığı süre boyunca televizyon programlarının gediklisiydi. Şimdi 'Muhteşem Yüzyıl’ın heyecanla Arjantin gösterimini bekliyor.

Niye geldin Arjantin’e?
Çok enteresan aslında, bir gün böyle bilet aldım.. Google’da surf yaparken ucuz diye aldım yani… Her zaman Güney Amerika’ya ilgim vardı. Küçüklüğümden beri Latin futbolcuları görünce ben bu dili konuşmak istiyorum derdim. Bilet alırken dedim ki ben gezerim oraları!

Gezerken Arjantinlilerle tanıştın. İlk geldiğinde sorular nasıldı?
Her şeyi soruyorlardı. Ama bir tanesi araba var mı diye sordu bana! (Gülüyor) Ben de "Dünyada araba olmayan yer mi var yahu?" dedim.

Sorular ne zaman değişmeye başladı?
Değişmedi. Diziyle artmaya başladı. Hâlâ soruyorlar, "Türkiye’de kadınların hepsi kendilerini Araplar gibi mi kapatıyor?" diye... Diziden sonra benim anlatımlar değişti. Ben de diyorum ki "Siz dizide bir tane böyle insan gördünüz mü?" Hayır. Çünkü cumhuriyet ile birlikte isteyen kapatır isteyen kapatmaz!

Nasıl Onur Argentino oldun?
'1001 Gece', ocak ayında artık büyük sükse yapmıştı. Şubat’ta ise beni televizyonlara davet etmeye başladılar.

Nereden buldular?
Saçlar dökülünce sakal bırakmaya başlamıştım. O ara vatandaşlık işlemleri için sürekli büyükelçiliğe gidip geliyordum. Gide gele beni tanımaya ve 'Süleyman' diye çağırmaya başladılar. Güvenlik “Ooo Süleyman geldi” diyordu, Diziden sonra elçiliği aramışlar. "Buralarda TV’ye çıkarabileceğimiz bir Türk var mı?" diye. Elçiliktekiler söylemiş. Bir kere çıktım arkası çorap söküğü gibi geldi.

Ne konuşuluyor bu programlarda?
Katıldığım programlarda mesela dizinin bir bölümü gösteriliyor. Oranın neresi ve nasıl olduğunu soruyorlardı. Ben de İstanbul’u çok iyi biliyorum. Anlatıyorum insanlara… Çünkü beni büyük bir şevk ve heyecanla dinliyorlar! O yüzden çok kez, hiç para almadan televizyona çıktım.

En ilginç soru?
Ayakkabı meselesi... “Türkler niye eve girerken ayakkabılarını çıkarıyor” diye sordular. Ben de annemin bana söylediği şeyi söyledim. “Dışarıdaki kötülüğü, pisliği, dışarıda bırakmak anlamına geliyor” dedim. Bayıldılar. Hatta sunucu “Ben de bundan sonra öyle yapacağım” dedi.

Meşhur musun?
Öyle ki artık sokakta insanlar beni tanıyor! Gece işten dönüyorum Plaza Once’de. Temkinli olunması gereken bir yer. Kadın satıcılardan biri bana “Hey Onur!” diye seslendi. Dedi ki “Sen Onur’a çok benziyorsun. Biz seni televizyondan çok sevdik.” Biraz korktum tabii, ayrı…

Bu ilginin sebebi ne?
Aslında bana ilgi ülkemden dolayı. Halit Ergenç onlar için bir resim, bir fotoğraf. Artık diziden ve benden sonra bütün Türklerin ona benzediğini düşünüyorlar. 

ERMENİ DİASPORASI TEPKİ GÖSTERDİ
'Binbir Gece' dizisi Arjantin’de ilk yayınlandığı 5 Ocak tarihinden itibaren bir fenomene dönüştü. Dizi iki hafta içinde yüzde 20 reyting rakamlarına ulaşarak Arjantin televizyon tarihinde kırılması güç bir rekora imza attı. Aslında 'Binbir Gece', (Güney Amerika’da) herkesin rehavette olduğu yaz döneminde B planı olarak yayına konmuş. Lakin gece 23.00’te başlayan dizi bir anda bütün planları değiştirdi. Şehrazad ve Onur’un imkansız aşkı o kadar çok sevildi ki, diğer önemli yerli yapımlar ekranlara veda ederek yerini 'Binbir Gece’ye kaptırdı. Bu değişiklik ülkede "Yabancı diziler yerli sektöre darbe vuruyor" tartışmalarını da beraberinde getirdi. 'Binbir Gece'nin yaptığı büyük süksenin yol açtığı tek tartışma bu değildi elbette. 1915 olaylarının 100. yıl anmasına hazırlanan Ermeni diasporası da dizinin popülaritasinden oldukça rahatsız oldu. İlk önce La Nacion gazetesinde bir okur yorumuyla başlayan protesto daha sonra yayılarak dizinin kaldırılmasına yönelik bir kampanyaya dönüştü. Ermeni Basın Merkezi, “Türk dizisinin sansürlenmesini istemiyoruz, ancak dizinin medyatik kullanımını protesto ediyoruz” açıklaması yaparak Binbir Gece’nin “Ermeni soykırımının 100. yıl anmalarının etkisini yok etmeye çalıştığı” iddia eden bir bildiri yayınladı. Konu günlerce ülke gündemini meşgul ettikten sonra Arjantin’de olan her olay gibi yavaş yavaş unutulmaya terk edildi.

ÇOCUKLARA YENİ İSİM
Bir taraftan bu tartışmalar yaşanırken dizinin yayınlanmasından bir ay sonra Arjantin’in ilk Şerazade’si (Şehrazat’ın ispanyolcası) de Cordoba şehrinde bir doğumevinde hayata merhaba dedi. Şerazade’den bir hafta sonra da Santa Fe’de ülkenin ilk Onur’u dünyaya geldi.  Binbir Gece’nin yakaladığı popülarite, diğer kanallarda da Türk dizilerinin yayınlanmasının önünü açtı. İlk önce ‘Fatmagül’ün Suçu Ne’yi yayınlayan Telefe’nin ardından  ‘Ezel’ ve ‘Sıla’, ‘Aşk’ teker teker Arjantin seyircisinin beğenisine sunuldu. Ancak şu ana kadar hiçbir Türk dizisi, 'Binbir Gece' kadar başarılı olmadı.